BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Muhteşem müze

Muhteşem müze

Akbank, kütüphanelerin vazgeçilmez eserleri arasında yer almasını düşündüğü çalışmalarını sürdürüyor. Banka, yeni yıl münasebetiyle yayımladığı prestij kitabında “Türk ve İslam Eserleri Müzesi”ni tanıtıyor.



Geçen yıldan geriye kalanlara baktığımızda, hatırlanacak o kadar çok şey var ki!.. Özellikle siyasi ve ekonomik anlamda, geçen yılın hatıralar denizinde yer almasını istemediğimiz, kayıplarıyla bizi üzen olayların çokluğu dikkat çekiyor. Yeni yıl, yeni umutlar, yeni projeler, yeni atılımlarla birlikte geldi. Özellikle kültür-sanat dünyasının daha sakin, bereketli ve hareketli geçmesi adına iyi bir başlangıç yapılan yeni yıl, yılbaşı hediyelerinde bile farklı olduğunu gösterdi. Akbank’ın yeni yıl hediyesi olarak gönderdiği “Türk ve İslam Eserleri Müzesi” isimli kitap, bunun en güzel örneği. Müze Müdürü Nazan Ölçer ve yine müzenin yetkililerinden Şule Aksoy, Sevgi Kutluay, Alev Özay, Cihat Soyhan, Gönül Tekeli, Sabahat Gül ile Daniş Baykan’ın katkılarıyla hazırlanan kitap, “Türk ve İslam Eserleri Müzesi”ni bütün ayrıntılarıyla inceliyor. Türkiye’nin en önemli müzelerinden olan ancak yeterince tanınmayan “Türk ve İslam Eserleri Müzesi” hakkında en geniş metin ve görsellerin yer aldığı eser, sadece bir prestij kitabı olmaktan ziyade, ciddi bir envanter niteliği de taşıyor. 40 bin eser Konusunda dünyanın sayılı müzeleri arasında yer alan Türk ve İslam Eserleri Müzesi, kırkbin eseri aşan koleksiyonu ile İslam sanatlarının hemen hemen her dönemine ait örneklerin yer aldığı zengin bir koleksiyona sahip. Dünyanın en önemli halı koleksiyonunun da yer aldığı müzedeki diğer parçalar da paha biçilmez özellikte eserler. Türk ve İslam Eserleri Müzesi Müdürü Nazan Ölçer, ilk defa 1974 yılında Zahir Güvemli ile Can Kerametli’nin hazırlayıp yayımladığı esere konu olan ve daha sonra kendilerinin genişlettiği müze kitabı hakkında şunları söylüyor: “Müzenin kuruluş amacı, 19. yüzyılda ateda bir yağma ile karşı karşıya kalan, kültür mirasını korumak olmuştur. 20. yüzyılın ikinci yarısında ülkemizde yaşanan hızlı toplumsal değişim sonucu kültür değerlerinin ve gündelik yaşama dair geleneksel pek çok öğenin kaybı ise, müzeyi benzer bir misyonla yeniden karşı karşıya getirmiş ve yeni bir koleksiyon oluşturmaya yöneltmiştir. İstanbul ve yakın çevresi ile Anadolu’da belirli yörelerde yoğunlaşan saha araştırmaları sonucu Etnoğrafya Bölümü doğmuştur. Müzedeki eserler, bizim de yaptığımız gibi, yayınlarla birçok kesime ulaştırılıyor. Hiç gezemeyenler ve eserleri görmeyenler de bu yayınlar sayesinde müzeyi gezme şansını buluyorlar.” Alanında bir ilk Kitap, Türk ve İslam Eserleri Müzesi’nin tarihçesi ile başlıyor. 27 Nisan 1914 yılında kapılarını ilk defa ziyarete açan müze, İslam sanatı alanında ülkemizin ilk; Osmanlı Devleti döneminde açılan son müze olma özelliğini de taşıyor. Kitabın bölümlerinden biri de “İslam Sanatı” başlığını taşıyor. Bu bölümde İslam kültürü ile bir anlam kazanan sanat dalları kavramsal olarak inceleniyor ve dönemler itibariyle örnekler verilerek, kitaba girmeden önce bu farklı ve ilginç sanat dallarını tanıtıyor. Daha sonraki bölümlerde ise “Erken İslam Sanatı” ana başlığı altında Emevi, Abbasi, Fatımi, Büyük Selçuklu, Kuzey Afrika ve İspanya Müslüman Devletleri, Artuklular, Anadolu Selçuklu Devleti, Anadolu Beylikleri, Memluk, İlhanlı, Timurlu, Türkmen, Karakoyunlu ve Akkoyunu dönemleri inceleniyor. “Osmanlı Dönemi ve Sanatı” ana başlığı altında ise Safevi ve Kaçar dönemi de ele alınıyor. Kitabın son bölümünde ise 1779-1923 yılları arasında Anadolu’dan toplanmış etnografik eserlerin tanıtıldığı sayfalar yer alıyor. > Top Askı Cami ve türbelerde genellikle küre formunda, alt ucu püsküllü olan top askıların üzerine yerleştirilen bezemeli madeni plakalar dekoratif amaçlı süslerdir. Bu askılar yüksek bir makam belirtmek amacıyla Sultanların tahtları üzerinden değerli taşlarla bezeli olarak sarkıtılmıştır. > İznik Seramiği Genellikle çukur kase şeklinde ve küçük yağ kandilleri taş, tabak gibi çeşitli formlarda karşımıza çıkan İznik Seramikleri ham maddesinde fritli hamur kullanılıp 900 derecede pişirilerek elde edilir. > Marassa Şamdanı Bakır üzerine altın yaldızlıdır. Armut biçimli ve yuvarlak bombeli dört boğumlu olan Marassa Şamdanı’nda tablalı lale şeklinde mumluk bulunur. Yüksek yuvalar içine yerleştirilmiş irili ufaklı firuze, yakut ve zebercet taşlarıyla süslenmmiştir > Tunç Buhurdan Delik işi ve kazıma tekniği ile dekorlanmıştır. Buhurdan’ın tüm yüzeyi Buhur dumanının dağılmasını sağlayan delik işi bitkisel motiflerle süslüdür.
 
 
  • Piyasalar

    Fark %
  • 100141
    % 0.47
  • 5.2903
    % -0.78
  • 6.0238
    % -0.54
  • 6.9195
    % 0.02
  • 218.193
    % -1.07
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT