BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Haziran 2018 Cumhurbaşkanlığı ve Meclis

Seçim sonuçlarını görmek için tıklayın.
Anasayfa > Haber > Kazanın sebebi pilotaj hatası

Kazanın sebebi pilotaj hatası

Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım, Diyarbakır’da 76 kişinin ölümüne sebep olan uçak kazasının pilotaj hatasından meydana gelmiş olabileceğini söyledi



ANKARA (İHA) - Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım, Diyarbakır’da meydana gelen ve 76 kişinin ölümüne 5 kişinin yaralanmasına sebep olan uçak kazasının ardından edinilen ilk bulgulara dayanarak kazanın pilotaj hatasından meydana gelmiş olabileceğini söyledi. Bakan Yıldırım, konu ile ilgili düzenlediği basın toplantısında, kazanın hemen ardından kurulan Kaza Kırım Ekibi’nin, kazayla ilgili incelemelere başladığını, düşen RJ-100 tipi uçağın ait olduğu İngiltere menşeli firmanın yetkililerinin de bölgeye gelerek ekibe dahil olduklarını bildirdi. Yıldırım, kaza yapan uçağın 23 Mart 1994 tarihinde Türk Hava Yolları filosuna dahil olduğunu belirterek, halen 11 adet RJ tipi uçağın filoda faaliyet gösterdiğini söyledi. Yıldırım, Kaza Kırım Ekibi’nin kazanın sebebi ile ilgili araştırmaları ışığında Uçuş Kayıt Veri cihazı (FDR) ve Kokpit Ses Kayıt cihazı (CVR)’nın uçak enkazından çıkarıldığını belirtti. Uçuş Kayıt Veri cihazının, heyet tarafından labarotuvarda çözüldüğünü ifade eden Yıldırım, pilot ve kule arasındaki konuşmalardan, iniş sırasında pilotların uçağın bulunduğu pozisyon hakkında tam olarak bilgi sahibi olmadıklarının ortaya çıktığını bildirdi. “Minimum alçalma irtifasına gelmesine rağmen pistin pilotlar tarafından fark edilmediği anlaşıldı. Edinilen kayıtlarda pilotların radardan yardım talebinin de olmadığı anlaşıldı” diyen Bakan Yıldırım, uçağın inişe geçtiği sırada, meteorolojinin raporuna rağmen pistin sol kısmında lokal sis oluştuğunu bildirerek, görüş mesafesinin 300 metreye kadar düştüğünü söyledi. Yıldırım, uçak enkazından alınan parçaların, uçağın düşüş sebenine ışık tutması bakımında elde tutulduğunu belirterek, söz konusu olayla ilgili araştırmaların devam ettiğini, ancak kaza raporunun oluşturulmasının zaman alacağını bildirdi. Ölüme adım adım İSTANBUL - İstanbul-Diyarbakır seferini yaptığı sırada Diyarbakır havaalanına çakılan uçakta hayatını kaybeden 75 yolcunun, uçağa binmeden önceki son görüntüleri acıların bir kez daha tazelenmesine neden oldu. Türk basınında sadece TGRT Ana Haber’de dün akşam yayınlanan görüntüler, yolcu ve mürettebatın güle oynaya uçağa bindiğini ortaya koyuyor. 9 Ocak 2003 saat 18.00’de çekilen 303 nolu güvenlik kamerasındaki görüntülere göre, uçak mürettebatı ve yolcular oldukça neşeli görünüyorlar. TK 634 sayılı Diyarbakır uçağı’na binmek için gelen yolcular, birazdan kendilerini ölüme götürecek uçağa doğru adım adım yaklaşıyorlar. Bu sırada bazı yolcuların şakalaştıkları gözlerden kaçmıyor. Görüntülerin dökümüne göre, havaalanında yapılan bir anonsla Diyarbakır yolcularının uçağa geçmek üzere çıkış kapısına gitmeleri isteniyor. Saat 18.01’e ait görüntüler, İstanbul Atatürk Havalimanı’nın 303 numaralı güvenlik kamerası, boş merdivenlere sahip çıkış kapısını gösteriyor. Az sonra ise, yolcular birer birer merdivenlerden inmeye başlıyor. Güvenlik kamerasının 18.02’te kaydettiği görüntüde 3 kişi bulunuyor. Acıları tazeleyen görüntülerin birinde, bir yolcu yer alıyor ve elinde yemek tepsisi taşıyor. Yanındaki arkadaşıyla birlikte bu yediklerinin son yemek olduğunu bilmeden uçağa ilerliyorlar. Bir dakika sonrasında, Saat 18.03’te merdivenin başında 4 yolcu daha görünüyor. Yolculardan ikisi kadın. Kendi aralarında sohbet ediyorlar. Biri kazadan sağ kurtulan Aliye İl’e benziyor... Onların hemen arkasından bir kişi daha geliyor. Son bir kez daha biletini kontrol ediyor. Kestirdiği biletin ölüme giden bilet olduğu aklına bile gelmiyor... Aradan 5 dakika geçiyor... Bir yolcu daha geliyor. Kucağında bebeğini diğer elinde ise bir çanta taşıyor. Bebek kazada ölen İrem bebek.... Dakikalar geçiyor... Uçağın kalkmasına az bir zaman kala, bur yolcu koşar adımlarla geliyor. Geç kaldım endişesiyle kapıya doğru koşuyor... O da aslında ölüme koştuğunun farkında bile değil... Tüm yolcular 383 numaralı güvenlik kamerasının önünden geçtikten sonra uçaktaki yerini alıyor. RJ-100 tipi Konya isimli uçak Diyarbakır’a doğru havalanıyor. Sonrası ise acı ve gözyaşı... Bakan Aksu: MI 5 ajanı sadece iddia DİYARBAKIR (İHA)- Diyarbakır’daki uçak kazasının ardından 2 İngiliz vatandaşının MI 5 ajanı olduğu yönündeki iddiaları cevaplayan İçişleri Bakanı Abdülkadir Aksu, “Bunlar sadece bir iddia” dedi. Mardin’den karayoluyla Diyarbakır’a gelen İçişleri Bakanı Abdülkadir Aksu, ilk olarak AK Parti Diyarbakır İl Başkanlığı’na gitti. İl başkanlığında hemşehrileri tarafından yoğun bir ilgi ile karşılanan Bakan Aksu, burada basın mensuplarının sorularını cevaplandırdı. Uçak kazasıyla ilgili gelişmeleri yurt dışından sürekli takip ettiğini belirten İçişleri Bakanı Aksu, “Gecikmelerden dolayı da olsa üzücü kazadan hemşehrilerimizin acılarını paylaşmak için buradayım. Dilerim bir daha böyle bir olay yaşanmaz” diye konuştu. Teknik çalışmalar sürüyor Basın mensuplarının, kaza yapan uçakta İngiliz MI 5 ajanlarının bulunduğu şeklindeki iddiaları hatırlatması üzerine Bakan Aksu, “Bunlar sadece bir iddia. Bize öyle bir bilgi ulaşmadı. ILS konusunda ise arkadaşlarımız teknik çalışmalarını sürdürüyorlar. Kara kutu inceleniyor. Başta Diyarbakır olmak üzere, ülkedeki tüm havaalanlarında uçuş güvenliği için tedbirlerin alınması konusunda gerekli çalışmalar yapılacaktır. THY dünyanın sayılı ve güvenilir kuruluşlarından biridir. Yurtiçi ve yurtdışında tercih edilen sayılı kuruluşların başında gelmektedir” dedi. 18 kişinin DNA testi tamamlandı İSTANBUL (İHA) - İstanbul Adli Tıp Kurumu Başkanı Prof. Dr. Oğuz Polat yaptığı yazılı açıklamada uçak kazasında kimlikleri belirlenemeyen ve bu nedenle DNA incelemesi istenen 39 kişiden 18 kişiye ait örneğin DNA tiplemesinin tamamlandığını, geri kalan 21 örnek üzerindeki analiz çalışmalarının da devam ettiğini bildirdi. Prof. Dr. Polat, kimlik tespitinin bir an önce bitmesi için ölen kişilerin ailelerinden de yardım talep ederek, “Ölenlerin halen hayattaysalar öz anne ve babalarının ikisinin birlikte bizzat Adli Tıp Kurumu Biyoloji İhtisas Dairesi’ne kan vermek üzere başvurmaları”nı istedi. Açıklamada ayrıca, kimliği belirlenemeyen cesetlerin yakınlarının, ölenlere ait ölüm öncesi panoramik radyografileri ve intraoral röntgenleri ile yapılmış olan tüm dolgu, protez ve benzeri restorasyonları gösterir tıbbi kayıtlarını, tedavi eden diş hekimi veya sağlık kuruluşundan temin ederek kurumumuza getirmeleri gerekmektedir” denildi. Cesetlere koku sızdırmayan tabut DİYARBAKIR - Türk Hava Yolları (THY), uçak kazasında yanan cesetlerin taşınması için koku sızdırmayan, yaylı, battaniyeli özel tabutlar kullanıyor. Devlet hastanesi morguna gönderilen farklı tabutlarla ilgili olarak bir açıklama yapan THY Diyarbakır Satış Müdürü Servet Ertekin, cesetlerin taşınması için tahlitli denilen özel tabutlar kullanıldığını söyledi. Özel tabutların yurtdışına gönderilen cesetler için, içi çinko kaplı tahta tabutların ise yurtiçinde kullanıldığı yönündeki söylentilerin doğru olmadığını ifade eden Ertekin, şöyle konuştu: “Özel yapım tabutlar, yanan ya da çürüyen cesetler için yapılıyor. Bunlar başka yerlere nakil sırasında etrafa rahatsızlık vermemesi için kullanılıyor. Kazada ölenler için çinko tabutların yanı sıra bu özel tabutları da gönderdik. Bunların yaylı ve battaniyeli olmalarının yanı sıra koku sızdırmama gibi özellikleri de var.”
 
 
 
 
 
 
 
Reklamı Geç
KAPAT