BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Köklere dönüş

Köklere dönüş

"İstanbul Şehir Tiyatroları Türk Temaşa Müzesi" adıyla hizmete başlayan yeni birimin başına yılların tecrübeli ismi Rauf Altıntak getirildi. Altıntak, düzenleyecekleri etkinliklerin yanısıra "Türk tipi aktör" yetiştirileceğini de söyledi.



Ülkemizde sanat adına çok güzel gelişmeler yaşanıyor. Bir yandan gelenek haline gelen İstanbul Film Festivali ve ardından gelecek olan tiyatro, müzik ve caz festivallerine hazırlanırken, gelenekli Türk sanatları da ihmal edilmiyor. Bunun en güzel örneklerinden birini İstanbul Büyükşehir Belediyesi Şehir Tiyatroları verdi. "İstanbul Şehir Tiyatroları Türk Temaşa Müzesi" adıyla hizmete başlayan yeni bir birimle Türk tiyatrosunun klasik ve unutulmaması gereken değerlerini yaşatma, yeniden hatırlatma ve insanların hafızasında güzelliklere kapı aralaması amacıyla girişilen bu işin üstesinden gelebilmek için Türk tiyatrosunun usta isimlerinden yararlanan Şehir Tiyatroları yönetimi, 88 yıldan bu yana sahneye koyduğu oyunlardaki kostümler, fotoğraflar, oyun dekorları, afişler gibi birçok malzemeyi bu müzede sergileyecek. Kostüm sergisi Yılların tecrübeli sanatçısı Rauf Altıntak'ı Geleneksel Türk Tiyatrosu Sorumlu Sergi ve Birim Yönetmeni olarak tayin eden Şehir Tiyatroları Genel Sanat Yönetmeni Şükrü Türen, malzemelerin envanter çalışmasının tamamlanmak üzerine olduğunu ifade ederek, ilk etapta geleneksel tiyatroda önemli bir yeri olan Karagöz, meddah ve ortaoyunundaki malzemelerle bu alanda hizmet veren sanatçıların kostümlerinin belirlendiğini kaydetti. Bu eşyaların, Zübeyde Hanım Sahnesi'nde açılan "Türk Temaşa Sergisi"nde kullanıldığını açıklayan Türen serginin müze için atılan önemli bir adım olduğunu hatırlattı Ertuğrul'un isteği Rauf Altıntak ise, bu çalışmanın Türk tiyatrosuna bir vefa borcu olarak anlaşılması gerektiğinin altını çizerek şunları söyledi: "Tiyatro müzesi geleneği Fransa'da Moliere Müzesi Tiyatrosu, İngiltere'de Shakespeare, İstanbul'da da Genelkurmay Askeri Müze ve Kültür Sitesi'nin Mehteran Bölüğü'nde yaşatılıyor. Ancak burada cansız objeler var fakat zaman zaman canlı teşhir, kostüm ve musıki ile izleniyor. 1974'te Hoca Muhsin Ertuğrul bana böyle bir görev vermişti. 'Biz geçmişimizi değil, Batının tiyatrosu ile ilgilenirken kendi tiyatromuzu unuttuk. Bu bir vefa borcudur. Batıya bakarken kendi malımızı unuttuk' dedi. Biz sağda solda aranırken kendi güzelliklerimizi Yunanlı kaptı. Bugün turistik dünya kenti olan İstanbul'da ne hazindir ki, dünya turistlerine bu temaşayı sergileyecek bir meydan sahnemiz yok. Geleneksel Türk Tiyatrosu Birimi olarak, Türk usulü aktör yetiştirmek için bir taraftan sergi yaptık, diğer yanda iç hizmet eğitimi verecek yapılanmaya gittik. Canlı teşhir ve kostümler, dekorlar sergilemeye çalıştık." Türk tipi aktör Rauf Altıntak, önümüzdeki yıl Tepebaşı TÜYAP Sergi Sarayı'nın olduğu yerde bir mekanın kendilerine verileceğini hatırlatarak, burada Türk Tiyatrosu Tarihi Temaşa Müzesi ve Meydan Sahnesi ve Müze Tiyatrosu'nun kurulacağını da müjdeledi: "O zaman önümüzdeki yıldan itibaren sergi ve müzeyi gezmeye gelen seyirciler meydanda oynanan tarihi oyunları ve Türk üslubu aktörleri görme imkanını bulacaklar. Bugüne kadar Batı üslubu sanatçılar yetiştiren tiyatromuz, hem çağdaş, hem gelenekli üsluba uygun sanatçılarla tanışmış olacak."
 
 
 
 
 
 
 
KAPAT