BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > “ANNEM BANA KIZ BULMUŞ”

“ANNEM BANA KIZ BULMUŞ”

Semt pazarından dönen orta yaşlı, zayıf bedenli, yılların izlerini taşıyan çizgileriyle suratı oturmuş anne, elindekileri kapı arkasına bırakır bırakmaz, nefes nefese koltuğa kendini attı ve oğlunu yanına çağırdı.



Semt pazarından dönen orta yaşlı, zayıf bedenli, yılların izlerini taşıyan çizgileriyle suratı oturmuş anne, elindekileri kapı arkasına bırakır bırakmaz, nefes nefese koltuğa kendini attı ve oğlunu yanına çağırdı. Oğlu, çalışma odasından esneyerek çıktı, annesinin yanağından makas aldı ve üçlü kanepeye uzandı. - Buyur anam. Neler aldın pazardan? Benlik bir şey var mı? - Var! Senin için hem de harika bir şey var! Oğul, şüphe ile kaşlarını çatarak doğruldu: - Hayırdır? Anne, bir yandan pardösünün düğmelerini çözerken oğlunun yüzüne baktı: - Oğlum, harika bir şey! Ben gelinimi buldum! Delikanlı rahatladı. Güldü: - Haa, o muydu mesele? Kız mı aldın pazardan? - Çok ciddiyim oğlum. Sen hep söylemiyor muydun, “Gelinini sen bulacaksın anne. Seninle iyi geçinecek birisi olsun, ben nasıl olsa anlaşırım” diye. Evet, ben gönlüme göre birini buldum, tabii ki yine de sen tamam dersen... Gerçekten de oğul, bu sözü defalarca etmişti ve bunda samimiydi. Ama, -tam da o günlerde- annesinden habersiz bir kıza aşık olacağını, daha öncekilerden farklı olarak bu kızı gerçekten seveceğini ve onunla evlilik hayalleri kuracağını nereden bilebilirdi? Yüzü ciddileşti delikanlının... Ne diyeceğini bilemedi. - Hayırlısı olsun anne, günü gelince bakarız, diye durumu geçiştirerek kalkmaya yeltendi. Annesi daha erken davrandı; yerinden kalktı, pardösünün cebinden bir kağıt çıkardı: - Bak, telefon numarasını aldım, hadi ara onu, tanışıver hele bir... - Anneee... - Hadi lütfen oğlum... - Şu an buna hazır değilim anne, yapma n’olur! Elin kızından nasıl istedin telefonunu? Kadın bir şeyler aranmaya başladı, bir yandan da: - Dur, dedi, ben arayayım! Delikanlı, bu “tiyatronun” sonunu merak etmeye başladı. Anne, “Hah, çalıyor” diyerek telsiz telefonu oğluna uzattı. Genç bir popstar olan oğul, annesine dudaklarını büzerek telefona konuştu: - Merhaba... öncelikle çok özür dilerim... Karşı taraftan gelen sesle koltuğa oturmak zorunda kaldı: “- Merhaba sevgilim, afedersin pazara çıkmıştım, şimdi geldim. Ne oldu? Pek çekingensin, bir suç mu işledin, bu özür neyin nesi?”
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT