BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Taha-yı Hakkari “kuddise sirruh” -4-

Taha-yı Hakkari “kuddise sirruh” -4-

Dünyaya feyiz saçan çok büyük bir veliydi, Sohbeti, dinleyene pek çok faideliydi. O bir gün buyurdu ki: (Bu din, ilim dinidir, İlim de, ehil olan alimden öğrenilir.



Dünyaya feyiz saçan çok büyük bir veliydi, Sohbeti, dinleyene pek çok faideliydi. O bir gün buyurdu ki: (Bu din, ilim dinidir, İlim de, ehil olan alimden öğrenilir. “Alim” ona denir ki, amildir ilmi ile, Değilse, alim denmez, çok şeyler bilse bile. İlmiyle amil olan bir alim yoksa eğer, Onların “Kitabı”nı okumak icab eder. O halis kitaplardan, hergün “Sekiz sahife”, Okunsa, ifa olur bu çok mühim vazife. Lakin yalnız ilimle, kurtulamaz bir kişi, Amel eylemeyince, mahşerde zordur işi. İlim, amelden sonra, lazımdır bir de “İhlas”, Bunsuz da azablardan kurtuluş mümkün olmaz. “Şeytan” da alim olup, herşeyi biliyordu, İhlaslı olmayınca, huzurdan tard olundu. “İhlas” şu demektir ki, her amelin, her işin, Yapılması demektir sadece “Allah” için. “Kullar beğensin” diye yapılırsa bir amel, Kabul olunmasına mutlaka olur engel.) Bir gün de buyurdu ki: (Tasavvufa girmekten, Maksat, hubb-u dünyayı tam çıkarmaktır kalpten. Ve hiç kıymet vermemek içindir bu dünyaya, Tam kul olmak içindir, Allahü tealaya. Yani Allahtan gayri, her şeyi unutmaktır, Bütün varlığı ile O’na kulluk yapmaktır. Bu yolun nihayeti, “Kulluk makamı”dır ki, Burada nasib olur, tam iman-ı hakiki. Nefisten hasıl olan gevşeklik onda kalmaz, Çünki nefs kazanmıştır artık “İman” ve “İhlas”. Hasılı tasavvufa girmekten asıl maksat, Kul olmaktan kurtulmak değildir, aman dikkat. Veyahut kendisini başka Müslümanlardan, Üstün görmek için de değildir hiçbir zaman. Herkesin görmediği “Ruh” veya “Cin” ve “Melek, Görmek için değildir bu yolda ilerlemek. Her zaman gördüğümüz bu güzel manzaralar, Ay, güneş ve yıldızlar, bu renkler ve ziyalar, Ne gibi noksanlığı var ki bütün bunların, Bunlar bırakılıp da, başka şeyler aransın. Bunlar da, o şeyler de, hepsi bir şaheserdir, Hepsi Hak tealanın yarattığı şeylerdir. Allahü tealanın cemaline kavuşmak, O’nu görmek, Cennette ancak nasib olacak. “Tasavvuf”, dinimizin cüz’ü ve parçasıdır, Yani islamiyyetin tamamlayıcısıdır. Zira din, üç kısımdan meydana gelir esas, Bunlar da şu şeylerdir: “İlim”, “Amel” ve “İhlas”.)
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT