BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > ANKARA NOTLARI / İnsan İsterse...

ANKARA NOTLARI / İnsan İsterse...

Dünya üzerinde halkı zengin, devleti fakir tek ülkeyiz. Neden derseniz, bu halk devletine güvendiği anda dolar hutbe vs. kampanyalarına hiç gerek kalmadan 100 milyar doları anında çıkartır. Bu, Türk halkı için zor bir iş değildir. Hatta bu parayı çıkarmak, ekonomiye enjekte etme neticesi halkımız güncel hayatından da fedakârlık etmek zorunda kalmaz...
Kemal Ogansoy



Yazımın başlığından anlaşıldığı üzere insan isterse neler yapabilir? Bunun cevabını vermek o kadar kolay değil. Gelin hepimiz geçmişimize dönüp şöyle bir bakalım. Hayat arşivimizi gözden geçirelim. Kendi hayatımızda bile öylesine olaylara şahit olmuşuzdur ki, kendi becerimiz ile öylesine işler yaptığımıza şahit olmuşuzdur ki, buna kendimizi bile inandırmamız oldukça zor olmuştur. Ya okuduklarımız... Ya TV’de seyrettiklerimiz... Hindistan’da Hint fakirlerinin çalışarak kendi vücutları üzerinde yaptıkları olaylar... İnsan yeteneği ve çalışarak elde edebileceği, başaracağı şeyler öylesine inanılmaz ve sınırsızdır ki, bunu anlatmak zordur. İnsanların, görmediklerine inanmaları zordur. Akıllı insanlar, görmedikleri ama var olana inanırlar. Elektrik vardır. Ben görmeden inanmam demek ne derece akıl işidir. Elektriğin varlığına inanmak için ille de çarpılmayı beklemek doğru bir yol olmasa gerek. Yeter ki başarmayı arzulayalım Konsantrasyon da çok önemlidir insan hayatında. Karate, judo gibi Uzakdoğu sporları, insanda var olan konsantre olma yeteneğini arttırmak üzere oluşmuş spor dallarıdır. Bu sporlar bizlere göstermiştir ki insan normal gücünü % 18-24 arası kullanabilme yeteneğine sahiptir. Konsantrasyon tekniklerini uygulayıp yaptığı işe kendini adaması halinde bu yetenek çok çok daha büyük boyutlara sıçramakta % 45’lere çıkmaktadır. Bunun üstü çok zordur. Özel insan olmak gerekir. Başarıda fedakârlığın, birlikteliğin önemi Başarmak; birlikte olmak, aynı hedefe kendini düşünmeden birlikteliği sağlayarak, takım oyununa inanarak ve hedefe konsantre olarak gerçekleşir. Takım liderine peki demek. Lidere inanmak. Onun etrafında kilitlenmek. İstişare. Son olarak da disiplin. İkinci yazdığım yazı başlığı “Disiplin Hayatın Yarısıdır” cümlesi ile başlıyordu. İnsan önce kendini, iç dinamiklerini disipline etmeli, sonra dışa yönelmelidir. Bunları geliniz bir kere deneyiniz, başarılı olmamanız için hiçbir neden olmayacak, her işinizde başarı sağlayacak, bu da kendinize olan güveninizi geri getirecektir. Toplumsal uzlaşma ve güven Dünya üzerinde halkı zengin, devleti fakir tek ülkeyiz. Neden derseniz, bu halk devletine güvendiği anda dolar hutbe vs. kampanyalarına hiç gerek kalmadan 100 milyar doları anında çıkartır. Bu, Türk halkı için zor bir iş değildir. Hatta bu parayı çıkarmak, ekonomiye enjekte etme neticesi halkımız güncel hayatından da fedakârlık etmek zorunda kalmaz. Ama bir inansa güven, afişle, reklam ile ve zorla verilemez. Halkta olmayan şey güven ve bu da ne yazıktır ki sağlanamıyor. Yukarıda saydığımız her şey bizlerde var, yeter ki samimi birileri çıksın ve bizlere güven versin. Neticede; insan isterse neler yapabileceğini, sıfırdan, en dipten bir anda nerelere bu milletin gelebileceğini tüm dünyaya gösterir. Birilerine inanmaya, birilerine güvenmeye ihtiyacımız var. Bunu bekliyoruz. Paramız niçin bu durumlara düştü? Dünya üzerinde TL kadar değersiz bir başka para birimi kalmamış durumda. 1 doların değeri milyon ile ölçülüyor. Bu şekilde doların milyon ile ölçüldüğü bir başka ülke daha dünya üzerinde yok. Üzerindeki sıfırların azaltılması paramıza itibar kazandırılabilmesi açısından son derece gerekli. Bunun için de enflasyonu düşürmek gerekiyor. Enflasyonu düşürmeden TL’den sıfır atmak mümkün değil. Fiyatların sık sık değiştiği bir ülkede sık sık zam yapmak yerine dolar etiketi koymaları tüccarı rahatlatıyor. Ne yazıktır ki devlet bile bu kolaycılığa kaçarak, yurt dışına çıkışlarda alınan fonu 50 dolar olarak tespit ediyor. Halk ne yapsın? Nasıl ve kime inansın? İnsanlarımız ellerindeki TL’nin satın alma gücü düştükçe dövize yönelmeyi tercih ediyorlar. Bu eğilimi, ancak güven sağlayacak kapı gibi bir hükümet ve enflasyonun düşmesi sağlayabilir. Kendimize güvenelim, birbirimize kenetlenelim, işin sırrı bu. Başkasından bize fayda yok. Hazine içimizde, yani bizde. Kendimize dönelim. Ne harikalar dökülecek. Sizler de inanamayacaksınız. Sağlıcakla kalınız...
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT