BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Kimyasal tehlike kapıda!

Kimyasal tehlike kapıda!

Irak’taki muhtemel savaş için kimyasal ve biyolojik silahları bahane eden ABD, bu silahları elden çıkarmaması durumunda Irak’ı dize getirmek için aynı silahları kullanmaktan çekinmeyeceğini açıkladı.



İSTANBUL- ABD Başkanı George W. Bush, kitle imha silahlarına sahip olduğu gerekçesiyle İran, Irak ve Kuzey Kore’yi “şer ekseni” olarak tanımlaması ve bu ülkeleri dünya barışı için bir tehdit olarak göstermesinin ardından dünya kamuoyu kendini yeni bir tartışmanın içinde buldu. Bush’un gerektiğinde nükleer ve kimyasal silahlara, yine aynı yolla cevap vereceklerini belirterek, ‘Bundan böyle ABD, nükleer, biyolojik ve kimyasal silah üreten ve tehdit oluşturduğuna inanılan ülkelere karşı, konvansiyonel ve nükleer silahları da kullanarak, önleyici darbe indirebilecek. Ayrıca askeri ve siyasi yöntemler birlikte uyumlu bir strateji haline getirilip, terörle mücadelede kullanılacak’ sözleriyle duyurdu. Irak’ta varolduğu iddia edilen kimyasal ve biyolojik silahlar yüzünden bütün dünyanın odaklandığı Körfez’de yine bu silahların yok edilmesi için aynı metodun kullanılacak olması ise madalyonun bir başka yüzünü gösteriyor. ABD’nin ‘şer ekseni’ olarak gösterdiği Irak’a savaş hazırlıklarını sürdüğü şu günlerde kimyasal ve biyolojik silah kavramı iyice hayatımıza yerleşmiş durumda... Peki dünyayı bu kadar tedirgin eden kimyasal ve biyolojik tehlike nedir? İlk kez Almanlar kullandı İnsanlık, kimyasal silahlar ile ilk kez 1915 Ağustos’unda Almanlar’ın zehirli gazları kullanmasıyla tanıştı ve sivil halk üzerindeki yıkıcı etkileri oldu. 1925 yılında kimyasal silah üretimi yasaklandı ancak bu konuda başarılı olunamadı. Kimyasal silahlar 1. Dünya Savaşı’nda kimyasal maddelerin toksik özelliklerini kullanarak düşman üzerinde fiziki ve fizyolojik etkiler oluşturmak amacıyla gaz (aerosol veya buhar) halinde etkin bir şekilde kullanıldı ve kayda değer kayıplar verilmesine neden oldu. Savaş esnasında Almanlar klorin dolu kutuları esen rüzgara doğru atmak suretiyle yayılmasını sağlayarak basit bir yol uygulandı. Ötekileri de onu izledi Bundan kısa bir süre sonra Fransızlar fosgeni top mermileri içerisinde kullandı. 1917’de Almanlar son derece zehirli olan hardal gazını İngilizlere karşı kullandı ve binlerce insanın ölümüne neden oldu. Almanlar bununla birlikte koruyucu maskeleri de etkisiz hale getirerek kusmaya neden olan katı partiküllü difenil klorasil de kullanmaya çalıştı. 2. Dünya Savaşı’nda ise sinir gazları geliştirildi. 1936’da Alman kimyacı Gerhard Schrader mevcut haşere öldürücüleri inceleyerek tabunu iki yıl sonra da daha toksik olan sarini buldu. 2. Dünya Savaşı boyunca İtalyanlar, Macarlar, Japonlar, Fransızlar, İngilizler, Ruslar, Amerikalılar ve Almanlar hardal, fosgen ve benzer ajanları geliştirmeye devam ettiler ancak kullanmadılar. Yakın zamanda ise dünya tarihine “Halepçe Katliamı” olarak geçen ve Irak Devlet Başkanı Saddam Hüseyin’in 1988 yılının Martında kullandığı kimyasal silahları kullanması ile 6000 kişinin ölmesi, tehlikeyi iyice gözler önüne serdi. Dünyanın gözü Irak’ta Irak’ı savaşın eşiğine taşıyan nükleer, kimyasal ve biyolojik silahlarla ilgili olarak denetimlerini sürdüren BM silah denetçilerinin raporu ise şöyle: BM Silah Denetim Komisyonu Başkanı Hans Blix ile Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı Başkanı Muhammed El Baradey tarafından sunulan raporda, 2 aydır süren denetimlerde yapılanlar, yapılamayanlar ve Irak yönetiminden beklentiler sıralandı. Blix, Irak’ın 12.000 sayfayı bulan resmi silah bildirimine işaret ederken, kitle imha silahlarının hâlâ Irak’ta bulunabileceğine ilişkin soru işaretlerinin varlığını sürdürdüğünü bildirdi. Irak’ın açıkladığından daha fazla şarbon basilli biyolojik silah ürettiğine dair belirtiler bulunduğunu söyleyen Blix, Bağdat’ın silah bildiriminde 6 bin 500 kimyasal silah başlığının nerede olduğunu açıklamakta yetersiz kaldığını öne sürdü. BM Silah Denetim Komisyonu (UNMOVIC) Başkanı Hans Blix ve Uluslararası Atom Enerjisi Kurumu (IAEA) Başkanı Muhammed El Baradey, Irak’taki 60 günlük silah denetimiyle ilgili raporlarını BM Güvenlik Konseyi’ne sundular. BM: Nükleer program yok Bağdat’ın ortada bulunmayan kitle imha silahlarının ne oldukları konusunda tatmin edici bilgi vermediğini, Irak’ta ayrıca hardal gazı üretmekte kullanılan malzeme ele geçtiğini söyleyen Hans Blix, Bağdat’ın ayrıca füze üretimi konusunda verilen 1500 km’lik menzil iznini de aştığını, katı ve sıvı yakıtlı füze denemeleri yaptığının belirlendiğini kaydetti. Blix, ayrıca Irak’ın şarbon (antraks) silahı yapımında kullanılan malzemeleri imha ettiğine dair bir delile de rastlanmadığını kaydetti. Şu ana kadarki denetimlerde Irak’ta bir nükleer faaliyete rastlamadıklarını belirten El Baradey, Irak’tan alınan örneklerin analizinin sürmekte olduğunu, Irak’ın nükleer silah yapımında kullanılan uranyumu ithal etmiş olabileceğini belirterek, savaştan kaçınılması için Irak’ta denetimlerin sürmesi gerektiğine işaret etti. Baradey, yaptıkları denetimlerde, yasaklanmış bir nükleer program ortaya çıkarılamadığını bildirdi.
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT