BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Tezkere ile ilgili durum muhakemesi

Tezkere ile ilgili durum muhakemesi

TBMM’de 1 Mart 2003 tarihinde yapılan tarihi oylamada, tezkere kabul edilmemiştir. Meclis bu kararı ile savaşa karşı olan Türk halkının yüzde 94’ünü ve AKP tabanını son derece memnun etmiştir. Bu neticeyi güvenoyu olarak görmek son derece yanlıştır. AKP’nin grup kararı almaması ve AKP milletvekillerini hür vicdanlarıyla baş başa bırakması AKP için faydalı olmuştur. Şayet grup kararı alınmış olsaydı AKP bölünebilirdi.



TBMM’de 1 Mart 2003 tarihinde yapılan tarihi oylamada, tezkere kabul edilmemiştir. Meclis bu kararı ile savaşa karşı olan Türk halkının yüzde 94’ünü ve AKP tabanını son derece memnun etmiştir. Bu neticeyi güvenoyu olarak görmek son derece yanlıştır. AKP’nin grup kararı almaması ve AKP milletvekillerini hür vicdanlarıyla baş başa bırakması AKP için faydalı olmuştur. Şayet grup kararı alınmış olsaydı AKP bölünebilirdi. Kaldı ki yıllardır koalisyonlarla çok çile çektik. Tek parti iktidarının siyasi ve ekonomik istikrarına hasret kaldık. Türk milleti AKP iktidarından büyük hizmetler beklemektedir. AKP iktidarının yara alması elbette ülkeye zarar verir. Ama tezkerenin kabulü ülkenin sebeb-i felâketi olacaktır. Henüz tezkere kabul edilmeden ülkemizin liman ve havaalanları adeta işgal edildi. Türk milletinin yüzde 94’ü savaşa karşı ve yüzde 84’ü ise ABD askerinin Türkiye’den Irak’a geçişine ve bir kısmının Türkiye’de bulunmasına karşıdır. Hatta bu durumu ülkenin işgali gibi görmektedir. Tezkereye karşı olmanın sebepleri Tezkere hukukçulara ve Cumhurbaşkanına göre “Meşruiyet” temelinden mahrumdur. İlerde anayasa suçu sayılarak yüce divana gidilebilir. Ortada “Çekiç Güç” misali var. 14 yıldır ülkemizde bir işgal gücü gibi durmaktadır. Ve PKK’ya taktik ve lojistik destek sağladığı silahlı kuvvetlerde geçmişte en üst düzey komutanların beyanları ile sabittir. Ayrıca tezkere AKP tabanına ve Türk milletinin yüzde 94 çoğunluğuna aykırıdır. Halka ve tabana rağmen olamaz. Muhtemel Irak savaşının başı ve sonu belirsizdir. Ayrıca ABD-Türkiye arasında mutabakat imzalanmamıştır. Varsayalım bu mutabakat metninde Türkiye’nin bütün istekleri yer alsa bile, ABD’nin özelliği sözünde durmamaktır. En yakın misali Birinci Körfez Savaşında verilen vaadlerin hiçbiri yerine getirilmemiştir. ABD’ye, Türk Milleti gibi devletin de güveni yoktur. Tezkere kabul edilseydi sonu ve başı belirsiz bir maceraya sürüklenirdik. ABD güdümünde gayri meşru, kirli ve ahlaksız bir savaşa sürüklenmiş olacaktık. Tezkereye “hayır” diyenler ülkeye çok “hayırlı” bir iş yaptılar. Candan tebrik ediyoruz. Ne kadar övünseler azdır. “Teksas’ta at pazarlığı” Washington’a giden Türk Bakanlarına Bush’un sözleri yenilir ve yutulur cinsinden değildi. Bir sömürge bakanına bile bu sözler sarf edilmesi kabul edilemez. Bush’un sözleri: “Beyler, ABD topraklarında, yapacağınız bir şey yok. Ülkenize gidin ve bu tezkereyi Meclisinizden geçirin... Hiçbir müttefik beni sizin kadar uğraştırmadı... AB mi kaldı? Alın işte AB’yi üçe böldüm... 21. Yüzyılda BM gerekli mi değil mi? Ona bakıyorum. Arkadaşlarımız bunu araştırıyorlar...” Ayrıca “Teksas’ta at pazarlığı” hikayesi Türkiye’yi rencide etmiştir. ABD’nin şantaj ve tehditleri “Tezkereyi geçirmezseniz Kuzey Irak’ta Kürt devleti kurdurup başınıza belâ ederiz. Musul-Kerkük petrolü Kürtlere geçer. Türkmenlere hayat hakkı tanınmaz. IMF desteğini çekeriz, ekonominiz batar. Dış kredi bulamazsınız. Borçlarınızı ödeyemezsiniz. Zararınız 100 milyar doları geçer. AB üyeliğinize destek vermeyiz. PKK terörü hortlar. Tezkere geçmezse son pişmanlık fayda vermez. Aradığınızda telefonlarımız meşgul çalar...” Türkler, 16 devlet kurmuş, onurlu şerefli bir millettir. ABD işgaline hayır diyen milletvekilleri en hayırlı hizmeti yapmışlardır. Kararınızdan asla dönmeyiniz.
 
 
 
 
 
 
 
Reklamı Geç
KAPAT