BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Kopya bebek ihtiyar doğar

Kopya bebek ihtiyar doğar

Vücudumuz hayatımız boyunca 200 kere yenilenir. Bunu, kromozomların ucunda yer alan “telomerler” gerçekleştirir. Ancak her çoğalma ile telomer biraz daha kısalır. Eğer siz 50 yaşında bir adamı kopyalarsanız doğacak bebek hayata 50’sinde başlar.



Her şey İskoçyalı bir bilim adamının bir koyunu kopyalaması ile başladı ve hadise gündeme oturuverdi. Çokça bilim-kurgu filmi seyrettiğimizden olacak mevzuyla yakından ilgilendik. Klonlama üzerine çok şey yazıldı, çok şey çizildi ama hadisenin iskeleti hep es geçildi. Bize anlatılanlara (ya da bizim anladığımıza) göre kötü niyetli birileri yüzlerce Hitler ve Stalin üretebilir, bir gece ansızın ortaya salabilirlerdi. Gelişmeleri Aşşamahalledeki Asmalı kahveden izleyen birinin mantığı ile fizik ilmindeki tıkanıklıkları aşmanın tek yolu “miktarı kâfi Einstein ve Oktay Sinanoğlu kopyalayıp, lobaratuvara kilitlemekten” geçerdi. Ya da Sylvester’in fotokopilerini çekip Rambolar ordusu kuran, Amerika’yı bile işgal ederdi. Bir takımı hücum ağırlıklı oynatmak isteyenin elinde 11 Hakan Şükür olmalıydı, defansı düşünen ise sahaya bir manga Alpay sürmeliydi. Sonra elinizde bir tanecik Yavuz Selim kopyası olaydı Suudlar Ecyad kalesini yıkmaya yanaşabilirler miydi? Sahi bu iş bu kadar basit miydi? İşte biz bütün bunları değerli ilim adamı Prof. Dr. Cevat Babuna ile konuştuk. Meğer bildiğimiz gibi değilmiş ¥ Hocam bu kopyalama işi kimin aklına geldi ve maksatları neydi? Babuna: Bu iş çoktandır bilim adamlarının zihnini kurcalıyordu ancak İskoçyalı bir ekip bunu gerçekleştirdi. Savunmaları mâkul görünüyordu: “Madem ki koyunları eti, sütü ve yünü için besliyorduk bu yolla daha kilolu, daha sütlü, daha mukavim hayvanlar üretilebilirdi.” Koyunun ilmi, fikri, siyasi kanaatleri olamazdı ve daha gürbüz bir koyun kimseyi rahatsız etmezdi. Ancak malzeme insan oldu mu iş değişir. Biz mebus seçerken onun boyuna posuna, kaşına gözüne bakmıyoruz değil mi? ¥ Elbette hocam. Babuna: Konuya gelelim. Biliyorsunuz hayat iki hücrenin birleşmesi ile başlıyor. Anadan 23, babadan 23 kromozom geliyor ve yavru bu 46 kromozomda saklı olan şifrelere göre şekilleniyor. Genlerde bütün fizik özellikler ve psikolojik yatkınlıklar kayıtlı. Bunlar tam 3,5 milyar harf ediyor ki bu harflerden ne kadar cümle yazılabileceğini varın siz düşünün. İnsanın bütün hücrelerinde (ki sayıları 100 trilyon civarındadır) hep aynı kromozomlar, dolayısıyla aynı cümleler var. Yani hayatın başladığı ilk hücre hangi şifreyi taşıyorsa diğerleri de onu taşıyor. “Kişinin” olabilir, “kişiliğin” asla ¥ Peki hocam kopyalamayı nasıl gerçekleştiriyorlar? Babuna: İlk nüvemizin çoğalma kabiliyeti olan bir yumurta hücresi olduğunu anlatmıştım. Eğer siz bu hücrenin çekirdeğini çıkarır ve onun yerine kopyalamayı düşündüğünüz kişiye ait bir hücre çekirdeğini koyarsanız doğacak canlı ne anasına ne babasına benzeyecek, çekirdek sahibinin kopyası olacaktır. Ancak burada bir ayrıntı gözden kaçıyor. O kişinin aslı ile kopyası birbirine çok benzeyecek ama insan olarak asla aynı olamayacaktır. Çünkü bizi biz yapan ailemizdir, öğretmenimizdir, çevremizdir. Diyelim elli yaşında birini kopyaladık, sen 50 yıl evvelki şartları nasıl sağlayacak, aynı anneyi, aynı babayı, aynı hocayı nerede bulacaksın? Bugün İmam-ı Gâzâli Hazretlerinin içinde yaşadığı kültür iklimini oluşturabilmek mümkün mü? Ama efendim Ferdi Tayfur’un çocuğu da babası gibi şarkı söylüyormuş. Bu, o genleri taşımasından ziyade, o evde sürekli müzik dinlendiği ve müzikle uğraşıldığı içindir. ¥ Yani Necip Fazıl’ın şiir konuşulan bir konakta yetiştiği gibi. Babuna: Elbette. Bakın benim boyum 1.75 filandır ama gençliğimde uzun boylu diye bilinirdim. O yıllarda boyu iki metreyi geçen tek Türk, Uzun Ömer’di. (O da hipofiz hastasıydı). Ama şimdi ortalık 2 metreliklerle dolu. Niye? Çünkü artık proteini bol gıdalar alıyoruz, spor yapıyoruz. Yani, yeni şartlar tipimizi bile değiştirdi. Zeka malzemesi çok olan bir çocuk ilim dünyasında yetişirse âlim olur, gangsterler içine düşerse mafya babası olur. İşte bu yüzden çocuğun kulağına okunan ezan çok mânâlıdır. Yavrusuna yüce kitabımızı sevdirmek isteyen bir anne bebeğine Kur’an-ı kerim okusun. Hatta gebeyken bile... Hem çok zor, hem çok mânâsız bir iş ¥ İnsan kopyalamanın getirecekleri, götürecekleri çok tartışılacak gibi. Peki bu iş bu kadar basit mi? Babuna: Nerdeee. Bir kere başarı şansı 250’de bir. Yani kopyalanması istenen insandan 250 çekirdek hazırlayacaksın. Bunları 250 kadından aldığın yumurtaların içine yerleştireceksin. Sonra 250 taşıyıcı kadın (kiralık anne) bulacaksın. Bunları ikna edeceksin (ki işin yolu ABD şartlarında 10 bin dolar avans vermekten geçiyor). Bu anneler için taşıdıkları çocuk bir şey ifade etmeyecek, onu vücutlarına yük olarak görecekler. Hakiki bir anne olmadıkları için gıdalarına, hareketlerine dikkat etmeyecekler. Büyük ihtimal dünyaya zayıf ve sakat bir çocuk getirecekler. Harcanan pahalı ilaçlar, gelişmiş teknolojiler ve uzmanların çabası da cabası. ¥ Ölümden ya da hastalıktan korkan bir insan zamanı geldiğinde organlarını kullanmak üzere kendini kopyalatamaz mı? Babuna: Kısaca güçlü ve forslu insanlar “stepnelerini hazırlayamazlar mı?” diyorsun. Bu konu son günlerde çok konuşuluyor. Ancak ufak bir ayrıntı gözden kaçıyor, hücrelerimiz kendilerini sürekli yenilerler. Vücut hayat boyunca 200 kere değişir. Bunu, kromozomların ucunda yer alan “telomer” adlı bir parça gerçekleştirir. Ancak her yenilenme ile telomer biraz daha kısalır ve zamanla bitmeli olur. Siz 50 yaşında bir adamı kopyalarsanız doğacak bebek hayata 50’sinde başlar. İhtimal ki kopyalandığı insanın yaşına bile ulaşamaz. Nitekim Dolly’cik de “küçük ama yaşlıydı” ve hastalıklardan kurtulamadı. Hepsi bir yana, kopya da olsa insan insandır. Birinin keyfi için diğerinin organlarına el koymak tüylerimi ürpertiyor. “Benim böbreğim çürüdü çıkar böbreklerini...” Bunun ahlaka sığar yanı var mı? Özetlersek; bu yolla ancak fiziki özellikler kopyalanabilir, insanın ilmi, fikri ve ahlâkı çevre şartları ile gelişir, kopya asla kopyalanan olamaz, kopyalar genç görünseler de yaşlıdırlar ve bu macera bizi tanımadığımız hastalıklarla karşı karşıya getirebilir.
 
 
  • Piyasalar

    Fark %
  • 96982
    % 0.1
  • 5.7869
    % -0.29
  • 6.5078
    % -0.15
  • 7.5239
    % -0.12
  • 237.839
    % -0.01
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT