BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Haziran 2018 Cumhurbaşkanlığı ve Meclis

Seçim sonuçlarını görmek için tıklayın.
Anasayfa > Haber > MAKAM ARACI SALTANATI

MAKAM ARACI SALTANATI

Kamu kurumlarında 90.000 makam otomobili varmış.Bir kısmı hizmet aracı olarak görünüyor ama onlar da makam aracı olarak kullanılıyor. İlgili bakan, “kullanıma bir sınırlama getireceğiz” diyor. Sınırlamak çözüm mü?



Kamu kurumlarında 90.000 makam otomobili varmış. Bir kısmı hizmet aracı olarak görünüyor ama onlar da makam aracı olarak kullanılıyor. İlgili bakan, “kullanıma bir sınırlama getireceğiz” diyor. Sınırlamak çözüm mü? Bence değil.. Her zaman olduğu gibi üç tane satılır, beş tane alınır. İşe sadece makam otomobili olarak bakınca yekun tutmuyor. Bunların bir de sürücüleri var.. 90.000 tane şoför. Kulakları çınlasın, Osman Altuğ Hoca, yıllar önce kamudaki araçların yakıt tüketim ortalamasının sabahtan akşama kadar fır dönen taksilerden fazla olduğunu söylemişti. Taksilerde ortalama günlük tüketim 28 litre.. Kamudaki araçlarda 32 litre. Bir otonun bir günde 32 litre yakıt tüketebilmesi için 320 kilometre yol yapması lazım. Bir de bu hesaba katılmayan yerel yönetimler var. Bakıyorsunuz küçük bir beldenin belediye başkanı bile 6 silindirli araçla dolaşıyor. İhtiyaç mı? Değil ama bu curcunada ne anlatmak ne de önlemek mümkün. Kullanıma sınır getirirsiniz, başka çıkış yolları bulurlar. Galiba çözüm belli başlı kişiler dışında (ki bunların sayısı 1500-2000’i geçmez) kalanlara otomobil tahsis etmek yerine yol parası vermek. Bu rakam maaşı kadar dahi olsa toplam harcama bugünkü rakamlara ulaşamaz. Bir de hizmet araçlarının amacı dışında kullanımı var ki, onu bugünün şartlarında önlemek çok kolay değil. İYİ HABER Kopenhag’tan iyi haber bekliyoruz. Peki bizim için iyi haber ne? Pek seslendirilmese de galiba 2005’ten önceki her tarih iyi haber. Bütün bunlara rağmen ben AB’ye girebileceğimize (Daha doğrusu gireceğimize) ihtimal vermiyorum. İşi aldatmak, aldatılmak olarak da görmüyorum. Bundan, milliyetçiliği kimseye bırakmayanların dediği gibi, “bizi almayacaklar boşuna uyum muyum paketleriyle uğraşmayalım” gibi bir anlam da çıkarmıyorum. Biz kendi insanımız için ,”uyum kriterleri” adı altında da olsa her türlü düzenlemeyi yapalım. Hiç olmazsa AB bahanesiyle herkesi ve her kurumu yerli yerine oturturuz. AB’ye girmesek de bu bir kayıp değildir. Kimbilir, bakarsınız yakın bir gelecekte AB’den çok daha iyi kapılar açılır.
 
 
 
 
 
 
 
Reklamı Geç
KAPAT