BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Gökbayrak mahzun

Gökbayrak mahzun

Doğu Türkistan davasının efsanevi mücahidlerinden olan, ak sakallı bir kurtuluş abidesi Barat Hacı 93 yaşında Hac vazifesini yerine getirdikten sonra vefat etti.



İSTANBUL- Mahzun Doğu Türkistan davasına ömrünü adamış ayakta kalan son çınar da yıkıldı. 93 yıllık ömrünün bebeklik ve çocukluk yılları dahil tamamını zulüm, gözyaşı, işkence ve kurtuluş mücadelesiyle cephede ve hücrede geçiren Barat Hacı, Hac farizasını ifa ettikten sonra geçtiğimiz günlerde Mekke’de vefat etti. Doğu Türkistan’da halen devam eden Çin zulmünü, tüm dünyaya haykırmak için zaman zaman ülkemizde de yapılan mitinglerde tanıdık onu. Uzun ak sakalı, başında dopbağ’ıyla, bir elinde Al Bayrak, diğerinde Gök Bayrak olduğu halde, gençlerin önünde, en ateşli mücahid olarak defalarca yansıdı ekranlara. Siması hemen kazındı belleklerimize. Çünkü herkese örnek ve ibret olabilecek, yaşayan bir kurtuluş abidesiydi Barat Hacı. İsmi Barat, yani Berat.. Kurtuluş demek.. Soyadı ise Hacı... 93 yıllık ömrünün sonunda, soyadını ünvanıyla pekiştirerek, haccını ifa etti. Sonra, adının manasını hayata geçirdi, barat etti bu dünyadan. Destan gibi Barat Hacı 16 Ekim 1910 yılında Doğu Türkistan’ın Kaşgar vilayetinde dünyaya geldi. Berat gecesinde doğduğu için adını Barat koydu babası. Babası Hacı, tüccardı. 8 yaşında babası tarafından dini tahsil için medreseye gönderilen Barat Hacı, beş yıl medrese tahsili yaptıktan sonra 1930 senesine kadar babasının yanında ticaretle uğraştı. 1932 senesinde, Hoca Niyaz Hacı’nın Kaşgar çıkartmasıyla beraber kendi evine Mücahit olarak döndü. 1933 senesinde kurulan Şarkî (Doğu) Türkistan İslam Cumhuriyeti’nin ilanına kadar Kaşgar civarındaki bir çok ilçe ve kasabalardaki savaşlara iştirak etti. 1945’te kurulan Şarki (Doğu) Türkistan Cumhuriyeti’nin ilanına kadar birkaç defa ölüm girdabından kurtulan Barat Hacı, vatanı düşman elinden kurtarmak için hiç taviz vermedi. Kendisine birkaç defa üst makamlar teklif edilmesine rağmen bu makamların mesuliyet ve veballerini düşünerek reddeden Barat Hacı, mücadeleye devam etmeye karar verir ve kendi komutanlığında bir kaç bölgeyi düşman elinden kurtardı. Hücrede bir ömür 1949 senesinde Şarki (Doğu) Türkistan Cumhuriyeti Kızıl Çin ile yaptığı antlaşma çerçevesinde 1952 senesine kadar Barat Hacı Binbaşı olarak görev yaptı. Kızıl Çin’in politikasına aldanan Şarki (Doğu) Türkistan Cumhuriyeti Silahlı Kuvveti dağıtılınca, Barat Hacı 1960 senesine kadar mücadelesini ferdi olarak sürdürdü. Bu sırada, Şarki (Doğu) Türkistan Cumhuriyeti’nin üst düzey mensupları teker teker idam edilmeye, ya da hapse atılmaya başlandı. Barat Hacı’nın ikinci hapis hayatı da bu yıllarda başladı. 1960’dan 1981’e kadar tam 22 sene Çin zindanlarında, hücrede kaldı Barat Hacı. 80 santimetre eninde, bir metre uzunluğunda karanlık tabut gibi, beton hücrede tam 22 yıl direndi Barat Hacı. Tüm ihtiyacını bu hücrede görmek zorundaydı. “ Uzayan tırnaklarımı beton duvarlara sürterek kısaltırdım. Saçlarım yumak yumak olmuştu. Onları da kopararak kısaltırdım. 22 sene hücremde gece Kur’an-ı Kerim okudum, vücudum kireçlenmesin diye gündüz idman yaptım. Bir gün yedim, bir gün oruç tuttum. Hiçbir an bezmedim, yılmadım ve intiharı düşünmedim. Beni Allah (c.c) korudu” şeklinde anlatırdı Barat Hacı o korkunç günleri. Çinlilerin en ağır işkencelerine maruz kaldı Barat Hacı 22 sene boyunca, elleri ve ayakları demir prangalarla bağlı olarak tam 22 yıl hücrede kaldı. Bir kaç kez günlerce baygın yattı. Öldü zennedip ailesine teslim edilmiş. Ölmediği ortaya çıkınca tekrar hücreye konulmuş. Vücuduna ağırlıklar koydukları için bağırsakları yer değiştirmiş. 1981 senesinde hapisten çıktığında 38 kiloya kadar düşmüş. O’nun davasına gönül verenlerin, başı sağolsun. Ruhun şad, mekanın Cennet olsun Barat Hacı.
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT