BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Kırpılan yıldızlar

Kırpılan yıldızlar

Geçmiş zaman şöhretleri dolaşıyor gözümün önünde birkaç gündür. Bir dönem çok meşhur olmuş, bu saltanatın ömür boyu süreceğini sanmış fakat beklenmedik bir anda unutuluvermiş bazı yüzler.



Geçmiş zaman şöhretleri dolaşıyor gözümün önünde birkaç gündür. Bir dönem çok meşhur olmuş, bu saltanatın ömür boyu süreceğini sanmış fakat beklenmedik bir anda unutuluvermiş bazı yüzler. Bahar Erdeniz vardı mesela bir vakitler. Çok güzel bir kadındı. Havuzda görmüştüm, daha Dilara kadar ancak vardım. Siyah saçları rüzgarda uçuşuyordu ve herkes ona bakıyordu. Bir muhabir keyifle deklanşöre basıyordu aralıksız. Bahar hanım, gördüğü ilgiden memnun poz veriyordu. Güzelliğinin farkında olan her kadın gibi o da mutluydu. Sonra bir futbolcuyla evlendi. Şimdi nerelerde, ne yapıyor bilmiyorum. Tahminim, eskimiş bir şöhretin ağır yükü altında eziliyor olduğu yönünde. Gülistan Okan vardı bir de. Ünlüydü. Hayal meyal hatırlıyorum. Kırkbeşlik plakları satılırdı. Televizyonun siyah beyaz ve tek kanal olduğu o yıllarda ekrana bile çıkardı. O da hoştu. Yanlış hatırlamıyorsam Nükhet Duru ile rekabet içindeydi. Sonra Nil Burak geliyor aklıma. Onun tanınmışlığı daha uzun zaman sürdü. Kıbrıslı idi. Beğenenleri vardı ya, ben onlardan olmadım hiç. Sesi sanki uzaklardan gelir tınısındaydı. Tanıştığımda huyunun da biraz sert olduğuna tanık olmuştum. Ama sonuçta Nil Burak ismi de prim yapan isimlerden birisiydi. Gökben ve kardeşi Nil Ünal ise hâlâ bazen gözüküyorlar. Fakat benim sözünü ettiğim yıllarda Gökben, Ajda Pekkan’a rakip çıkmıştı ve çok popülerdi. Nazan Şoray’ın Halhal isimli şarkısı, Seyyal Taner’in dansla süslediği müziği, Ersen, Ersan Erdura... Hatırladıkça hatırlıyor insan. Mehmet Ali Erbil’le Çiğdem Tunç’un birlikte sundukları müzik programları vardı mesela. Kahraman Afyonoğlu’yla birlikte hazırlarlardı. Aynı zamanda gazino sahnesini de paylaşırlardı. Kartal Kaan vardı. Çetin Alp vardı. Hatta o Suna Yıldızoğlu ile uzun süreli bir aşk yaşamıştı. Engin Evin vardı. Cemile Kutgün, Ayşe Egesoy, Aytaç Kardüz, Tuna Huş, Mesut Mertcan vardı. Şimdi nerede bu insanlar? Merak etmemek zor. Her gün fotoğraflarıyla gazete sayfalarını süslerken bir kenarda kalmanın sebebi ne? Sadece yaşlanmak olamaz. Toplumun tüketmeye karşı duyduğu zaaf olabilir belki. Alt yapı eksikliği olabilir ama yaşlanmak olamaz! Şimdiki şöhretleri izlerken kimbilir nasıl bilgece gülümsüyorlardır. Hafifçe başlarını sallayıp sıranın onlara da geleceğini henüz bilmeyen o insanlar için biraz üzülüyor bile olabilirler. Tıpkı önce aşı olup sırasını savmış bir çocuğun, diğerlerinin ağlayışını izleyen gözleri gibi!
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT