BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > ÖZGÜR ÇOCUK (Yarısı Bizden Kampanyası)

ÖZGÜR ÇOCUK (Yarısı Bizden Kampanyası)

Farzedin ki bir partinin kongre delegesisiniz. Başkan seçeceksiniz. Üç beş tane aday var, bunlardan birini seçmeniz lazım. Kriteriniz ne olacak? Bu işi hangisi iyi yapar mı, benim için hangisi iyi olur mu, yoksa rüzgarın estiği taraftaki mi? Çok iyi niyetli bir delege olarak, "Hangisi iyi yapar?"ı esas alsanız dahi, hangisinin iyi yapacağını nereden bileceksiniz?



Farzedin ki bir partinin kongre delegesisiniz. Başkan seçeceksiniz. Üç beş tane aday var, bunlardan birini seçmeniz lazım. Kriteriniz ne olacak? Bu işi hangisi iyi yapar mı, benim için hangisi iyi olur mu, yoksa rüzgarın estiği taraftaki mi? Çok iyi niyetli bir delege olarak, "Hangisi iyi yapar?"ı esas alsanız dahi, hangisinin iyi yapacağını nereden bileceksiniz? -Efendim ben tanıyorum.. Tanımak ne demek? Hepsinin her özelliğini önünüze serseler yine de çıkamazsınız işin içinden. ...... Tadı kaçmış olsa da hâlâ ekranlar da gece yarılarına kadar eski yeni siyasilerin de katıldığı hararetli tartışmalar olur. Ben o tartışmalarda insanların ne söylediğinden ziyade nasıl söylediğine dikkat ederim. Misal: Milliyetçi bir partinin şimdi eski olan bir milletvekili konuşurken hep korkarım. Şöyle bir zanna kapılırım: Bu adam, ekranı parçalayıp gırtlağıma sarılacak. Benim için duygusal da olsa kriter budur. Yahut falanca, partinin başkan adaylarından bazıları ile salonda karşılaşsam ellerini sıkarken tedirgin olurum. İri yarı, siyah elbiseli, siyah gözlüklü adamların kuytu bir köşede başka yerimi sıkmalarından korkarım. Filanca aday.. elini sıkarken tedirginlik duyar mıyım, hayır. O halde oy verebilirim. Beni korkutan adamlara bu derdimi açsam, "Biz ne yaptıysak millet için, devlet için yaptık.. merhamet bizde.. adalet bizde" derler, bu, "ayak altında dolaşma ezilirsin" anlamına gelir. O kadarını anlayabiliyorum yani.. GÖZÜ TOK ADAM Çok istisna makamlar vardır, devlet başkanlığı gibi, başbakanlık gibi.. Bu ikisi dışında kalan yerler için gelenlerin ne kadar faydalı olabilecekleri -veya faydalanabileceklerini- anlamak için adamların hayatındaki değişikliğe bakmak lazım. Belediye başkanı olmadan önce nasıl yaşıyordu, olduktan sonra nasıl yaşıyor, gittikten sonra nasıl yaşayacak. Bizde göreve gelenlerin önceki hayat tarzları ve standartları ile arada uçurum oluşuyor. "Burada nasıl faydalı olabilirim?" merhalesine gelinceye kadar çok zayiat veriliyor. Ve çoğu için çok sonra gördüğü şatafat standartlarını nasıl hep muhafaza edebilirim endişesi başlıyor.
 
 
 
 
 
 
 
Reklamı Geç
KAPAT