BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > KOCA YUSUF

KOCA YUSUF

Cüce, anlatmaya devam ediyor, Yusuf da can kulağıyla dinliyordu: “İhtiyar, derin derin gülümsemiş. Ay ışıında yüzü pırıl pırıl, gözleri ışıl ışılmış. Amed’e sormuş: -Uulum! Sır tutabili misin?



Cüce, anlatmaya devam ediyor, Yusuf da can kulağıyla dinliyordu: “İhtiyar, derin derin gülümsemiş. Ay ışıında yüzü pırıl pırıl, gözleri ışıl ışılmış. Amed’e sormuş: -Uulum! Sır tutabili misin? Amed, mandaları yürütme çabasında, başını çevirmeden cevap vermiş. -Tabii ki tutarın. Biz ser (baş) verir, sır vermeyiz. İtiyar, bu kesin, iddialı cevabı biraz garipsemiş. -İnşaallah öyledir uulum. Güleşi çok mu seviyersin? -Evet, çok seviyerim. İtiyar, Amed’in sırtını sıvazlamış, ‘Üleyse sırtın yere gelmesin’ diye dua etmiş. Amed’in elinden övendireyi almış. -Uulum, bıra ayvanlara işkence itmeyi, dimiş. Ayvana işkence, insana işkenceden daha aardır. İsan, kendini koruyabilir, ayvan nası korusun. Al, şunları, ayvanlara vee, bunu da kendin yi. İtiyar, bi torba ayvanlar için veemiş, bi torba da Amed için. Ve birden kaybolmuş. Amed, şaşakalmış, biraz kendine gelir gibi olmuş. İtiyarın gelişindeki ve gidişindeki esrar, Amedi uyandırır gibi ulmuş. Amed’i bi kat, daa merak sarmış. ‘Ya Hızır’dır, ya da kırklardan, erenlerdendir’ demiş. Torbanın birini açmış. Bakmış, iki avuç arpa. Birer avuç, mandalara veemiş. Üteki torbayı açmış. Küçük bi parça çavdar ekmee. Onu da kendi yemiş. Bundan sura, Amed ve mandalara neler olduysa olmuş. Amed, güneş duvarken, tarlayı sürmeyi bitirmiş. Amed, mandaları, Elmacık Deresi’ndeki göle yatırmış. Göle yatan manda, zaten ikindi olmadan kolay kolay kalkmaz. Üstelik bunlaa, emen emen bi gün bi gece durup dinnenmeden çalışmışlaa.” Cüce anlattıkça Yusuf’un şaşkınlığı artmış: “Amed, arabadan kıspetini kaptıı gibi iraat iraat Kayalıdere’nin yolunu tutmuş. Kayalıdere, kaç adım yer. Yarım saat sura köye ulaşmış. Ortalıkta, henüz ne davul, ne de zurna sesi vaamış. Bi tenaya çekilerek bi parça istirahat itmiş. Deeken, davul zurna sesleri duyulmaa başlamış. Davul sesi duyulur da, Deliormanlılaa yerinde durabilir mi? Eniptan Amed olmak üzere, köydeki erkes, emen güreş yerine akın etmişlee. Gelen gelip erkes yerini aldıktan sonra cazgır, ‘Deste pehlivanları soyunsunlaa’ diye seslenmiş. Amed, hemen kısbeti giyerek ortaya çıkmış. Onu görenler efkarlanmışlaa: -Şu Amed’in güleş sevdası ne bitmez, tükenmez bir sevda. -Bu kadaa sene, destede güleşir. Bi başarı güsteremez, yine de güleşmekten vazgeçmez. Az sonra meydana genç ve gürbüz yiğitleele dolmuş. Yağlanma ve eşlendirme faslından suura güleşlee olanca şiddetiyle başlamış... ¥ DEVAMI YARIN
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT