BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Siyasette hareketlenme erken seçime hazırlık mı?

Siyasette hareketlenme erken seçime hazırlık mı?

Uzun zamandan beri, âdeta üzerine ölü toprağı serpilmiş görüntüsündeki “siyasî arena”da şu sıralar belirli bir hareketlenme var. Acaba bu kıpırdanma bir erken seçim sürecinin başlangıcı olarak değerlendirilebilir mi? Koalisoyn ortaklarına sorarsanız, bunun cevabı derhal “hayır” olacaktır. Ama ülke şartlarına göre değerlendirirseniz cevap olarak evet demek gerekiyor.



Uzun zamandan beri, âdeta üzerine ölü toprağı serpilmiş görüntüsündeki “siyasî arena”da şu sıralar belirli bir hareketlenme var. Acaba bu kıpırdanma bir erken seçim sürecinin başlangıcı olarak değerlendirilebilir mi? Koalisoyn ortaklarına sorarsanız, bunun cevabı derhal “hayır” olacaktır. Ama ülke şartlarına göre değerlendirirseniz cevap olarak evet demek gerekiyor. İşin aslı şu ki, iktidar kanadı da, muhalefet de, ciddi ciddi bir seçim hazırlığına girmiş durumda. “28 Şubat süreci”nin ürünü olan DTP, bugünlerde lider değişikliği hazırlığında. Hem de farklı bir değişiklik. Kısaca “ısmarlama” denilebilecek bir tarz. Türkiye’nin en kıdemli politikacısı (Ecevit’ten de) İsmet Sezgin, her fırsatta “gençlerin önünü açmak için” bunu yaptıklarını, alışılmış konuşma biçiminin tersine akıcı bir şekilde söylüyor! “Şemsiye Partisi”nin yeni lideri olacak olan Mehmet Ali Bayar, nedense daha şimdiden ANAP’ın hedefi oldu. Halbuki bundan DYP’nin daha çok rahatsız olması gerekirdi. Ancak ANAP’ın tersine, Bahçeli de Bayar’ı MHP’ye davet etti!.. Demirel’in eski yardımcısı Nuri Bayar’ın oğlu Mehmet Ali’nin siyasete gelişi ile ilgili çok spekülasyon yapıldı. Daha da devam edecek. Demirel, ismi etrafında yapılan spekülasyonlara şöyle cevap verdi; “Mehmet Ali Bayar’ın gelişinde dahlim yok ama, bilgim var...” Bu açıklama gerçekten doğru! Çünkü, “Demirel İlhan Kesici’nin önünü kesti, Mehmet Ali’ye yol açtı...” şeklindeki iddiaların doğru olmadığını, ben de yaptığım tahkikat sonucu öğrendim. Olayın medyaya yansıma şekli yanlıştı. Evet, DTP’den önce İlhan Kesici’ye bir teklif gitmişti, (Bu teklifin Demirel ile ilgisi yok..) ama Kesici bu çağrıya müsbet cevap vermemişti. Kesici’nin kendisine göre haklı sebepleri var. Bu safhadan sonra Mehmet Ali Bayar ismi gündeme gelmiş. Ama yine Demirel’den değil. Fakat Demirel’in de buna karşı çıkmamış olduğu, dolayısıyla “Onayladığı” emin kaynaklardan edindiğimiz bir diğer malumat. Bana göre DTP’nin yeni makyajı da, Nasrettin Hoca’nın Akşehir Gölü’ne maya çalmasına benziyor. Ya tutarsa! Bu arada uzun sayılabilecek bir müddetten beri çalışmalar yapan Hüsnü Doğan, (siyasetteki lakabı ile “Yetim Hüsnü”nün parti kurma hazırlığı iyice hızlandı. Hüsnü Doğan, Merhum Turgut Özal’a bir dönem en yakın olan, ANAP’ın programını da yazmış olan ağır toplardan. Hali hazırda hukuken siyasi hayatı devam eden partilerin sayısı tam olarak belli olmadığından (!) Doğan’ın kuracağı 25. veya 26. partinin şansı ne olabilir? Elbette ki, Sayın Doğan bazıları gibi tabela partisi kurmak istemez. Kendisi iyi bir hesap adamıdır. Ama işinin kolay olmadığı aşikar. Bakalım nasıl bir oluşum gerçekleşecek... Yalnız bu arada, Devlet Bahçeli’nin “Yeni oluşumlar Demokrasiye zarar vermemeli (!)...” şeklindeki beyanını doğrusu anlayamadım. Yeni partilerin kurulması veya ittifaklara gidilmesi, demokrasiye nasıl zarar verir? İzaha muhtaç bir ifade. Erbakan ve Erdoğan meselesine gelince, bu ikisi hakkındaki kaset stoku ve davalar bitecek gibi görünmüyor! Erbakan için şu gün bir değerlendirme yapmak istemiyorum. Belki başka bir gün. Ama Tayyip Erdoğan hakkındaki kaset ve dava sayısı arttıkça; popülaritesi, yani anketlerdeki destek oranı yükseliyor. Bu da hem siyasi, hem de siyasi olmayan çevreleri düşündürüyor. Düşündürdükçe sinirlendiriyor, sinirlendirdikçe de yanlış yaptırıyor!..
 
 
 
 
 
 
 
KAPAT