BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Bush’un savaşı gün sayıyor

Bush’un savaşı gün sayıyor

Bush’un savaşı başlıyor. ABD Irak’a savaş konusundaki hazırlıklarını hızlandırdı. Washington Post ve New York Times gibi gazeteler ile başta CNN olmak üzere Amerikan televizyonları, Bush’un savaşıyla ilgili haber ve yorumlarla dolu. Tekrar etmekte fayda var. Bu savaşın önlenmesinde ne BM Güvenlik Konseyi ne de AB’de başını Almanya ve Fransa’nın çektiği karşı çıkan ülkelerin bir gücü var. Karşı çıkmalar mırıldanma ve mızmızlanma hükmünde. Maalesef Bush’a fren olacak “muktedir” bir durumda değiller! Kimden yanasın sıkıştırması Başkan Bush, 5 Kasım kısmi seçimleri öncesinde rakibi Demokratları bile, “Bizden mi Saddam’dan mı yanasınız?” diyerek köşeye sıkıştırmasını bildi. Bush’a, bu tehlikeli sonuçlar doğuracak savaşta fren olabilecek iç dinamikler, bu sıkıştırma ile etkisiz hale getirildi. Demokratlar seçim korkusuyla sindiler. Ardından da Bush’un partisi Cumhuriyetçiler, hem Temsilciler Meclisi’nde hem Senato’da sürpriz bir şekilde çoğunluğu sağladılar. Böylece Irak’a operasyon konusunda en önemli viraj dönüldü. Başkan Bush frensiz kaldıktan sonra, şahinlerine tam teslim olarak, Irak savaşı için resmen düğmeye bastı. Hazırlıklar hızlandı gerekçe tamam Bu kış bitmeden, en geç Şubat ayında Irak’a müdahale edilecek. Bu savaşta en az 250 bin Amerikan askeri görev yapacak. ABD’nin halen Körfez’de 60 bin askeri bulunuyor. Bu bölgeye intikal ettirilecek 50 bin kişilik ikinci asker grubu da yola çıkmak üzere. Öte yandan Başkan Bush öncelik sağlık görevlilerinde olmak üzere, Körfez’e gönderilecek kara askerlerinin, biyolojik-kimyasal silahlara karşı hemen aşılanmaya başlanmasını emretti. Bush, Irak’a operasyon için, BM’den ayrı bir karar daha çıkartmayacak. Halen Irak’ta bulunan BM denetçilerinin çalışmalarının bitmesinden sonra, “Irak’ı kitle imha silahlarından arındırmak üzere, ABD ve müttefikleri Irak’a savaş açmışlardır!” diyecek. BM Denetçileri, “Irak’ta kitle imha silahı yok!” bile deseler, “Saddam’ın silah bildiriminin yanlış olduğunu ve elinde Irak’ta kitle imha silahları bulunduğuna dair yeterli delillerin varlığını” gerekçe yaparak harekatı başlatacak BM Güvenlik Konseyi’nin daha önce aldığı 1441 sayılı kararı çerçevesinde “Irak’a müdahale hakkının doğduğunu belirtmeyi” yeterli sayacak! Türkiye’nin durumu Türkiye istemese de, bu harekata fiilen katılacak ve destek verecek! ABD yaz aylarından beri Türkiye’den Irak’a müdahale için ne istediğini açık açık belirtti. Şöyle bir sipariş listesi sundu: “-Kuzeyden açmayı planladığı cephe için onbinlerece Amerikan askerinin Türkiye’de konuşlanması ve buradan bölgeye intikali. -Kullanmak istediği havaalanı ve limanlar ile üslerin listesi. -Türkiye’den lojistik destek talebi. -Hava sahasının kullanılması. -Mülteciler için gecici barınma.” Bu talepler konusunda aylardır Washington ve Ankara’da “istişareler” yapılmaktaydı. Askeri ve sivil heyetler arası görüşmelerde bu talepler en ince ayrıntısına kadar ele alındı. Doğrudur; Türkiye, bu savaşı istemiyor. Ayrıca Kuzey Irak’ta Kürt Devleti kurulması dahil olmak üzere birçok endişesi var. Müdahalenin Türkiye’ye ağır ekonomik faturası da cabası. Ama bunlar, ABD’yi durdurmak için yeterli değil! Üstelik, zararlarımızın karşılanması konusunda bir “taahhüt” de yok! Sadece Saddam sonrası Irak’ın imarında Türk müteahhitlerine iş, bir de Irak’ın zengin petrollerinden küçük bir pay verilmesi temennisi var. Yani Irak savaşı kaçınılmaz! Zararlarımızın karşılanması için de sadece “temenniler” sözkonusu. Bindik bir alâmete, gidiyoruz kıyamete! Haydi hayırlısı!



Bush’un savaşı başlıyor. ABD Irak’a savaş konusundaki hazırlıklarını hızlandırdı. Washington Post ve New York Times gibi gazeteler ile başta CNN olmak üzere Amerikan televizyonları, Bush’un savaşıyla ilgili haber ve yorumlarla dolu. Tekrar etmekte fayda var. Bu savaşın önlenmesinde ne BM Güvenlik Konseyi ne de AB’de başını Almanya ve Fransa’nın çektiği karşı çıkan ülkelerin bir gücü var. Karşı çıkmalar mırıldanma ve mızmızlanma hükmünde. Maalesef Bush’a fren olacak “muktedir” bir durumda değiller! Kimden yanasın sıkıştırması Başkan Bush, 5 Kasım kısmi seçimleri öncesinde rakibi Demokratları bile, “Bizden mi Saddam’dan mı yanasınız?” diyerek köşeye sıkıştırmasını bildi. Bush’a, bu tehlikeli sonuçlar doğuracak savaşta fren olabilecek iç dinamikler, bu sıkıştırma ile etkisiz hale getirildi. Demokratlar seçim korkusuyla sindiler. Ardından da Bush’un partisi Cumhuriyetçiler, hem Temsilciler Meclisi’nde hem Senato’da sürpriz bir şekilde çoğunluğu sağladılar. Böylece Irak’a operasyon konusunda en önemli viraj dönüldü. Başkan Bush frensiz kaldıktan sonra, şahinlerine tam teslim olarak, Irak savaşı için resmen düğmeye bastı. Hazırlıklar hızlandı gerekçe tamam Bu kış bitmeden, en geç Şubat ayında Irak’a müdahale edilecek. Bu savaşta en az 250 bin Amerikan askeri görev yapacak. ABD’nin halen Körfez’de 60 bin askeri bulunuyor. Bu bölgeye intikal ettirilecek 50 bin kişilik ikinci asker grubu da yola çıkmak üzere. Öte yandan Başkan Bush öncelik sağlık görevlilerinde olmak üzere, Körfez’e gönderilecek kara askerlerinin, biyolojik-kimyasal silahlara karşı hemen aşılanmaya başlanmasını emretti. Bush, Irak’a operasyon için, BM’den ayrı bir karar daha çıkartmayacak. Halen Irak’ta bulunan BM denetçilerinin çalışmalarının bitmesinden sonra, “Irak’ı kitle imha silahlarından arındırmak üzere, ABD ve müttefikleri Irak’a savaş açmışlardır!” diyecek. BM Denetçileri, “Irak’ta kitle imha silahı yok!” bile deseler, “Saddam’ın silah bildiriminin yanlış olduğunu ve elinde Irak’ta kitle imha silahları bulunduğuna dair yeterli delillerin varlığını” gerekçe yaparak harekatı başlatacak BM Güvenlik Konseyi’nin daha önce aldığı 1441 sayılı kararı çerçevesinde “Irak’a müdahale hakkının doğduğunu belirtmeyi” yeterli sayacak! Türkiye’nin durumu Türkiye istemese de, bu harekata fiilen katılacak ve destek verecek! ABD yaz aylarından beri Türkiye’den Irak’a müdahale için ne istediğini açık açık belirtti. Şöyle bir sipariş listesi sundu: “-Kuzeyden açmayı planladığı cephe için onbinlerece Amerikan askerinin Türkiye’de konuşlanması ve buradan bölgeye intikali. -Kullanmak istediği havaalanı ve limanlar ile üslerin listesi. -Türkiye’den lojistik destek talebi. -Hava sahasının kullanılması. -Mülteciler için gecici barınma.” Bu talepler konusunda aylardır Washington ve Ankara’da “istişareler” yapılmaktaydı. Askeri ve sivil heyetler arası görüşmelerde bu talepler en ince ayrıntısına kadar ele alındı. Doğrudur; Türkiye, bu savaşı istemiyor. Ayrıca Kuzey Irak’ta Kürt Devleti kurulması dahil olmak üzere birçok endişesi var. Müdahalenin Türkiye’ye ağır ekonomik faturası da cabası. Ama bunlar, ABD’yi durdurmak için yeterli değil! Üstelik, zararlarımızın karşılanması konusunda bir “taahhüt” de yok! Sadece Saddam sonrası Irak’ın imarında Türk müteahhitlerine iş, bir de Irak’ın zengin petrollerinden küçük bir pay verilmesi temennisi var. Yani Irak savaşı kaçınılmaz! Zararlarımızın karşılanması için de sadece “temenniler” sözkonusu. Bindik bir alâmete, gidiyoruz kıyamete! Haydi hayırlısı!
 
 
 
 
 
 
 
Reklamı Geç
KAPAT