BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Kriz bitti mi?

Kriz bitti mi?

TİM Başkanı Satıcı, “Halkı kandırmayın, bugünkü Türkiye, kriz öncesi Türkiye’den daha beter durumda” derken, İTO Başkanı Yıldırım, “Daha da kötüye gidiyoruz” açıklamasını yaptı. ATO Başkanı Aygün de, “Pek çok Türk şirketi haraç mezat satılırken, Derviş bu iddiasını hangi kriterlere dayandırıyor?” diye sordu.



İSTANBUL- Ekonomiden Sorumlu Devlet Bakanı Kemal Derviş’in, önceki gün Washington’daki ABD-Türk Konseyi Konferansı’nda yaptığı konuşmada, “Ekonomik kriz bitti, en kötüyü geride bıraktık” şeklindeki açıklamaları, tartışmalara sebep oldu. Türkiye genelindeki sanayi odaları ve çeşitli sendika ile kuruluşlardan yapılan açıklamalarda ortaya çıkan ortak noktada, ‘Krizin henüz bitmediği’ vurgulanırken, piyasalardaki kıpırdanmaların uzun süren hareketsizliğin neticesi olduğu, Türkiye genelinde halen çok sayıda kişinin işsiz, bir çok kuruluşun da zor durumda olduğuna dikkat çekildi. Açıklamalarda, Türkiye’nin rahatlaması için, siyasetin istikrarlı bir yapıya kavuşması ve ihracatçının önünün açılması gerektiği ayrıca, aşırı değerlenmiş kur, istihdam, pahalı enerji ile yüksek vergi oranları gibi bir çok sıkıntının biran önce çözümlenmesi gerektiğine dikkat çekildi. TİM: Tablo ortada Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) Başkanı Oğuz Satıcı, Türkiye’nin, krize girmeden önceki verilerle karşılaştırıldığında şu anda kriz öncesinden daha kötü bir tabloyla karşı karşıya bulunduğunu savundu. Devlet Bakanı Kemal Dervişin, ‘kriz bitti’ açıklamasını değerlendiren Satıcı, Türkiye’deki gerçeklerin kriter alınması halinde krizin bitmediğinin görüleceğini ifade etti. Üretim ve istihdamın Türkiye’nin tartışması gereken en önemli sorunları olduğunu belirten Satıcı, şöyle konuştu: “(Kriz bitti) deniyor. Kriz döneminde işsiz kalmış milyonlarca insan tekrar işine mi dönüyor? Türkiye’nin iç ve dış borçları düşmeye mi başladı? Türkiye ihracatını ikiye mi katladı? Türkiye büyümeye dönük çalışmalara mı başladı? Yatırım var mı? Türkiye, bugünkü tarihi itibariyle, krize girmeden önceki verilerle karşılaştırıldığında, kriz öncesinden daha kötü bir tabloyla karşı karşıya. Bu şartlarda kriz nasıl yenilmiş oluyor? Bence Türk ekonomisinde girilmiş seferberlik, tamamen yine popülizme kurban edilmeye çalışılıyor.” Sadece geçiştirildi Değerlendirmelere bakıldığında krizin atlatıldığını söylemenin pek mümkün olmadığını belirten Satıcı, “Bu, Türk halkını kandırmak olur. Ama şu konuda mutabık olabiliriz; evet kriz geçiştirilmiştir. Ama bundan sonrası için planlanmış bir program mevcut değil. Türkiye’yi şimdi de geçmiş dönemlerdeki gibi enflasyonla kandırmaya çalışıyoruz” şeklinde konuştu. Türkiye’nin artık bir dolarlık bile borçlanma kapasitesi kalmadığını öne süren TİM Başkanı Satıcı, bu durumda üretim ve ihracattan başka çıkış yolu olmadığını söyledi. Türk-İş: IMF’yle olmaz Türk-İş Genel Başkanı Bayram Meral de, IMF politikalarını eleştirerek, hükümetin başta Petrol Piyasası Yasası olmak üzere IMF’nin isteklerini yerine getirmesi halinde, Türkiye’nin her tarafından yürüyüşe geçeceklerini söylde. Petrol-İş Sendikası Genel Başkanı Mustafa Öztaşkın ile birlikte hükümet tarafından hazırlanan Petrol Piyasası Yasa tasarısı ile ilgili düzenlediği basın toplantısında konuşan Meral, “Çok uluslu şirketlerin karşısında hazırola geçen hükümet, vatandaşına karşı aslan kesilmektedir” dedi. ‘IMF’nin 40 bin kişiyi işsiz bırakırsanız, size 1.1 milyar dolar borç veririz’ sözlerine karşı, ‘ben sizden para istemiyorum. Bu parayı vatandaşımdan bulurum’ diyebilecek bir hükümet ve siyasetçi aradıklarını kaydeden Meral, hükümetin IMF’de olduğu gibi başkasının istediğini yerine getirdiği ve bu güzel devlet müesseselerini ortadan kaldırmak istediği zaman, Türkiye’nin her tarafından yürüyüşe geçeceklerini, yolları kapatacaklarını ve bunun sorumlusunun hükümet olduğunu anlatacaklarını ifade etti. İTO: 22 bin firma batakta İstanbul Ticaret Odası (İTO) Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Yıldırım da, ihracatta ve üretimdeki düşüşe değinerek, “Hâla firmalarımız kapanıyor. Her geçen gün kapanmalara birkaç tane daha ilave oluyor. Şu anda 22 bin firmamız bankaların kıskacı içinde kapanmama mücadelesi veriyor” dedi. Ekonominin iyileştirilmesine yönelik hazırlanan programın uygulanmadığını savunan Yıldırım, şunları kaydetti: “İstanbul Yaklaşımı, Londra Yaklaşımı dediler. Bu olsa olsa Ankara Yaklaşımı olur. Kimse suçu bankaların üzerine atmasın. Bir yıl içinde işletmelerimizin senetleri, çekleri yazıldı. Çekleri, senetleri yazılan firmalara kredi verilmez. Yürürlükteki kanun bu. Veren bankacı hapse girmekle karşı karşıya. Bu durumda (iyileştirme yapalım) denildiğinde lafta kalır. Bunun yasayla yapılması lazım. Önce yasal düzenlemeleri yapalım.” Son günlerde artan banka soygunları ve intiharların yaşanan ekonomik sıkıntıların dışa vurumu olduğunu dile getiren Yıldırım, “Ülke ekonomisi iyiye değil, kötüye gidiyor. ‘Kriz bitti’ demek mümkün değil” diye konuştu. ATO: Nerede bitmiş? Ankara Ticaret Odası (ATO) Başkanı Sinan Aygün ise, ‘Krizden çıktık’ diyenlerin hangi paremetrelere ya da ülkeye baktıklarını sormak gerekir”dedi. Aygün, bir yılda pek çok Türk şirketinin mezata çıkarılmış gibi, pare pare satılmakta olduğunu, korkudan, güvensizlikten yurtdışına sanayi transfer edildiğini kaydetti. “Kriz nerede bitmiş, hangi ülkede bitmiş” diyen Aygün, açıklamasında, şu görüşlere yer verdi: “Mali yükümlülüklerini yerine getiremez duruma düşmüş ekonomik aktörler, fabrika kapılarından icra kapılarına taşınmaktadır. Türk halkının yarısı haciz tehdidi altındadır. Şubat ayında ithalatta yüzde 35 daralma, ihracatta yüzde 13 azalma, turizmde muhtemel bir Irak operasyonu nedeniyle kuşkulu bekleyiş yaşanmaktadır. 2002 yılında beklenen yüzde 3’lük büyüme hedefinin yakalanması bu anlayışla mümkün değildir.” Hak-İş: Bir yıldır yerimizde saydık Hak-İş Genel Başkanı Salim Uslu da yaptığı yazılı açıklamada, Ulusal Programın birinci yılını doldurmasına rağmen öngörülen hedeflerin yakalanamadığını savundu. “Programın bir yılının başarısız olmasının en önemli nedeninin arkasında güçlü bir siyasi iradenin olmayışıdır” diyen Uslu, kamu çalışanlarına ilişkin kimi önemli reformların gerçekleştirildiğini, ancak uygulamadaki sorunların hala sürdüğünü ifade etti. Uslu, IMF’nin çalışmaları hakkında da, “Ekonomik kriz, beceriksiz politikalar ve IMF dayatmalarıyla sessiz bir sosyal patlama yaşayan Türkiye, yeni işten çıkarmalarla adeta kaosa itilmek istenmektedir. IMF’nin ve hükümetin ekonomi politikalarının sosyal boyuttan uzak olduğunu her fırsatta dile getirmemize rağmen bu konuda adım atılmamakta, tersine daha fazla işsiz ve yoksulluk zemini hazırlanarak sosyal patlamanın pimi çekilmek istenmektedir. ‘Derviş Konya’ya gelsin’ Konya Ticaret Odası (KTO) Başkan Vekili Mustafa Kabakçı, ekonomik krizin bitmesinin söz konusu olmadığını, piyasalardaki kıpırdanmanın ise beklemenin verdiği sıkıntıdan kaynaklandığını bildirdi. Bakan Derviş’i Konya’daki sanayi ve ticaret merkezlerine davet eden Kabakçı, “Sayın Bakan gelip gezsin. O zaman kriz devam ediyor mu etmiyor mu daha iyi anlaşılır” dedi. Kabakçı, şunları söyledi: Piyasalarda tıkanıklık devam ediyor. Nakit sıkıntısı had safhada. İşsizlik halen en önemli sorunlardan biri. Birçok firma kapanıyor. Bu durumda krizin bittiğini söylemek mümkün değil” şeklinde konuştu TGSD: Yoğun bakımdayız Türkiye Giyim Sanayicileri Derneği (TGSD) Başkanı Umut Oran da, ekonomik krizin bittiğine inanmadığını söyledi. ülkenin geçen yıl çok önemli bir kriz geçirdiğine işaret ederek, bu krizden dış borçlanma ve ağırlıkla ihracat ile çıkıldığını vurgulayan Oran, 2002 yılında artık dış borçlanma şansı olmadığını, ihracatta da düşüş yaşandığını kaydetti. Oran, “Krizin bittiğine inanmıyorum. Bugünkü gelinen noktada halen bizim hayati tehlikeyi atlatmadığımız ve yoğun bakım ünitesinde olduğumuza inanıyorum” dedi. İhracatçının önündeki engellerin kaldırılmasını isteyen Oran, aşırı değerlenmiş kur, istihdam, vergi, yüksek enerji fiyatları gibi sorunlarının giderilmesi gerektiğini kaydetti.
 
 
 
 
 
 
 
KAPAT