BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > İkibinli yıllarda hal-i pür melalimiz

İkibinli yıllarda hal-i pür melalimiz

Zamanın kıymetini yeterince bilmediğimizden midir nedir, çözüm bekleyen işlerimizi, projelerimizi, hatta mutluluklarımızı hep yarınlara erteleriz..



Zamanın kıymetini yeterince bilmediğimizden midir nedir, çözüm bekleyen işlerimizi, projelerimizi, hatta mutluluklarımızı hep yarınlara erteleriz.. Bu yüzden toplumsal sancılar içinde kıvranmakla geçen 20. yüzyılın sonunda, ikibinli yılları düşlerken her şeyin bir sihirbaz değneği dokunmuşçasına düzeleceğini, ilerleyen teknoloji ve bilim sayesinde daha müreffeh, daha sağlıklı ve seviyeli bir yaşam tarzına kavuşacağımızı, daha demokratik, daha adil, daha huzurlu ve daha barışçı bir dünyada yaşıyacağımızı düşlüyorduk. Oysa ikibinli yılların başlarında bakın şu hal-i pür melalimize. İçte, dışta müthiş bir tedirginlik ve güvensizlik yaşıyoruz.Terör belası binbir çeşidiyle dünyayı sarmış. Savaş rüzgarları etramızda fır dönüyor. Toplum olarak gittikçe sefalet batağına gömülüyoruz. Sözümona bilgi çağı ama cehalet diz boyu, alabildiğine hakim olan bir kendini bilmezlik... Her yerde acı, tedirginlik, çaresizlik... “Sevgi, şefkat ve merhamet” derken zulüm, nefret ve intikam duyguları daha bir törpülenmiş... İnsanlık, yalnızlığın kör kuyusunda çaresizlik içinde çırpınmakta... Dünyaya ve uzaya hakim olmaya çalışan, menfur bir terör saldırısıyla “acı”yı tanıyan Amerika şimdi bir korku ve paranoya ülkesi... İşte geldiğimiz nokta... Yarın, artık bugün! ABD Başkanı Bush, Dışişlerinde yaptığı konuşmada “Mazlum halklara karşı şefkatli olacağız. Bu, iyilerle kötülerin savaşı, bu şeytanla savaş” dedi. Şimdi, aynalara bakma, kendini özeleştiri süzgecinden geçirme zamanı. Şimdi, “kendini bilme”, günahlarla sevapları ayırma zamanı. Ortalıkta bir söz dolaşıp duruyor: “Hiçbir şey eskisi gibi olmayacak!” Ben, bu sözü insan, nefis düşkünlüklerinden, bencilliklerden, zulümden, çifte standartçılıktan vazgeçerek yeniden yapılanacak ve iyilik harcıyla yeniden yapılanan insan da dünya dengesini daha sağlıklı kuracak mesajını alıyorum. Yani, umutlanıyorum. İnsan’a olan inancımı kaybedemiyorum. İnsanlık bir sınavdan geçiyor. Ya mahvoluşu ya kurtuluşu seçecek! Başkan Bush’un kullandığı “şefkat” kelimesi bence çok önemli. Yeni ilişkilerin anahtar sözcüğü... İşte, şer’in ardındaki hayır... İyilikle kötülüğün çetin sınavından başarıyla geçebilen, adaleti, şefkat ve merhameti kendilerine kılavuz yapan güçler, daha insani, daha sağlıklı bir dünya düzeni kurabilecekler. Şimdi her ne kadar karanlık bir tablo ile karşı karşıya olsak da şunu unutmayalım, insan tükenmez. Tükenmez...
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT