BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Haziran 2018 Cumhurbaşkanlığı ve Meclis

Seçim sonuçlarını görmek için tıklayın.
Anasayfa > Haber > İlk cihat eden o oldu

İlk cihat eden o oldu

Sa'd bin Ebî Vakkâs hazretleri, on yedi yaşındayken bir gece değişik bir rüya gördü. Rüyasında zifiri bir karanlığın ortasındaydı. Çaresiz bir haldeyken, birden ortalık aydınlanmaya başladı. Sonra nur saçan bir ay doğdu. Ayın doğduğu tarafa doğru ilerlemeye başladı. Bir müddet ilerledikten sonra birkaç kişi gördü. Dikkatlice baktığında, önlerinde Hazret-i Ebû Bekir, onun arkasında Zeyd bin Hârise ve Hazret-i Ali vardı.



Onlara, "Siz buraya ne zaman geldiniz?" dedi. "Yeni geldik. İstersen seni de aramıza alalım. Aydınlığa beraber gidelim." dediler. Sabahleyin bu rüyayı hatırlayınca, çok şaşırdı. Üç gün bunu tabir etmeye çalıştı. Sonunda bir netice çıkartamayıp, Hazret-i Ebû Bekir'in yanına gitti. Ona gördüğü rüyanın tabirini sordu. Hazret-i Ebû Bekir bunun üzerine, "Gel benimle, seni cihânı aydınlatan nura götüreyim! Rüyanın tabiri budur." dedi. Sonra beraberce, Peygamber efendimizin huzuruna gittiler. Peygamber efendimiz, kendisine kelime-i şehâdet getirmesini emir buyurdu. O da Resûlullah'ın huzurunda Müslüman oldu. Sa'd bin Ebî Vakkâs hazretleri, Eshâb-ı kirâmın en cesur ve kahramanlarındandı. Hazret-i Sa'd; heybetli, orta boyda, esmer tenli, cesur, sözü, özü doğru büyük bir zattı. Çok cömertti. Sadeliği severdi. İslamiyet'in ilk yıllarında, Müslümanlar, müşriklerden çok ezâ ve cefâ görüyor, ibadetlerini rahat bir şekilde yapamıyorlardı. Bir gün Hazret-i Sa'd ile birkaç sahabi, bir vadide namaz kılıyorlardı. Bu sırada, müşriklerin azılılarından bazıları, kendileri ile alay ve hakaret etmeye başladılar. Bunun üzerine Sa'd bin Ebî Vakkâs, müşriklerin üzerine yürümek zorunda kaldı. Eline geçirdiği bir deve kemiği ile, müşriklerin elebaşısının kafasını yardı. Böylece, "Allah yolunda, ilk müşrik kanı döken sahabi" ünvanını kazandı. Resûlullah efendimiz bir gün gazvelerin birinde, geceleyin Medine'ye dönüp geldiğinde; "Ne olurdu, sâlih bir kimse beni korumayı üzerine alsaydı!" buyurdu. Birden bir silah sesi duyuldu. "Bu kimdir?" buyurdu. "Benim, Sa'd bin Ebî Vakkas." dedi. Peygamberimiz; "Seni buraya getiren şey nedir?" buyurdu. Hazret-i Sa'd, "İçimden bir ses, Resûlullah yalnızdır, korkarım ki, din düşmanları O'na bir sıkıntı ve eziyet verirler." dedi. Bunun için O'nu korumaya ve hizmetine geldim. Bunun üzerine Resûlullah ona dua etti ve uyudu." Sa'd bin Ebî Vakkâs, Peygamberimize annesi tarafından dayı olurdu. Bunun için Peygamberimiz ona, "Bu benim dayımdır. Böyle bir dayısı olan varsa bana göstersin" diyerek iltifatlarda bulunurdu. Sa'd bin Ebî Vakkâs, Uhut Harbinde Müslümanların sıkışık durumlarında büyük bir metanetle çarpışmış, Peygamberimizin yanından hiç ayrılmamıştı. Hazret-i Sa'd ok atmakta çok mahâretliydi. Her attığı ok isâbet ediyordu. İslamiyet'te Allah yolunda ilk ok atan sahabi olup, okçuların reisiydi. Uhut Harbinde, binden fazla ok attı. Peygamberimiz tarafından büyük iltifatlara ve dualara mazhar oldu. Peygamberimiz ona, ok atarken; "At yâ Sa'd! Anam, babam sana fedâ olsun." diye buyurmuş, her ok atışında; "İlâhi bu senin okundur. Atışını doğrult." "Allah'ım sana dua ettiğinde Sa'd'ın duasını kabul eyle." diye dua etmişti. Uhud savaşında bir ara müşrikler Uhud dağına tırmanmaya başlayınca, Resûlullah efendimiz, yanında bulunan Hazret-i Sa'd'a, "Onları geri çevir!" buyurdu. Hazret-i Sa'd, Resûlallah'a yanında bir tek oku kaldığını söylemesi üzerine Peygamber efendimiz emrini üç kere tekrarladı. Bundan sonrasını Hazret-i Sa'd şöyle anlatır, "Çantamda kalan bir oku aldım ve müşriklerden birine atıp öldürdüm. Sonra ok çantama el attığımda bir ok buldum. Baktığımda az önce attığım oktu. Onu tekrar atıp başka birini öldürdüm. Sonra bir daha baktığımda yine aynı oku buldum. Onu da atıp yine birini öldürdüm. Birkaç defa aynı şekilde oku attım. Bu durumu gören müşrikler, tırmanmaktan vazgeçerek geri döndüler. Ben de kendi kendime, "Bu mübârek bir oktur" dedim ve bu oku hep yanımda taşıdım." Rivâyete göre Hazret-i Sa'd bu oku attıkça, bembeyaz yüzlü mübârek bir zat, bu oku geri getiriyordu. Hazret-i Sa'd der ki: "Uhud'da Resûlullah'ın sağında ve solunda beyaz elbiseli iki kişi gördüm ki, onlar en şiddetli şekilde çarpışıyorlardı. Onları ne daha önce, ne de daha sonra gördüm." Kıyamete kadar devam edecek olan cihat hareketi için, Müslümanları taciz eden kâfirlere saldırarak ilk kanı akıtan, yine Medine döneminin başlarında kâfirlere karşı ilk oku atan o mübarek insan, hayatının sonlarına doğru Medine'ye yakın Akik denilen yerde hastalandı ve orada 675 yılında vefat etti. Mübârek cesedi Medîne-i münevvereye götürüldü. Vasiyetine uyularak Bedir harbinde giymiş olduğu elbisesi ile defnedildi.
 
 
 
 
 
 
 
Reklamı Geç
KAPAT