BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > KOCA YUSUF

KOCA YUSUF

Yusuf ağasının kızmalarına alışık olan Nurullah, Yusuf’un bağırmasına pek aldırmadı. O bilirdi ki, ağasının kızmaları saman alevi gibidir, parlar geçer, hiçbir kötü niyet yoktur.



Yusuf ağasının kızmalarına alışık olan Nurullah, Yusuf’un bağırmasına pek aldırmadı. O bilirdi ki, ağasının kızmaları saman alevi gibidir, parlar geçer, hiçbir kötü niyet yoktur. -Ooş gör be agam. Bi aftadır ayrıyız. Sana vercek aberlerim epey çoaldıydı. Yusuf’un kızgınlığı hemen geçmişti. Gülümsedi: -Tamam bre zevzek erif. Şu mektubu bi okuyayın da bol bol laflarız. Filiz Nurullah güldü. -Peki agam. Bu kadaa bekledikten soora... Biraz daa bekleriz. Yusuf, mektubu açtı. Hocasının yazısını tanıdı. Rikayı ne de güzel yazardı hocası. “Sevgili uulum Yusuf, Bu mektup sana ulaştığında hemen yola çık” -Yusuf! Yusuf! Sana derim bre! Seslenen Yusuf’un ağabeyisiydi. -Buyur agam. -Üdül için seni arala, iilenmeyesin. Mektup, yarıda kalınca Yusuf’un canı sıkılır gibi olmuştu: -Ne üdülü agam. Ben üdülümü almışım. Karaok’un üzerine üdül olur mu? Ağabeyisi tatlı tatlı gülümsedi. -Adi aslanım. Bubamı biliisin. Kızdırmayaam. İnce iine de olsa, üdülü almamak ulmaz. Al da suura istediine ediye it. Yusuf, ağabeyinin haklı sözlerine boyun eğdi: -Tamam agam. Geliyerim. Yusuf, Filiz Nurullah ve ağabeyisi birlikte, ödüllerin bulunduğu yere yürüdüler. Düğün sahibi, Yusuf’un babası, Çavuş Ana ve köyün Türk ve Bulgar bütün ihtiyarları oradaydı. Köydeki, üç Bulgar hanesinin reisleri çorbacılar da yarışlar için ödül koymuşlardı. Bulgar ve Türkler, yüzlerce senedir kardeşçe birlikte yaşıyorlardı. Birbirlerinin düğün ve bayramlarında giderlerdi. Osmanlı tebası olmak ortak noktalarıydı. Bütün Deliorman’da olduğu gibi, Karalar Köyünde de bakkallık gibi ufak tefek ticaret işlerini Bulgarlar yapıyordu. Türkler, kendimizi haramdan koruyamayız diye, bu işlerden uzak duruyorlardı. Peygamber efendimizin, “Rızkın onda dokuzu ticarettedir” müberak sözünü sanki hiç duymamış gibiydiler. Ticaretle uğraşan ve askere alınmayan Bulgarlar, çok zenginleşmişlerdi. Hemen yanlarındaki ağaçlara da ödüller, bağlanmıştı. Ödüllerin içinde, gösterişli tosun, göz alıyordu. Koç ve kuzular da yeni sahiplerini bekliyordu. ¥ DEVAMI YARIN
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT