BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Özür dilemek fazilettir

Özür dilemek fazilettir

Biz, dürüstlüğü esas alan bir gazeteyiz. Hiçbir sebep, doğru olmayan bir haberi yayınlamamızı sağlayamaz. Ancak, bütün iyi niyetimize rağmen, bizim dışımızdaki sebeplerden dolayı bazen biz de hata yapabiliriz. Yani ‘yalan’ haber bizim semtimize yaklaşamaz, ama baş döndüren bir süratle cereyan eden gazetecilikte ‘yanlış’ haber kullanmamız mümkündür.



Biz, dürüstlüğü esas alan bir gazeteyiz. Hiçbir sebep, doğru olmayan bir haberi yayınlamamızı sağlayamaz. Ancak, bütün iyi niyetimize rağmen, bizim dışımızdaki sebeplerden dolayı bazen biz de hata yapabiliriz. Yani ‘yalan’ haber bizim semtimize yaklaşamaz, ama baş döndüren bir süratle cereyan eden gazetecilikte ‘yanlış’ haber kullanmamız mümkündür. Bir olayın ayrıntılarını, çok kısa bir zamanda ve doğru olarak öğrenerek gazeteye aktarmak zorundasınız. “Al eline kalemi, yaz aklına geleni” mantığıyla çalışan ‘mirasyedi’ gazeteciler yüzünden basın mensubunun ‘öcü’ gibi görüldüğü bir ortamda, çoğu zaman ilgililerden bilgi almak mümkün olmamaktadır. Bazen de ilk etapta alınıp baskıya gönderilen bilgiler, ilerleyen saatlerde değişebilmektedir. Benzer zorlukları ajanslar da yaşamakta ve istemeyerek de olsa yanlış haber kullanmanıza sebep olmaktadır. Bu yanlışlıklardan mustarip olan üçüncü kişi ve kurumların muhatabı ise yine gazetedir. Problem yok Meseleye sadece hukuki açıdan bakacak olursanız endişe edecek bir durum yok. Zira, diyelim ki bir gazetede sizi mağdur eden yanlış bir haber yayınlandı. Siz de uzun bir macerayı göze alarak mahkemeye başvurdunuz... Hatta sabrınız ve paranız tükenmeden mahkeme sonuçlandı. Üstelik de kazanan taraf siz oldunuz. Kusura bakmayın ama aslında bir şey kazanmadınız. Çünkü, ‘sizi bitiren’ yanlışlık, bir gazetenin ‘gizli’ bir köşesinde, minicik harflerle ‘düzeltilir’(!). Gözünüz kesiyorsa ‘düzeltme’nin de düzeltilmesi için mahkemeye başvurabilirsiniz. Aslında var... Meseleye sadece kanun açısından bakmıyorsanız, kul hakkına saygılı olmaya çalışıyorsanız, kısaca vicdanınız varsa, birisi hakkında yanlış bir haber verdiğiniz zaman gece uykunuzu dahi kaçıran bir rahatsızlık duyarsınız. Bilmeyerek de olsa yaptığınız hatanın vahametini anlamak için; bir haberiniz yüzünden işini, eşini, dostunu en kötüsü de itibarını kaybeden kişinin yerine kendinizi koymanız kâfidir. O zaman çoğu mağdurun, göze alsa bile sonuç alamadığı hukuki yol sizin için hiçbir şey ifade etmez. Biz, yanlış haber vermemek için birçok doğru haberi bile yayınlamaktan imtina eden bir gazeteyiz. Ama camiada en fazla “Düzeltme” yayınlayan gazete de biziz. Çünkü, yayınladığımız bir haberde, istemeyerek de olsa bir yanlışlık yapmışsak; haberi hangi kaynaktan aldığımıza bakmadan hemen ertesi günü bu hatayı “düzeltiriz” ve muhatabımızdan özür dileriz. Nasıl bir güven? Eğer, düzeltme için mahkeme kararını esas alıyorsanız, yok denecek kadar az düzeltme yapmakla övünebilir bunu da ‘basında güven’in göstergesi sayabilirsiniz. Böyle bir dünyada biz yine farklı düşünüyor ve özür dileyebildiğimiz için övünüyoruz. Çünkü, aynı kaynaktan gelen haberin, yanlış olduğu anlaşılınca biz düzeltip özür diliyoruz, diğer gazeteler ise yolunu gösterdikleri mahkemelerin kalabalık koridorlarında ‘unutturmak’la övünüyor. İşte fark burada... *** Görüşmek üzere...
 
 
 
 
 
 
 
KAPAT