BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > NE İYİ İNSANLARIZ

NE İYİ İNSANLARIZ

Geçen ay Türk sitelerinde bir bilgi dolaşıyordu. Bugüne kadar Türkiye’de “Kürtlerin Türk olduğuna dair” 500’e yakın kitap yayınlanmış. 500 muhterem işini gücünü bırakmış, Kürtlerin de Türk olduğunu ispat etmiş. Çoğumuza garip geliyor ama o zamanlar böyle iddialar revaçtaydı.



Geçen ay Türk sitelerinde bir bilgi dolaşıyordu. Bugüne kadar Türkiye’de “Kürtlerin Türk olduğuna dair” 500’e yakın kitap yayınlanmış. 500 muhterem işini gücünü bırakmış, Kürtlerin de Türk olduğunu ispat etmiş. Çoğumuza garip geliyor ama o zamanlar böyle iddialar revaçtaydı. Şimdi bu sevdadan (veya iyilikten) vazgeçmişe benziyoruz. Fakat, yardımseverlik bizim genlerimizde var. Yeni bir yardım konusunu hemen bulduk. Kürtçe eğitim ve yayın tartışılıyor ya.. Birine (eğitim) olmaz, deyip defteri kapattık. Öbürüne çareler arıyoruz. Bedrettin Dalan, belediye başkanlığının kazandırdığı tecrübe ile Kürtçe ile ancak çoban eğitilebileceğini söylüyor. Çok az kelime varmış.. 700 kelime ile eğitim olmazmış. Bir başka büyüğümüz ise, “Arkadaşlar Kürtçe yayın nasıl olacak? Tek Kürtçe yok ki.. Onlarca lehçesi var.. Üstelik çoğu birbirini anlamaz” diyor. Yahu nasıl yaparsanız yapın, hangi lehçede olursa olsun, kim anlarsa anlasın, demek zor olduğu için iyi insanlar olarak onu da biz dert ediyoruz. Devlet televizyonumuzdan kanal tahsis etmeyi düşünüyoruz. Daha doğrusu kanaldan birini bir-iki saatliğine bu işe ayırabileceğimizi söylüyoruz. Bu işi kendilerine bıraksak ne yapacakları belli olur mu? Bugün kanal açan yarın neler açmaz. Bir zamanların Ankara valisi (Tandoğan), “Bu ülkeye komünizm gelecekse onu da biz getiririz, size ne oluyor?” demişti ya.. Herhalde biz de, “Kürtçe yayın bir ihtiyaç ise onu da biz yaparız, size ne?” diyoruz. ..... Ben bir Türk’üm, dinim cinsim uludur Sinem, özüm ateş ile doludur. İnsan olan vatanının kuludur. Türk evladı evde durmaz giderim. (M. Emin Yurdakul) ..... Nereye gideceğiz abi? NAMLUNUN UCUNDAKİ BANKNOT Birinci Cihan Harbi yıllarında Osmanlı banknotu, İngiliz altını karşısında her geçen gün değer kaybediyormuş. Karargahını Şam’a kuran İttihatçı Cemal Paşa, bütün yabancı tacirleri toplamış, emir vermiş: “ Size bir hafta müddet. Bir hafta içinde bir Osmanlı banknotunu bir İngiliz altını alacak hale getireceksiniz. Yoksa hepinizi sınır dışı ederim.” ..... Hafta dolmadan hepsi varını yoğunu elden çıkarıp göç hazırlığına başlamış. “Peki olan kime olmuş?” faslını hariç tutarsanız keyifli bir iş olduğunu söyleyebilirim. Sonunda don gömlek kalan biz de olsak, ne hikmetse yumruğunu masaya vuran kahramanları çok seviyoruz. Saddam da doların gürültüsüne pabuç bırakmıyor. Karaborsa bir dolara bir çuval dinar verseler de kabadayılığın verdiği haz bir başka oluyor.
KAPAT