BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Sanayicinin beli kırıldı

Sanayicinin beli kırıldı

Ankara Sanayi Odası Başkanı Zafer Çağlayan, Türkiye’deki vergi ve sosyal güvenlik primleri oranlarının yüksekliğinin dünyanın başka hiçbir ülkesinde bulunmadığını belirterek, “Özellikle sanayicinin beli kırıldı. KDV oranının beyaz eşyada % 26 olması, sektörü yüzde 20 küçülttü. Bu şartlar altında uluslararası alanda rekabet edemeyiz” dedi.



ANKARA- Ankara Sanayi Odası (ASO) Başkanı Zafer Çağlayan, Türkiye’deki vergi oranları ve sosyal güvenlik oranlarının yüksekliğini nedeniyle sanayicinin rekabet şansını yitirdiğini belirterek, “Türkiye’deki vergi ve sosyal güvenlik oranın yüksekliği dünyanın başka hiçbir ülkesinde yoktur. Bu sanayicimizin uluslararası alanda rekabet şansının nefesini tıkamıştır. Türkiye artık dizleri üzerine çökmüştür” dedi. Ütü bile lüks Türkiye’de yaşanan ekonomik kriz ve Türk sanayicisinin içinde bulunduğu durumu gazetemize değerlendiren Çağlayan, bu darboğazın ancak ihracat ile aşabileceğinin altını çizdi. Krizin yanı sıra vergi oranlarının yüksek olmasının sanayicinin belini kırdığına işaret eden Zafer Çağlayan, genel imalat sanayinde yüzde 10 civarında bir küçülme yaşandığını, beyaz eşyada KDV’nin % 26 olmasından dolayı bu rakamın yüzde 20’lere dayandığını söyledi. En basit ihtiyaç maddeleri arasında yer alan bir ütü veya çamaşır makinesini bile lüks kabul eden bir vergi sistemi ile karşı karşıya olunduğunu ifade eden Çağlayan şunları söyledi: “100 milyon liraya alacağınız herhangi bir beyaz eşyanın üzerinde 26 milyon lira KDV var. Haliyle kimse ihtiyaçlarını gideremiyor. Yine aylardır söylüyoruz; otomobillerdeki taşıt alım vergisini düşürün diye. Ancak yeni yeni söylenmeye başlandı. Türkiye bu iklimi, havayı kaçırdı. KDV oranlarının yarıyarıya düşürülmesi lazım. Bugün insanlarımızı yatırımdan ve harcamadan caydıran ülke ekonomisinde ki en büyük engel, vergi sisteminin bozukluğudur. Hükümete sesleniyorum, beyaz eşya ve otomobil sektöründe KDV oranını düşürün.” Türkiye’de sosyal güvenlik yükünün de çok ağır olduğunu belirten Çağlayan, “2000 yılında işgücü maliyeti artan ikinci ülke olmuşuz ve gümüş madalya almışız. Böyle ortamda, bırakın gümüş madalyayı almayı, teneke madalyayı almayı zulm kabul ederim. İş gücü maliyeti yüzde 32-34 olmuş” şeklinde konuştu. Bunun, Türk sanayicisinin rekabet gücünü iç ve dış pazarda kaybetmesi anlamına geldiğini vurgulayan Çağlayan, “Türkiye AB üyelik hedeflemiş, dünyada entegrasyon küreselleşme hadisesi başlamış. Türkiye’yi de artık uluslar arası bir pazar kabul etmek lazım. Türkiye bir ulusal pazar değil. Türkiye’de üretemediğin, satamadığın bir malı bir başkası gelip, gözünün içine baka baka satıyor. Böylesine bir ortamda bizim rekabet şartlarını çok iyi hazırlamamız lazım” şeklinde konuştu
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT