BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Soğan ve sarımsak gribin düşmanı

Soğan ve sarımsak gribin düşmanı

Kendinizi salgından korumak istiyorsanız, bol bol C vitamini alın ve doğal antibiyotik olarak tanımlanan soğan ve sarımsağı sofranızdan eksik etmeyin.



Son günlerde hava sıcaklıklarının dalgalı bir izlemesi, başta gripal enfeksiyonlar olmak üzere üst solunum yolları enfeksiyonları açısından büyük tehlike oluşturuyor. Bu sebeple insanların sonbaharda giyim ve beslenmelerine çok özen göstermeleri gerektiğini belirten uzmanlar; gribe yakalanmamak için vücut direncini artırıcı gıdaların, özellikle de A ve C vitamini yönünden zengin olan sebze ve meyvelerin bol bol tüketilmesini tavsiye ediyorlar, Uzmanların beslenme konusundaki bir başka önerisi de şu: Doğal antibiyotik olarak tanımlanan soğan ve sarımsağı sofranızdan eksik etmeyin. Gribin, basit hastalık olmadığını, iyi tedavi edilmezse ölüme bile yol açabileceğini hatırlatan uzmanlar; alerjik bünyeli, astımlı ve bronşitli çocuklarla, kronik hastaların ve yaşlıların havalar iyice soğumadan aşı yaptırması gerektiğini belirtiyorlar. Ancak şunu unutmamak lazım: Grip aşısı olan kişiler, sadece gribe karşı belli oranda korunuyor. Aşının bağışıklık oluşturmadığı kişilerde ve grip dışındaki diğer solunum yolu hastalıklarında genel korunma tedbirlerine dikkat edilmesi gerekmektedir. Bağışıklık mekanizması güçlü olanlar, gripal enfeksiyonları kısa sürede yenebiliyor. Ancan ani ısı değişiklikleri, burun mukozasındaki damarların daralmasına ve burun ısısının 6 derece düşmesine neden oluyor. Burun, virüslerin üremesine uygun bir ortam oluşturuyor. Burunu soğuktan korumak, gripal enfeksiyonlara karşı etkin bir yöntem olur. Menenjite DİKKAT! Değişken hava şartlarında menenjit salgınlarının olabileceğini belirten uzmanlar, özellikle ilkokul, kreş ve kışla gibi kalabalık yerlerde menenjite karşı çok dikkatli olunması gerektiğine işaret ediyorlar. Üst solunum yolu enfeksiyonu ve grip virüsünün vücudun direncini kırarak boğazdaki menenjit mikroplarını artıracağına dikkat çeken uzmanlar, normal durumda boğazın yutak kısmında bulunan menenjit mikroplarının, grip enfeksiyonu sonunda çoğalarak kana karışabileceğini ve beyin zarlarına yerleşerek menenjite yol açabileceğini kaydediyorlar. Özellikle kuru öksürüğü olanların menenjite karşı çok dikkatli olmaları gerektiğini belirten uzmanlar, aksi halde aniden başlayan baş ağrısı, bulantı ve kusma ile birlikte gelen şuur kaybıyla menenjite yakalanılabileceğini bildiriyor. Menenjitte, birkaç saatlik zaman kaybının bile hastanın hayatını tehlikeye sokabileceğine dikkat çeken uzmanlar, bu tür belirtiler görülen hastalarda bir an önce tedaviye başlanılmasının da önemli olduğunu vurguluyor. Bol bol C vitamini alın Gribe karşı en iyi ilaç, C vitaminidir. Gribe karşı vücuda direnç kazandırır. Bir insanın direnç kazanması için günde en az 200 miligram C vitaminine ihtiyacı vardır. Bu ölçüde C vitaminini, sebze yönünden zengin beslenme alışkanlığının yanısıra hergün bir adet limon veya bir adet portakal yiyerek alabilirsiniz. Biz bu konuda uzmanların uyarısını tekrarlamak istiyoruz: Çay ve kahve yerine, ılık suya limon sıkıp için. Meyve olarak portakal ve mandalinayı tercih edin. Doğal antibiyotik olan tanımlanan soğan ve sarımsağı sofranızdan eksik etmeyin. Sigarayı mutlaka azaltın Sigara alışkanlığı, gribin tedavi süresini uzattığı gibi, bir insanın hastalığa yakalanmamak için ihtiyaç duyduğu C vitamini miktarını da 4 kat artırır. Sigara, hücrelerin savunma gücünü azaltır. Bunun için tiryakilerin, grip riskini azaltmak için sigarayı bırakmaları veya azaltmaları gerekmektedir. Salgın hastalıklara yol açmamak ve hastalığı başkalarına bulaştırmamak için; nezle, öksürük, hapşırık gibi belirtiler taşıyan kişiler mutlaka evinde istirahat etmelidir. Hastalar sık sık sabunlu su ile ellerini yıkamalı, kağıt mendil hatta maske kullanmalı, sıcak içecekler tüketmeye özen göstermeldir. Kuru ve kırılan saçlara zeytinyağlı şampuan Kuru ve çabuk kırılan saçların bakımı oldukça zordur. Özel bakım ister. Aşağıda vereceğimiz formül, bu tür saçı olanlar için harika sonuçlar doğuruyor. Hazırlanması da çok zor değil: 10 çorba kaşığı saf zeytinyağı ile 10 çorba kaşığı badem yağını karıştırın. İçine 10 çorba kaşığı da beyaz ispirto ilave edip iyice çalkalayın; formülünüz hazır... Akşamları, yatmadan önce hazırladığınız karışımı başınıza sürün ve parmaklarınızla ovarak saç diplerinize yedirin. Sabahleyin bol ılık su ve kükürtlü sabunla başınızı güzelce yıkayın... Birkaç gün aynı uygulamayı yaptıktan sonra saçınızın daha sağlıklı olduğunu ve kolay kırılmadığını göreceksiniz. Hastalıklar ve çareleri Bel ağrısı Bizi telefonla arayan Ankaralı okuyucumuz Ahsen Demirci bir süreden beri belinin ağrıdığını belirtiyor ve tedavisine yardımcı olacak formüller yazmamızı istiyor. Esaslı bir hastalıktan kaynaklanmayan bel ağrıları, çoğunlukla yorgunluk veya zorlama sonrası görülür. Uzun süren bel ağrılarında mutlaka bir doktora görünmek gerekir. Bel fıtığı gibi önemli rahatsızlıklardan kaynaklanmayan bel ağrılarının tedavisine yardımcı olmak amacıyla aşağıdaki reçeteler uygulanabilir: ¥ Bele; dört kat ezdirilmiş lahana yaprağı konur, üstü sıkıca sarılır istirahat edilir. ¥ 300 gram toz kükürt; temiz bir bezin içine konur. Ağrıyan yerin üstüne ısıtılmış yünlü bir bezle birlikte sarılır. İstirahat edilir. ¥ 1 su bardağı zeytinyağı, ısıtılır. Ilık ılık bele sürülür. İyice ovulur. Üstüne yünlü bir bez sarılır. İstirahat edilir. ¥ Yarım kalıp kullanılmamış beyaz çamaşır sabunu rendelenir. Üzerine 2 çay bardağı gülsuyu ve 2 yumurta ilâve edilir. İyice karıştırılır. Sonra, temiz bir tülbente konup, bele sarılır. İstirahat edilir. ¥ Bir tencere su kaynatılır. Kaynar suya batırılan bir bezle ağrıyan yere kompres ve masaj yapılır. Sonra ağrıyan yere bir avuç kirli koyun yünü konup, sıkıca sarılır. Bel ağrısı çekmemek için bunlara dikkat edin ¥ Yürürken yük taşıyorsanız yükün hep aynı elinizde durmamasına dikkat edin. ¥ Her iki elde de yük varsa yükleri eşit olarak her iki ele verin. ¥ Yükü göğsünüze yapıştırarak beldeki yükünüzü azaltın. ¥ Eğilerek değil çömelerek yükü yere koyun. ¥ Ayaklarınızın arasını biraz açın ve yükü her iki ayağa eşit dağıtın. ¥ Bel ağrısı yapmayan aerobik ve egzersizler yapın. ¥ Aşırı kilolardan kaçının, varsa aşırı kilolarınızı mutlaka verin. ¥ Yatınca şeklini değiştirmeyen ve çökmeyen sert bir yatak seçin. ¥ Yan yatarken sırtınıza binen baskıyı azaltmak için dizinizi bükün. ¥ Sırtüstü yatarken dizlerin altına küçük bir yastık koyun. ¥ Sandalyenizin arkalığında belinizdeki normal kavisi koruyabilecek bir destek bulundurun. ¥ Masaya yakın oturun ayağınızı yerle temas ettirin. ¥ Araba kullanırken pedallara kolay ulaşabilecek şekilde oturun. ¥ Uzun süre ayakta duracaksanız, sık sık ağırlığı bir bacaktan diğerine aktarın. ¥ Ayaktayken ve otururken dik durun. ¥ Dönerken belinizi değil ayaklarınızı ve bütün vücudunuzu döndürün. (Özellikle elinizde ağırlık varsa...)
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT