BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Cuma namazıyla ilgili birkaç söz

Cuma namazıyla ilgili birkaç söz

Bazı zamanlar benzerlerinden çok daha kudsi, bazı mekanlar emsalinden çok daha mukaddes, bazı insanlar ise akranından daha muhteremdir. Cuma günü de “seyyidü’l-eyyam=Günlerin seyyidi, efendisi, en kıymetlisi” diye anılan en kıymetli gündür.



Bu haftaki yazımızda, bir nebze, Cuma namazından bahsetmek istiyoruz. Önce konuyla alakalı bir-iki ayet-i kerimeye temas etmek yerinde olacaktır... Cuma Suresinin 9. ayet-i kerimesinde mealen buyuruluyor ki: “Ey iman edenler, cuma günü namaz için çağrıldığı(nız) zaman [ya’ni cuma namazının ezanı okunduğu zaman: Bu ezandan murad, imamın hutbe için minbere oturduğu vakit okunan ezandır. Çünkü Resulullah (sallallahü aleyhi ve sellem) zamanındaki cuma ezanı, ancak bundan ibaretti. Hazret-i Ebu Bekir ve Hazret-i Ömer (radıyallahü anhüma)’nın hilafetleri devri de böyle geçti. Fakat Hazret-i Osman (radıyallahü anh)’in hilafeti zamanında, müslümanlar çoğaldığı için, o, dışarda bir ezan daha okunmasını emretti. Eshab-ı kiram (radıyallahü anhüm) de bunu beğendiler. Bu vechile icma’ hasıl oldu. (Buhari, Ebu Davud, Şeyhzade)] hemen Allahı zikretmeye [Cuma namazına ve hutbeye (Beyzavi, Celaleyn)] gidin. [Ayet-i kerimedeki “fes’av”, hemen koşun demektir. Fakat bu koşmak, soluk soluğa değil, kalben koşmak, bedenen cumaya yetişmeye müsaraat etmek ma’nasındadır. Nitekim Hazret-i Ömer (radıyallahü anh)’in “femdu=hemen gidin” şeklindeki kıraati ile sahih bazı hadisler de bunu te’yid etmektedir (Beyzavi, Şeyhzade).] Alış-verişi [zikrullaha mani’ olan işleri ve diğer bütün muamelatı (Beyzavi, Medarik) ] bırakın. Bu bilirseniz, sizin için çok hayırlıdır.” 10. ayet-i kerimede ise şöyle devam edilmektedir: “Artık o namaz kılınınca, yer(yüzün)e dağılın. [Bu dağılma emri ibaha içindir.Yani artık dağılabilirsiniz demektir. (Beyzavi, Celaleyn)] Allah’ın fazlından nasib [rızık, ilim, hasta ziyareti, mü’minler arasında ziyaretleşme gibi (Beyzavi, Celaleyn, Medarik)] arayın. Allah’ı çok zikredin. [Ya’ni zikriniz yalnız Cuma vaktine münhasır kalmasın. Bütün ahvalinize, bütün zaman ve mekanlarınıza şamil olsun (Beyzavi).] Ta ki umduğunuza kavuşasınız.” Malum olduğu üzere, bazı zamanlar benzerlerinden çok daha kudsi, bazı mekanlar emsalinden çok daha mukaddes, bazı insanlar ise akranından daha muhteremdir. Cuma günü de “seyyidü’l-eyyam=Günlerin seyyidi, efendisi, en kıymetlisi” diye anılan en kıymetli gündür. Bu uzun sayılabilecek girizgâhtan sonra Cumanın hükmü, kaç rek’at olduğu ve şartları üzerinde çok kısaca durmak istiyoruz Cuma namazı kaç rek’attir? Cuma namazı 16 rek’attir. Bunun 2 rek’atini kılmak, akıllı ve büluğ çağına gelmiş her erkeğe farz-ı ayındır. İnanmıyan, önem vermiyen kâfir olur. Öğle namazından daha kuvvetli farzdır. Cuma namazı için, birinci ezânı işiten her müslümanın, işini, alış-verişini bırakıp namaza gitmesi farzdır. Namaz vakti alış-veriş sahîhdir; fakat günâhtır. Cuma namazı nasıl kılınır? Öğle ezânı okununca, hemen dört rek’at Cuma namazının ilk sünneti kılınır. Sonra, câmi’ içinde, ikinci ezân okunur. Sonra hutbe okunur. Sonra, cemâ’at ile iki rek’at Cuma namazının farzı kılınır. Sonra, dört rek’at son sünneti, bundan sonra, dört rek’at, “vaktine yetişip de kılmadığım son öğle namazının farzını kılmaya” diye niyet ederek, zuhr-i ahir (âhır zuhur=son öğle) namazı kılınır. Bundan sonra, iki rek’at vaktin sünneti kılınır. Cumanın farz olmasının şartları nelerdir? Cuma namazının farz olması için, iki türlü şartı vardır: Birincisi “Vücûb şartları”, ikincisi “Edâ şartları”dır. Edâ şartlarından biri noksan olursa, namaz sahîh olmaz. Vücûb şartları bulunmazsa, sahîh olur. Edâ şartları yedidir: 1- Namazı şehirde kılmaktır. Şehir, cemâ’ati, en büyük câmiye sığmayan yer demektir. Bugün, hükümetin tasdik ve kabûl ettiği, muhtarı veya jandarması bulunan köyler ve şimdiki büyük şehirlerin içinde bulunan nâhiyelerin herbiri, konuyla ilgili iki ta’rîfe göre de, Cuma namazı için ayrı birer şehir sayılmaktadır. Böyle köylerde ve nâhiyelerde Cuma ve bayram namazları kılınır. 2- İzin ile kılmaktır. 3- Öğle namazının vaktinde kılmaktır. 4- Vakit içinde hutbe okumaktır. 5- Hutbeyi namazdan önce okumaktır. 6- Cuma namazını cemâ’at ile kılmaktır. Hanefi mezhebine göre, imâmdan başka, 3 erkek yetişir. 7- Câminin herkese açık olmasıdır. Cumanın vücûb şartları dokuzdur. Ya’nî, bir kimseye farz olması için şu dokuz şart lâzımdır: 1- Mukim olmaktır. Seferî olana farz değildir. 2- Sağlam olmaktır. Hastaya ve hastanın yanından ayrılamıyan hasta bakıcıya ve çok ihtiyara farz değildir. 3- Hür olmaktır. 4- Erkek olmaktır. 5- Âkıl ve bâlig olmaktır. 6- Kör olmamaktır. Yolda götüren olsa bile, a’mâya farz değildir. Yardımcısız câmiye gidebilen a’mâya farzdır. 7- Yürüyebilmektir. Felçliye, ayaksıza farz değildir. 8- Mahbûs (hapis) olmamak ve düşman ve zâlimden korkusu olmamaktır. 9- Çok yağmur, kar, fırtına, çamur ve çok soğuk olmamaktır. Cuma hutbesinin hükmü Cuma hutbesini okumak farzdır. Hutbeyi kısa okumak sünnet, uzun okumak ise mekrûhtur. İki kısa hutbe okumak sünnettir. İki hutbe arasında oturmamak günâhtır. İmâm minbere çıkınca, cemâ’atin namaz kılması ve konuşması harâm olur. Cuma günü sünnet olan şeyler Cuma günü yapılması sünnet olan şeylerden ba’zıları şunlardır: Cuma namazı için gusletmek; güzel koku sürünmek; yeni, temiz giyinmek; saç, tırnak kesmek; câmiye erken gitmek sünnettir.
 
 
 
 
 
 
 
KAPAT