BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > AB’ye son tren

AB’ye son tren

TÜSİAD’da konuşan Başbakan Yardımcısı, Laeken Zirvesi’yle birlikte, Türkiye’nin AB’ye adaylığının yaklaştığının tescil edildiğini söyledi. Yılmaz, “AB yolunda attığımız adımlar taviz gibi algılansa da eleştirilerden çekinmemeliyiz. Yoksa biz de mızıkçılardan oluruz” dedi.



Halk bize kızmakta haklı “Bu davaya inananların görevi, AB için yapılması gerekenleri bıkmadan hatırlatmaktır” diyen Yılmaz, idari ve mali reformların yapılmasının ardından, Türkiye’nin 2003’te en hızlı büyüyen ülke olacağını söyledi. Yılmaz, siyasilere öfke duyan halkın haklı olduğunu da kaydetti. Kararlı adım ``Türkiye ile AB arasında 40 yıla yaklaşan ilişkilerin kronolojisi içinde tam üyelik yolumuz hiçbir zaman bugünkü kadar belirgin olmadı``diyen Yılmaz, Laeken zirvesinde Türkiye açısından çok önemli sonuçlar elde edildiğini kaydederek bunların elde edilmesinde Türkiye`nin Mart ayında açıkladığı Ulusal Program`ın ve hükümetin attığı adımların payı olduğunu söyledi. ANKARA - Yılmaz, TÜSİAD`ın Yüksek İstişare Kurulu`nda (YİK) bir konuşma yaparak, Türkiye-AB ilişkilerinde gelinen son noktayı değerlendirdi. Türkiye`nin AB`ye tam üyeliği, Cumhuriyet tarihinin en önemli projesi olduğunu söyleyen Yılmaz, Türkiye`nin son dönemde AB`ye tam üyelik yolunda en önemli sayılabilecek dönemece girmiş durumda olduğunu belirtti. Tam üyelik ümidi ``Türkiye ile AB arasında 40 yıla yaklaşan ilişkilerin kronolojisiiçinde tam üyelik yolumuz hiçbir zaman bugünkü kadar belirgin olmadı``diyen Yılmaz, geçen hafta sonu Brüksel`deki Laeken zirvesinde Türkiye açısından çok önemli sonuçlar elde edildiğini kaydetti. Yılmaz, bu sonuçların başında ``Türkiye ile tam üyelik müzakerelerinin açılması zamanının yaklaştığının kabulü ve ilanı`` geldiğini bildirdi. Yılmaz, konuşmasını şöyle sürdürdü: ``Bir AB belgesinde, üstelik bir zirve kararında ilk kez Türkiye ile üyelik müzakerelerine atıfta bulunuldu. Bunun, hem AB hem de Türkiye açısından büyük önemi olduğuna inanıyorum. Bu gelişme, katılım müzakerelerine başlanması konusundaki bazı zihni tereddütlerin aşılması bakımından da çok önemli.`` Bu sonucun elde edilmesinde Türkiye`nin Mart ayında açıkladığı Ulusal Program`ın ve hükümeten attığı adımların payı olduğunu söyleyenYılmaz, ``Öte yandan bazı güvenlik ve dış politika konularında yeni açılımların sağlanması ortamı olumlu etkiledi`` diye konuştu. Yılmaz, tüm bu gelişmelerin ise ``Türkiye`nin politikalarını uluslararası ve AB normları içinde belirlediği zaman sonuç alabildiğini, aykırı davrandığı zaman ise izolasyona girdiği`` gerçeğini ortaya koyduğunu ifade etti. Laeken zirvesinde Türkiye açısından ikinci önemli gelişmenin AB`nin geleceğinin tartışılacağı Konvansiyon`a diğer adaylarla birlikte aynı şartlarla davet edilmesi olduğunu söyleyen Yılmaz, ``Eşit düzeyde katılımımız, hem adaylık perspektifimizi güçlendirmekte hem de üyelik perspektifimizi pekiştirmektedir`` diye konuştu. Yılmaz, zirve sonrasında Türkiye`nin üzerine bir dizi sorumluluk düştüğüne dikkati çekerek, bunun için çok kararlı bir politika izlenerek, bir dizi değişimin gerçekleşmesi gerektiğini bildirdi. Yılmaz, ``Böyle bir değişim için fazla zamanımız bulunmadığı açıktır``dedi.Müzakerelerini halen sürdüren ancak ilk genişleme dalgasında yer alması öngörülmeyen Bulgaristan ve Romanya için yeni bir yol haritası hazırlanacağını hatırlatan Yılmaz, bu adayların hızlandırılmış çalışmalarıyla üyeliklerinin belki 2007 yılında gerçekleşeceğini bildirdi. Yılmaz, konuşmasını şöyle sürdürdü: ``Bu dönemde, bizim de kendi süratimizi hazırlamamız ve hızla ilerleyen genişleme olgusu içinde yer almamız önemlidir. Süratli davranmazsak, Helsinki ile açılan ve Laeken ile belirgin hale gelen üyelik yolu sonu belirsiz bir mecraya sürüklenir.`` Mızıkçılar korosu Yılmaz, Türk insanının zihnine AB`nin Türkiye`yi bölmek istediğine dair kanaatler yerleştirmeye çalışanlar olduğunu ve bu kişilerin malesef etkili olduklarını söyleyerek, Türkiye için başka projeleri olanlar varsa bunların ortaya çıkarak, kendi projelerini savunmaları gerektiğini söyledi. Son dönemde Türkiye`de Avrupa ve Batı düşmanlığının yeniden piyasaya sürüldüğünü ve bu gelişmenin ürkütücü olduğunu belirten Yılmaz, şunları söyledi:``Bizim ve bu davaya inanan sizlerin görevi, AB için yapılması gerekenleri bıkmadan hatırlatmaktır. Eğer eleştirilerden çekinirsek, bizler de mızıkçılar korosuna katılırız ve hiç şüpheniz olmasın ki, AB ile ipler o gün kopar.`` Uyaracağız Yılmaz, zirve sonrasında Türkiye`nin çok kararlı bir politika izleyerek, bir dizi değişimin acilen gerçekleştirmelidir. Bizim görevimiz AB için yapılması gerekenleri bıkmadan hatırlatmaktır. Eğer eleştirilerden çekinirsek, bizler de mızıkçılar korosuna katılırız ve hiç şüpheniz olmasın ki, AB ile ipler o gün kopar.``
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT