BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Kıskanc

Kıskanc

Murat, bu tür bir konuşma beklemiyordu. Dudak büktü. Bir tuhaf oldu. Bir tehdit telefonuna benzemiyordu bunlar. Ama neyin nesiydi? Bu kez şaşırmakla birlikte soruya çevirdi konuşmasını...



Bu defa avukat Murat şoktaydı! Kemal beye göre, telefonu kullanan erkek eşi Berrin’in cep telefonunu da gasp etmiş olmalıydı. Dolayısıyla ona göre konuşmalıydı. -Sen de kimsin be adam? -Sen kimi arıyordun ki karşında? -Sersem! Siz kendinizi ne sanıyorsunuz. Burası dağ başı mı be? -Burası dağ başı değil tabii ki... Ama sizin gibi dağbaşı kanunlarıyla hareket etmek isteyenler işte bazen sert kayaya çarparlar. -Sizin her tarafınız sert olsa ne yazar. Yettiniz be. -Siz diye konuşmayın! Karşınızda babanızın oğlu yok. -Yettiniz be yettiniz artık... Önce işime göz koydunuz. Sonra parama. Sonra da ailemin üzerine geldiniz. Erkekseniz bana gelin; erkekseniz. İşte size adresimi söylüyorum. Murat, bu tür bir konuşma beklemiyordu. Dudak büktü. Bir tuhaf oldu. Bir tehdit telefonuna benzemiyordu bunlar. Ama neyin nesiydi? Bu kez şaşırmakla birlikte soruya çevirdi konuşmasını: -Sen de kimsin be? -Sen bilirsin beni. Rasim beyin köpeği değil misin sen iyi bilirsin. Ben sizin aradığınız Kemal’im Kemal. Anladın mı? Söyleyin karıma ne yaptınız? -Kemal mi? -Evet!.. -Yani siz, Berrin hanımın eşi Kemal misiniz? -Size adresimi de veriyorum sersem. İnanmazsanız ofisimdeyim diyorum Erkekseniz gelin diyorum. Bana gelin. Bu defa Murat şoktaydı. Cep telefonunu kulağından çekip Berrin ve Haluk amcaya dönerek dudaklarını ısırdı: -Arayan Kemal bey galiba. -Ciddi olamazsın, dedi Berrin kısık sesle. -Evet Berrin hanım, galiba kocanız Kemal bey. Berrin omuz silkti. “Hayır konuşmak istemiyorum” dercesine. Murat ne yapacağını bilemezken, Haluk amca ikaz etti: -Konuş oğlum konuş. Bırakma konuş. Murat hemen telefonu kulağına yaklaştırdı ve devam etti: -Kemal bey, biz de sizi şey sandık. -Ne sandınız? -Berrin hanımı rahatsız eden serserilerden biri sandık. -Serseri değilseniz siz kimsiniz öyleyse? -Ben Berrin hanımın avukatıyım. Avukat Murat. -Vay vay vay... Bir avukat, bir müvekkilinin telefonunun alıp kullanacak kadar samimi müvekkilesiyle. Böylesine de ilk defa şahit oluyorum. Bravo beyefendi, sizi tebrik (!) ederim. -Yanlış anlamayın Kemal bey, durum sizin bildiğiniz gibi değil. -Lüfen Berrin hanım oradaysa telefona verir misiniz? -Burada beyefendi. Ama önce bir yanlışı düzeltmeme izin verin lütfen? -Telefonunuzu söyleyin de normal telefondan arayayım. Murat büronun telefonunu söyledi hemen. Kemal bey normal telefondan aradı. Bu kez konuşmalar daha seviyeliydi: -Sizi dinliyorum avukat bey. Düzeltin bakalım hangi yanlışı düzeltecekseniz. -Beyefendi, eşiniz hakkında aklınızdan geçen duygulara hiç gerek yok. Ayrıca ben de evli bir insanım. Yanlış düşüncelere kapılmayın. Bu arada Haluk amca, bıyık altından gülüyordu: “Be acemi avukat, bir de seni o kadının evinde görseydi bu adam ne derdi ha söylesene ne derdi? Ah gidi tecrübesizlik, hey gidi toyluk hey.” Haluk amca böyle düşünürken Murat da, Kemal beye hesap verme psikolojisine girmişti çoktan: -Efendim, aranızda şiddetli bir geçimsizlik olmuş. Bu sebeple eşiniz sizden ayrılmak istiyormuş. -Evet? -Dolayısıyla bize müracaat etti. -Bunun telefonunu sizin kullanma rahatlığıyla ne alakası var? > DEVAMI YARIN
 
 
  • Piyasalar

    Fark %
  • 109330
    % -0.31
  • 3.867
    % -0.62
  • 4.5554
    % -0.6
  • 5.158
    % -1.19
  • 156.209
    % -0.25
 
 
 
 
 
KAPAT