BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > İnsan hayatı bu kadar ucuz mu?

İnsan hayatı bu kadar ucuz mu?

Sayın Yaşar Okuyan’ın dikkatine; Hissettiğim sancılardan sonra, SSK bünyesinde bulunan Vakıf Gureba Hastanesi’ne gittim. Yapılan muayene ve tetkiklerden sonra, safra kesemde büyükçe bir taşın bulunduğu ve bunun kesin olarak ameliyatla alınması gerektiği söylendi. Ameliyat için gereken tahliller yapıldı, herşey uygun olunca 9 Temmuz 2001 günü öğlen üzeri ameliyata alındım.



Sayın Yaşar Okuyan’ın dikkatine; Hissettiğim sancılardan sonra, SSK bünyesinde bulunan Vakıf Gureba Hastanesi’ne gittim. Yapılan muayene ve tetkiklerden sonra, safra kesemde büyükçe bir taşın bulunduğu ve bunun kesin olarak ameliyatla alınması gerektiği söylendi. Ameliyat için gereken tahliller yapıldı, herşey uygun olunca 9 Temmuz 2001 günü öğlen üzeri ameliyata alındım. Verilen ilaçlar ve narkoz yüzünden akciğerimde ödem oluşmuş, komaya girmişim; Koroner Kalp Yoğun Bakım Servisi’nde 24 saat ölümle pençeleştim. Yoğun bakım ünitesindeki doktorlar can siperane bir şekilde çalıştılar, sabaha kadar başımda nöbet tuttular. Hepsine şükran borçluyum. Ölüm tehlikesini atlattığım söylenerek odama alındım. Bir gün daha hastanede kaldım, eve gönderildim. 15 günde zor kendime gelebildim... Daha önce özel bir hastanede ameliyat geçirmiştim, yani narkoz almıştım; bir problem çıkmamıştı. Bu seferki olayın sebebini sorduğumda, Çapa Tıp Fakültesi’ne sevk edileceğimi, hangi ilacın alerji yaptığının ancak orada yapılacak incelemeler sonucu anlaşılacağını söylediler. Sonra gittiğimde her nedense sevk yapılmadı. Üstelik bana “sen ameliyat olamazsın, olursan ölürsün; bu taşla yaşamak zorundasın” diye bir cevap verdiler. Üstelik işimden ayrılmıştım, 6 aylık sürenin bitmesine de 1.5 aylık bir süre vardı; onlar bunu da bile bile geçiştirdiler. Şimdi rahatsızım, sürekli sancım var. Süre bitti, SSK Hastanesine gidemiyorum, özel hastanelere gidecek imkanım da yok. Safra taşlarının kanser hastalığına bile yolaçabileceği söyleniyor. Ben ise, hangi ilacın alerji yaptığı bile tetkik edilmeden evime gönderildim. Ameliyatımın ise yapılamayacağı söylendi. Tıp bu kadar mı aciz? Herhangi bir kaza geçirsem, veya acilen bir ameliyata alınsam; doğacak risklerden dolayı bu doktorlar sorumlu olmayacak mı? Bir hastayı, apar topar evine gönderip hastalığıyla baş başa bırakmak, sonra da ilgilenmemek doğru mu? İnsan hayatı bu kadar mı ucuz? ¥ Halime Acar - İSTANBUL Memurların hatasını hep biz mi çekeceğiz? Maliye Bakanlığı’na; Arabama vize yaptırmak için, “borcu yoktur” kağıdını almaya Salihli Vergi Dairesi’ne gittim. Bana borcumun bulunduğunu söylediler. 13 milyon 200 bin liralık bir borç, 3 ay geçince de üçe katlanmış 39 milyon 600 bin olmuş. Ödettiler tabii... Bazen trafik polisleri plakaya ceza yazıp, daha sonra vergi dairesinden borç çıkıyor, ben bu olayı da öyle sandım; ama değilmiş. Makbuzu elime aldım, başka bir isme düzenlenmiş, ama alt köşede benim plakam var. Hiç tanımadığım biri, ama para da yatmış oldu. İşyerime geldim, 118’den o ismi buldum (İ. Refik Yalçın), telefonla görüştüm, çok borcu varmış ama benim yatırdığım ödemeyi kabul etmedi. Onun kamyonu varmış, hergün şehirlerarası nakliyat yapıyormuş. Onun plakası 45 RE 911, bizimki ise 45 RZ 911, yani benzer... Hatanın düzeltilmesi için dilekçe yazdım, ama bir netice çıkmadı. Bu kriz ortamında o parayı ödemekte çok zorlandım. Bizim suçumuz ne? Memur hatalarının bedelini hep biz mi çekeceğiz? ¥ S.E. Salihli - MANİSA Görmediğimiz konulardan soru gelecek mi? Milli Eğitim Bakanlığı bu yıl ilköğretim müfredatını değiştirdi. Geçen yıl 8. sınıfların okuduğu konular bu sene 7. sınıflara kaydırılmış. 8. sınıflarda okuyanlar için bir terslik, konu boşluğu oluşmakta. Sene sonunda girilecek Anadolu Liseleri veya diğer sınavlarda bu öğrencilerin görmediği konulardan soru gelip gelmeyeceğinin açıklanmasını istiyoruz... ¥ Burhan Çağlar -İSTANBUL
Kapat
KAPAT