BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Unutulmuş Günler

Unutulmuş Günler

Bir gün Behiye avluyu yıkarken, onun sokaktan geçtiğini görüp baktı. Nuri de ona bakıyordu. Birbirlerini gördüklerinde Nuri yine gülümseyerek avlunun duvarına yanaştı... Tamamen iradesinin dışında gelişen bir olaydı bu...



Genç adam, kendisine hayranlıkla bakıyordu! Nuri, bir bankada memurdu, muhasebe işleri için Kütahya’ya gelmişti. Behiye şimdi rahatlıkla bakıyordu ona, onu inceliyordu. Nuri babasıyla konuşurken ara sıra kendisine bakıyordu. Yolculuk boyu Reşat Bey ile Nuri konuşmuşlardı. Balıkçılıktan bahsediyorlardı, ortak tutkularıydı. Tavşanlı’ya geldiklerinde Nuri onları garda uğurlamıştı. Reşat Bey’ler istasyon caddesinden gitmek isterlerken vazgeçmişler Nato Yolu’na sapmışlardı. Evleri buradan görünüyordu. İstasyonun arka tarafında kalan Ada’nın uzun kavakları rüzgârdan uğultu yapıyordu. İlçe halkı o gün de Ada’ya gitmek için yollara dökülmüştü. Ada yolu ile Nato Yolu’nun kesiştiği yerde Behiye arkasına dönüp baktığında Nuri’nin yüz adım kadar geriden kendilerini takip ettiğini gördü. Acaba kimin için geliyordu. Ada yolunun şehire giren yönüne döndüklerinden eve varıncaya kadar sık sık geriye baktığında hep onu gördü. Behiye’nin yüzü hüzün yağmuruna bulanmıştı, yorgundu, bu da ona çok yakışıyordu. Eve girdiklerinde balkona çıkmış ve onu yine görmüştü. Bir elektrik direğinin altında sigara yakarken evlerini gözlüyordu. Behiye’yi görünce gülümsemiş, eliyle işaret yapmıştı. Behiye anlamadı, bu tür iletişime alışık değildi, fakat gülümsedi. Ne oluyordu, yeni bir aşk mı başlıyordu?.. Heyecanlandı. Beklenen sevgi gelip çatmış mıydı?.. Ve bir gün Behiye avluyu yıkarken, onun sokaktan geçtiğini görüp baktı. Nuri de ona bakıyordu. Birbirlerini gördüklerinde Nuri yine gülümseyerek avlunun duvarına yanaştı. -Merhaba, beni tanıdınız mı?.. Behiye hiç böyle bir şeyle karşılaşmamıştı, iradesinin dışında gelişen bir olaydı bu. -Evet hatırladım, babamın öğrencisiydiniz. Trende tanışmıştık. Nuri kendisine hayranlıkla bakıyordu. Ipılıktı gözleri. Behiye utanmıştı. -İsminiz galiba Behiye olacaktı değil mi?.. Behiye başını salladı. -Siz çok farklı bir kızsınız. Yüzünüzde ve hareketlerinizde bugüne dek kimsede görmediğim büyük bir asalet var. Behiye gülümsemişti. Evet bir şeyler oluyordu. Bir serinlik, bir mutluluk hissediyordu benliğinde. Konuşmadan Nuri’nin yüzüne bakıyordu. -Size hayran olmamak, ilgi göstermemek elde değil. Trende sizi görünce neye uğradığımı anlayamadım. Sizinle arkadaş olmak bile benim için büyük bir onur. Behiye, yitik saygınlığını benliğinde tekrar kazandığını düşünüyordu. Yüreğinin atışı hızlanmıştı. Yüzünün kızardığını kendisi bile anlıyordu. İçdünyasında bir kabarma, coşku ve beklenti oluşuyor, hareketleniyordu. Belki bu adam geçmiş zamanın acılarını, sevgililerini, yitik duygularını, mutsuzluklarını unutturabilir, yeni ve güzel bir dünya bağışlayabilirdi kendisine. Çocukluk sevgilisi Zeki’den, babası ayakkabı tamircisi Mustafa’dan, henüz işe girecek Cemal’den, saf görünümlü şişko Ziya’dan, İbrahim’den daha üstündü. Süper rastlantı sonunda karşısına çıkacak prens bu adam olabilirdi. Tüm bunları hızla geçirdi zihninden. -Şimdiye kadar duymadığım ve hak etmediğim sözler söylediniz. Teşekkür ederim. Siz de diğer insanlara nazaran farklısınız gibi geliyor bana. Herhalde yanılmıyorumdur. > DEVAMI YARIN
 
 
 
 
 
 
 
Reklamı Geç
KAPAT