BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > TATİLE ÜÇ GÜN VAR

TATİLE ÜÇ GÜN VAR

Okulun açılacağı günleri iple çeken asil, çalışkan öğrenciler vardır belki.. Ama biz onlardan değildik.



Okulun açılacağı günleri iple çeken asil, çalışkan öğrenciler vardır belki.. Ama biz onlardan değildik. Milli bayram resmi tatil demekti.. En iyi yılbaşı hafta ortasına, en kıymetli milli bayram da cuma’ya denk geleniydi. Cuma tatil, cumartesi, pazar zaten tatil.. Pazartesi de kaytarabiliyorsan etti sana dört gün tatil. Kamu çalışanları da tatilin her türlüsünü sever ama yılda birkaç defa piyango gibi vuran milli gün ve bayramlardaki tatilleri biraz daha çok sever. Onların da hesabı aynıdır. Ah şu iş perşembeye denk gelse.. Cuma gününe bir çare buluruz, cumartesi pazarı da işin içine katarız.. Dört gün ense yaparız. Pazartesi’ni de hesaba katmazlar. Tatil rehaveti ile, yarı baygın, yarı ayık bir vaziyette geçer. Gel keyfim gel. Çalışmayı da bizim düşünecek halimiz yok ya. Ama iş bir takımın başarısını tahlile geldi mi hepimiz uzman oluyoruz.. Teknik adamlar takımı iyi motive etmişler, azimle, sabırla çalışmışlar.. Birlik beraberlik düzen kurmuşlar..tekniği konuşturmuşlar.. Başarılı olmuşlar. Fatih Terim de söylemişti: “Yahu herkesin ağzında bir motivasyon.. Bu iş o kadar kolaysa siz de motive edin görelim.” Doğru.. Devlet pilot bir bölge seçsin.. Oradaki kamu kurumlarından herhangi birini deneme kabilinden motive etsin.. Bakalım nasıl bir sonuç çıkıyor ortaya.. ..... Bakanlar Kurulu kararıyla bayram tatilini 9 güne, genelge ile yılbaşı tatilini 4 güne çıkarmak da bir başka keyf. Tatil öncesinde nutuk hazırlama külfeti de yok. Bu tarz törenlerde devlet erkanının 30 yıl önce yaptığı konuşmalarla bugünküler aynı: Yükseleceğiz, ilerleyeceğiz, çağdaş olacağız, bekleyeceğiz, yürüyeceğiz, gerekirse savaşacağız vs. Çarşamba, perşembe, cuma... Tatile üç gün var, dert etmeyin. Bugün rehavetle geçer, yarın biraz kıpırdatırsınız, öbürgün (cuma) hafta sonu... ÜNİVERSİTE MEZUNU OLUNCA Delikanlı okulu bitirdikten sonra müracaat ettiği mağazada çalışmak üzere işe kabul edilmiş. Büyük bir sevinçle ertesi gün işe başlamak üzere mağazaya gitmiş. Mağaza yöneticisi sıcakkanlı bir şekilde delikanlıyı karşılamış, “Hoşgeldin” diyerek eline bir süpürge tutuşturmuş. “İlk önce arka taraftaki rafların altını temizleyiver” demiş. Delikanlı kızgınlıgı yüzünden belli olacak şekilde; “Ben üniversite mezunuyum” deyince, yönetici bir adım geriye çekilerek, “Özür dilerim, bilmiyordum” demiş; “Süpürgeyi verirsen nasıl yapman gerektiğini gösteririm.”
Kapat
KAPAT