BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Savunma sanayiimize damgasını vuran kuruluşlarımız

Savunma sanayiimize damgasını vuran kuruluşlarımız

Savunmada başarıyı öncü kuruluşlar getirdi Savunma sanayiinde faaliyet gösteren Türk Havacılık ve Uzay Sanayii (TAI), MKEK, Askeri Elektronik Sanayi (ASELSAN), Havelsan ve TEİ arasındaki birliktelik, stratejik bir konuma sahip olan Türkiye’nin askeri alanda kısa zamanda hedeflediği başarıyı yakalamasını sağladı.



Askerî kalkınma 20 yılda sağlandı Dünyada sözü geçen ülkelerin en büyük özelliği, ekonomik kalkınmayı tamamlamış olmalarının yanında çok güçlü bir savunma sanayiine sahip olmalarıdır. Türkiye bu alanda geç kalmış olmasına rağmen, 1980’li yıllarda başlatılan “Savunma Sanayii Projesi” ile kısa zamanda hedeflediği başarıyı yakaladı. Bu çerçevede, Türkiye yerli sektör yanında yabancı sektöre de açık, ihracat potansiyeline ve uluslararası rekabet imkanlarına sahip, yeni teknoloji üretebilen, dinamik yapıya sahip oldu. Türkiye, diğer ülkeler arasında dengeli bir savunma sanayii iş birliğini mümkün kılan ve değişen politik durumlardan asgari düzeyde etkilenen, sivil amaçlarla da üretim yapabilen bir savunma sanayii alt yapısının oluşturulması gayreti içine girdi. Savunma sanayiinde faaliyet gösteren kuruluşlar arasıdaki birliktelik Türk Savunma Sanayiinin bugünkü noktaya gelmesinde önemli rol oynadı. Kuruluşlar arasında tam bir uyum sağlandı. Buna bir devlet politikası olarak da destek veren işbaşındaki tüm hükümetlerin de önemli bir katkısı oldu. ‘Dayatmalara karşıyız’ Türk Savunma Sanayii’ne güç katacak önemli yatırım projelerinde lisans şartı öne sürdüklerini ve bu konuda hiçbir dayatmanın ve kısıtlamanın kabul edilemeyeceğini ifade eden Milli Savunma Bakanı Sabahattin Çakmakoğlu, bu konuda geçmişte olduğu gibi, “Bu silahı Güneydoğu’ya götürmeyin, Kıbrıs’ta kullanmayın” gibi dayatmaların da kesinlikle kabul edilemez olduğunu söyledi. Yerli sanayi katkısının attırılması ve teknoloji transferlerinin bünyelerine katılması amacıyla savunma sanayii yatırımlarında ana yüklenici firmaların Türk olma şartı ile hareket edeceklerini belirten Çakmakoğlu, özellikle savaş helikopterleri ile yeni nesil tanklarında TAI, başta olmak üzere diğer savunma sanayii firmalarının görevi üstleneceğini söyledi. Görev önceliği Türk firmalarına verilecek Türk Savunma Sanayiinin bugünkü durumunu en yetkili konumdaki Milli Savunma Bakanı Sabahattin Çakmakoğlu’ndan öğrendik. Savunma sanayii projeleri ve bu alandaki hedeflerini gazetemize değerlendiren Çakmakoğlu, savunma sanayiimizin güçlendirilmesi gerektiğine dikkat çekerek Türk Silahlı Kuvvetleri’mizin daha modern teçhizatlarla donatılması gerektiğine işaret etti. Bakan Çakmakoğlu, Türkiye’nin savunma sanayii konusunda izlenecek stratejiyi gazetemize değerlendirdi. Çakmakoğlu, “Yatı rımlarımızda Türk firmalarını ana yüklenici konumuna getirmek istiyoruz. Bu konuda geçmişteki deneyimleri de dikkate alarak hiçbir dayatmayı ve sınırlamayı kabul etmiyoruz” dedi. Türkiye’nin bölgesindeki konumu ve komşularını da dikkate alarak Silahlı Kuvvetleri’ni modern teknolojinin gereği silahlarla donatması gerektiğini ifade eden Çakmakoğlu, 13 komşuya sahip olan ve stratejik bir konumda bulunan Türkiye’nin savunma sanayiinde küçülerek etkinliğini arttırmak amacında olduğunu kaydetti. Daha da güçlü olacak Geçtiğimiz yıllarda önemli savunma projelerini kademeli olarak uygulamaya aldıklarını ifade eden Çakmakoğlu, 2001 yılı içinde özellikle 145 taktik-taarruz savaş helikopteri ile 1000 adetlik yeni nesil tank projeleri ile awacs uçakları alımında da bu yıl içinde önemli gelişmeler olabileceğini bildirdi. 