BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Senenin sonu görünürken

Senenin sonu görünürken

Time dergisi her yılın sonunda, okuyucularının oylarıyla o yılın kişisini seçer. 2001 yılı için New York Belediye Başkanı Rudolph Giuliani “Yılın Kişisi” seçildi. Üç aday vardı: George Bush, Usâme Bin Ladin ve Giuliani.



Time dergisi her yılın sonunda, okuyucularının oylarıyla o yılın kişisini seçer. 2001 yılı için New York Belediye Başkanı Rudolph Giuliani “Yılın Kişisi” seçildi. Üç aday vardı: George Bush, Usâme Bin Ladin ve Giuliani. Televizyoncular burada da yoldaki halkın burnuna mikrofon uzatıp fikrini soruyorlar. Time’ın aday isimleri hakkında düşüncelerini de sordular halka. Kimi Usâme’nin adını duyunca nefretle yüzünü buruşturup “Olmaz!” dedi. Kimi “Olur” dedi. “Milyonlarca insana o kadar tesir etti. Niye olmasın?” Time’ın kurucusu Henry Luce’un bu konudaki fikri de zaten “İyi veya kötü, hayatımıza en fazla tesir eden insanı seçmek.” Nitekim Stalin, hem de iki defa 1939 ve 1942’de dergi tarafından “Yılın Adamı” seçilmiş. Hitler 1938’de, Humeyni 1979’da aynı makama lâyık görülmüşler. Fakat sonunda “iyi adam”ı, 11 Eylül trajedisinden sonra gecesini gündüzüne katarak şehir halkının acılarına ortak olup oradan oraya koşan belediye başkanını, “Rudy the Rock=Kaya Gibi Rudy” diye lâkap takılan Rudolph Giuliani’yi “Yılın Adamı” olarak seçtiler. New York yaralarını sardı bile. Zaten olay mahalline gitmeyenlerin bir yara gördüğü de söylenemez. Televizyonlar ölen binlerce kişinin geride kalan yakınlarının gözyaşlarını, çırpınmalarını, dövünmelerini, sakat kalanların halini, işsiz kalanların düştüğü darlık manzaralarını hiç ekranlara getirmiyor. Ailesinden bir ferdi kaybeden biri ya da o hengâmeden yaralı kurtulan biri ara sıra haber bültenlerinde sakin sakin iki üç cümle lâf ediyor, hepsi bu. İki ihtimal var diye düşünüyoruz: Ya bu toprağın insanları ölen yakınlarının ardından fazla üzülmüyor; ya da medya memleket halkının acı, gözyaşı ve ıstırabını ekranlar vasıtasıyla kitlelere ulaştırmaktan bir fayda ummuyor. New York’un yaralarını sarmasına Noel mevsimi de yardım etti. Kasım’ın üçüncü haftasındaki Hindi Günü ile başlayan, yeni senenin ilk haftasına kadar sürecek olan kutlamalar mevsimi senenin en hareketli, en coşkulu zamanı. New York yine ışıl ışıl yanmaya başladı. Üç ay önce o korkunç olayı yaşayan şehir sanki burası değil. Işıklandırmalarda geçen yıllara göre göze çarpan fark ABD bayrağının renkleri olan kırmızı, mavi, beyazdan oluşan figürlerin, ışıktan yapılmış bayrakların ağırlık kazanması. Şurası muhakkak ki, karanlık bastıktan sonra ortalığın ışıl ışıl olması insana pozitif enerji yüklüyor. Son birkaç yıldır Ramazan ayı ve Ramazan bayramı Noel mevsimine rast geliyor... (Yahudilerin Hanukkah’ı da bu mevsimdedir.) Yeni yıl deseniz zaten cümlemizde ortak... Üstelik bizim yılbaşı gecelerimizin televizyon, salon, sokak eğlenceleri Amerikalılarınkine taş çıkartır. 25 Aralık Noel, Amerika’daki adıyla Christmas, İsa Peygamber’in doğduğuna inanılan gün. Hâlâ en büyük bayram olarak coşkuyla kutlanıyor ama çoluk çocuk artık herkes bugünün Hazret-i İsa’nın gerçek doğum günü olmadığını biliyor. Doğum yılında bile hata yapıldığı iddiası var. Son bilgilere, son hesaplamalara göre, astronomlar, Hazret-i İsa’nın 11 Eylül’de doğduğunu söylüyorlar...
Kapat
KAPAT