BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Haziran 2018 Cumhurbaşkanlığı ve Meclis

Seçim sonuçlarını görmek için tıklayın.
Anasayfa > Haber > Hamidullah’ın sapık görüşleri

Hamidullah’ın sapık görüşleri

Sadreddin Hoca, Hamidullah’ın, Resulullah Muhammed adlı kitabı için de diyor ki: 1- Hamidullah, bu kitabında Peygamber efendimizin nübüvvetten önceki, irhasat denilen, bin senedir yanan Mecusilerin ateşlerinin sönmesi, Kisra’nın sarayının yıkılması gibi harikaların Peygamberimizin doğumu ile ilgisini kesmeye çalışarak (Müstakbel kahramanın dünyaya gelmesi ile bir alâkası olup olmadığı bir tarafa) diyor. (s.24)



Sadreddin Hoca, Hamidullah’ın, Resulullah Muhammed adlı kitabı için de diyor ki: 1- Hamidullah, bu kitabında Peygamber efendimizin nübüvvetten önceki, irhasat denilen, bin senedir yanan Mecusilerin ateşlerinin sönmesi, Kisra’nın sarayının yıkılması gibi harikaların Peygamberimizin doğumu ile ilgisini kesmeye çalışarak (Müstakbel kahramanın dünyaya gelmesi ile bir alâkası olup olmadığı bir tarafa) diyor. (s.24) 2- Peygamber efendimizin, ilk vahyini anlatırken, yine samimiyetsizliğinin bariz örneğini veriyor. Vahyi rüya olarak gösteriyor. (s.49) Cebrail aleyhisselamın ilk gelişi, uykuda, sonrakiler uyanıkken oldu. Vahy hep uyanıkken oldu. 3- (Allah ses ve lisandan ötedir. Kur’anın Arapça lafızları, Allahın sözünün yerine geçer) diyor. Halbuki Kur’anın lafzı da, nazmı da Allahındır. İşte âyet-i kerimeler: (Ta ki Allahın kelamını, dinlesin, işitsin.) [Tevbe 6], (Biz onu Arapça bir Kur’an olarak indirdik.) [Yusüf 2] Allahü teâlâ, ben Kur’anı Arapça olarak indirdim buyuruyor. Hamidullah ise, mana Allahtan, lafızlar ise Peygambere ait diyor. Onun tarif ettiği kudsi hadistir. O zaman kudsi hadis ile Kur’anın bir farkı kalmaz. 4- Mucizelerin, tabiat kanunlarına göre vuku bulduğunu söylüyor. Mesela Peygamberden ayın ikiye ayrılması istendiği sırada, ayın iç yapısında bir patlama meydana geliyor, sonra kendisindeki mevcut çekim kuvvetiyle tekrar birleşiyor diyor. Böylece mucizeyi mucize olmaktan çıkartıyor. (s.228) Ayın ikiye ayrılmasını [yani Şakk-ul kamer mucizesini] âyet ve hadisler ile bildirildiğini yazmıyor, tarihçilerin haber verdiğini yazıyor. Böylece bir mucizeyi daha hafife alıyor. (s.82) Dinimizde, kitap ehli hariç, bütün kâfirlerin, putperestlerin, dinsizlerin kestiği hayvan yenmez. Sebebi de, dinsiz oldukları için. Fakat Hamidullah, (Müslüman, Mecusilerin kestiği hayvanı yemez. Sebebi de Mecusiler, hayvanı keserken sağlık kaidelerine çok az yer veriyordu) diyor. (s.277) Sağlığa riâyet etseler, kestikleri yenir mi? Dinsiz ile evlenilmez. Fakat Hamidullah, bunda da sebep olarak dinsizliği değil, hayvan kesmedeki gibi başka sebepleri bildiriyor. (s.277) [Hamidullah, İsmailî mezhebinde, Ehli sünnet düşmanı olarak yetişti. İslamiyeti sinsice bozmaya, Ehli sünnet âlimlerini lekelemeye çalışmaktadır. Sebe suresinin 28. âyetinde (Seni bütün insanlara Peygamber gönderdim) buyurulurken, yalnız Müslümanların Peygamberi olduğunu anlatan İslam Peygamberi isimli kitabında, (Hz. Muhammed, çocuk iken, süt kardeşinin omzunu hayat boyu iz kalacak şekilde ısırdı) diyerek Onu diğer çocuklar gibi zannediyor. (s.40) Halbuki, O, süt kardeşini hiç incitmediği gibi, onun haklarına hatta, sütüne bile saygı gösterir, onun emdiği memeden hiç emmezdi. Halime Hatun diyor ki, (O emerken kendi oğlum emmez, Ona saygı gösterirdi. Bu da süt kardeşlerinin Ondan hiç incinmediklerini, Onu hep sevip saydıklarını bildirmektedir. O emerken, güzel yüzüne bakmaya dayanamazdım. Konuşmaya başlayınca, ilk olarak Kelime-i tevhid söyledi. Her şeyi tutarken Bismillah derdi. Çocukların oyunlarına karışmazdı. (Biz oyun oynamak için yaratılmadık) der, hiç ağlamaz ve kimseyi incitmezdi.)] (Yarın bir tenkide cevap]
 
 
 
 
 
 
 
Reklamı Geç
KAPAT