1.5 milyar dolar tutarındaki 250 adet tank projesinde lisans seçimi konusundaki değerlendirmelerin devam ettiğini belirten Çakmakoğlu, 145 adet savaş helikopteri konusunda da bu yılın ikinci yarısından önce ilgili firmalarla lisans sözleşmesi imzalama aşamasına gelinebileceğini söyledi. Bu yılın ikinci yarısında ise Türkiye’nin alımına büyük önem verdiği erken uyarı ve haberalma uçakları (awacs) lisans seçimi içinde de Boeing firması ile müzakerelerin sürdüğünü hatırlatan Çakmakoğlu, bu uçakların tedariki ile Türkiye hava sahasının daha etkin bir şekilde güvence altına alınacağını bildirdi. * Türkiye, yer aldığı bölge ve komşuları ile ilişkileri bakımından savunma sanayii güçlü olması gereken ülkelerin başında geliyor. Özellikle 1980’li yıllarda uygulanmaya başlanan dev projelerle dünyanın ilgi odağı haline gelen hamleler, bugün Türkiye’yi bu alanda hatırı sayılır bir konuma getirdi. Savunma sanayiinin gözdesi olan TAI, elektronik sanayiinde bir dev halini alan Aselsan, MKEK,TEİ ve diğer kuruluşların göz kamaştıran büyümesi, Türk milletinin fedakârlıkları ile olmuştur. Teknoloji ile ayrılmaz bir bütün halini alan savunma sanayiinde, uygulama ve plan aşamasındaki pek çok proje, ülkemizin yakın gelecekte bu alanda da kendi kendine yeter hale gelebileceğini gösteriyor. Biz bu yazı dizisiyle; Türkiye’nin savunma sanayiinde katettiği yolu kamuoyuna duyurmakla birlikte, ülkemizin geleceğinin teminat altında olduğunu göstermek istedik. Savunma Sanayiinin gelişmesi, Türkiye açısından büyük önem taşımaktadır. 1980 yılı başından itibaren savunma sanayii yatırımlarına hız veren Türkiye, bugün dünyanın sayılı ülke firmaları ile rekabet eder düzeye ulaşmıştır. Türk Savunma Sanayii’nin bu başarısında kamu ve özel savunma sanayii kuruluşlarının payı küçümsenmeyecek ölçüdedir. Gelişen teknolojiye ayak uyduran bu kuruluşlarımız Türk Silahlı Kuvvetlerimizin ihtiyaç duyduğu yatırımları zamanında gerçekleştirmenin yanısıra ülke ekonomisine de önemli katma değer sağlama başarısını göstermişlerdir. 1970’li yıllarda uçakları için yakıt bulamayan Türkiye bugün kıtalararası uçuş kapasitesine sahip modern uçak filosu ile dünya ülkelerini kıskandıracak bir personel ve işgücü birikimine sahiptir. Savunma sanayiimizi bugüne taşıyan kuruluşların başında; Türk Havacılık ve Uzay Sanayii (TAI) başta olmak üzere MKEK ilgili ve bağlı kuruluşlar, Askeri Elektronik Sanayii (ASELSAN), Havelsan, TEİ başta olmak üzere savunma yatırımlarında faaliyetini sürdüren bir dizi kuruluş gelmektedir. Dizimiz içinde bu bize haklı gururu yaşatan kuruluşlarımızı ayrıntılı bir şekilde ele alarak kamuoyuna tanıtmaktayız. Türk Savunma Sanayii stratejisinin temelini oluşturan, Silahlı Kuvvetler’in ihtiyaçlarını güvenli ve istikrarlı biçimde karşılayan bu kuruluşlarımızla Türk Savunma Sanayii hakettiği yere gelmiştir. Zaman ve sınır tanımayan havacılık sanayiindeki başdöndürücü gelişme ve teknolojiler Türk Silahlı Kuvvetlerimizi daha da güçlendirecektir. Yazı dizimizi zevkle okuyacağınızı ümid ediyorum. S.Ç. Yarın: Göğsümüzü kabartan firmalar Yazan: SİNAN ÇETİN
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT