BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Postmodern işgal

Postmodern işgal

IMF’nin bir ülkenin ekonomisini düzelttiği görülmedi. İşte Arjantin’in durumu ortadadır. Kaldı ki Arjantin ekonomisi Türkiye’den 4 misli iyi idi. Türkiye’de Arjantin gibi hadiseler olmuyorsa bunun sebebi başta Allahü teâlânın korkusu ve halkın devletine sadakatidir. İdareciler milletinden kopuk ve halkına yabancı olsa bile İslam dini (Ehl-i Sünnet itikadı) fitneyi, isyanı kesin olarak yasaklamıştır.



IMF’nin bir ülkenin ekonomisini düzelttiği görülmedi. İşte Arjantin’in durumu ortadadır. Kaldı ki Arjantin ekonomisi Türkiye’den 4 misli iyi idi. Türkiye’de Arjantin gibi hadiseler olmuyorsa bunun sebebi başta Allahü teâlânın korkusu ve halkın devletine sadakatidir. İdareciler milletinden kopuk ve halkına yabancı olsa bile İslam dini (Ehl-i Sünnet itikadı) fitneyi, isyanı kesin olarak yasaklamıştır. IMF sadece Arjantin’i değil, birçok ülkenin ekonomisini çökertti. Geçmişte Kore, Afganistan, dağılan Yugoslavya, Yeltsin’in Rusya’sı, Somali, Sudan, Güney Amerika ülkeleri gibi... İpimizi çekecekler IMF’nin Başkan Yardımcısı Anna Kroger tarafından ortaya atılan teklif, tek kelime ile korkunçtur. ABD yönetimi tarafından benimsenen ve İngiltere ile Kanada tarafından desteklenen teklife göre iflas eden ülkelerin IMF, Dünya Bankası, çok uluslu finans kuruluşlarına olan borçları askıya alınacak ve borçlarına karşılık olarak ülkenin taşınır taşınmaz varlıklarına geçici olarak el konulacak. Tabii bu el koyma zaman seyri içinde kök salacak. IMF, Dünya Bankası ve çok uluslu finans kuruluşlarına en çok borcu olan ülke Türkiye’dir. Sadece IMF’ye 2002 yılında ödeyeceğimiz borç faizi 13 milyar dolardır. (IMF’nin verdiğinden fazla) iç borç ise 118 katrilyon liradır. Bir yıl evvel söyledi Arjantin’deki son ekonomik çöküşle ilgili çok şey yazıldı ve söylendi. Bu konuda en isabetli görüş Van Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Kahya Türkmenoğlu’na aittir. Türkmenoğlu bir yıl evvel ne dediyse çıktı. Buyrun birlikte okuyalım: “IMF ve Dünya Bankası el attıkları ülkeleri önce fakirleştiriyor. Arkasından da başta ABD olmak üzere çok uluslu şirketler ilgili ülkelerdeki bütün şirketleri ucuz fiyatla alıyorlar. Böylece IMF ve Dünya Bankasının el attığı ülkeler, ABD’ye ve G-7’ye mahkum oluyor. Arjantin’de TELEKOM özelleştirildi. Fakat halk büyük faturaları ödeyerek telefon hizmetlerinden yararlanabiliyor. Sabit ücret 35 dolar. Bu ülkede petrol kuyuları da özelleştirildi. Fakat halk kendi ülkesinden çıkan petrolü astronomik fiyatlarla kullanabiliyor. Silahla değil dolarla Doğalgaz, su ve elektrik hizmetleri de uluslararası şirketlerin eline verildi. Arjantinliler bu hizmetlerin bedelini dünya standartlarının üzerinde ödüyor. Arjantin’deki bankalar da yabancı şirketlere verildi. Ülkedeki para piyasasını elinde bulunduran yabancılar, geçim şartlarını çok zorlaştırdı ve halk fakirleşmeye devam ediyor. Sonuçta bugün bütün Arjantin, 5 veya 10 yabancı şirkete çalışıyor. Ülkemiz, Arjantin olmaya doğru hızla gidiyor. 180 milyar dolar civarında borç batağında olmamıza rağmen halen kapı kapı dolaşıp borç para dileniyoruz. IMF ve Dünya Bankası bu parayı vermesine verecek. Ancak onlar Türkiye ekonomisini nasıl ele geçiririz diye hesap yapıyorlar. IMF, ülkemizi tankla ve tüfekle değil, dolarla ele geçirme programı uyguluyor...”
Kapat
KAPAT