BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Allahü teâlâ mekandan münezzehtir

Allahü teâlâ mekandan münezzehtir

Selefi bir gencin bazı sualleri var. Bu genç diyor ki: Mülk suresinin, (Göktekinin sizi yere geçirmesinden, taş yağmuruna tutmasından emin mi oldunuz?) mealindeki 16. ve 17. âyetleri, Allah’ın gökte olduğuna kesin delildir. Bunun için Allah mekandan münezzeh demek yanlıştır.



Selefi bir gencin bazı sualleri var. Bu genç diyor ki: Mülk suresinin, (Göktekinin sizi yere geçirmesinden, taş yağmuruna tutmasından emin mi oldunuz?) mealindeki 16. ve 17. âyetleri, Allah’ın gökte olduğuna kesin delildir. Bunun için Allah mekandan münezzeh demek yanlıştır. CEVAP: Bizi yere geçirecek, taş yağmuruna tutabilecek olan elbette Allah’tır. Ancak burada gökteki ifadesinden oradakinin Allah olduğunu söylemek yanlış olur. Mesela (Boğaz Köprüsü Demirel’in, Fatih Köprüsü ise Özal’ın eseridir) cümlesinden, bu köprüleri bizzat yapanların Demirel ve Özal olduğu anlaşılmaz. Başkaları yapmıştır, ama bunlar yaptırdığı için onlara nispet edilmiştir. Canları alan da Allahü teâlâdır. Fakat Azrail aleyhisselam vasıtası ile aldırır. Bize taş yağdıracak olan da Allah’tır. Fakat bunu bir melek vasıtası ile yapar. Bunun için gökteki denmiştir. Yani gökteki görevli melek demektir. İmam-ı Beydavi de, (Sizi yere batıracak veya sizi taş yağmuruna tutacak olan Allah’ın bu âlemin tedbirine vekil ettiği melekten emin misiniz?) diye açıklıyor. Genç diyor ki: Taha suresinin (Rahman, Arş’a istiva etmiştir) mealindeki 5. âyeti de açıkça Allah’ın Arş’ta oturduğunu göstermektedir. Onda değişiklik olmaz. Hep orada oturur. Selef âlimleri bu âyeti tevil etmemiş, aynen kabul etmiştir. Tevil etmek Kur’ana aykırıdır. CEVAP: Asıl tevil eden sensin. İstivaya, oturmak anlamı vermek tevildir. Selef âlimleri, (İstiva vardır, keyfiyetini bilemeyiz) buyurmuşlardır. Allah’a oturur demek, onu mahluka, insana benzetmek olur. O hiçbir şeye benzetilemez. Kur’an-ı kerimde, (Onun benzeri hiçbir şey yoktur) buyuruluyor. (Şura 11) [Görüldüğü gibi, onu bir şeye benzetmek bu âyete aykırı bir tevil olur.] Yine Kur’an-ı kerimde buyuruluyor ki: (Allah Arş’a istiva edendir. Nerede olsanız, O sizinle beraberdir.) [Hadid 4] (Doğu da batı da Allah’ındır. Nereye dönerseniz Allah’ın yüzü oradadır.) [Bekara115] (Allah her şeyi kuşatmıştır.) [Nisa 126] (Allah göklerin ve yerin nurudur.) [Nur 35] Eğer bu âyetler tevil edilmezse, Allah hem Arş’ta, hem de her yerde olduğu anlaşılır. Onun için halef âlimler, cahillerin yanlış anlamaması için tevil etmek zorunda kalmışlardır Genç diyor ki: (Allah göktedir, Allah yer semasına inip kulların amelini seyreder) hadislerine ne diyeceksiniz? Bu hadisler açıkça Allah’ın gökte olduğunu göstermiyor mu? CEVAP: Yukarıdaki sözlerinle bu, tezat [çelişki] içindedir. Allah Arş’ta ise gökte olmaz. Sonra gök bir tane değildir. Kur’an-ı kerimde göklerin yedi kat olduğu bildirilir. Birinci kat, ikinci katın yanında nokta kadardır. İkinci kat, üçüncü katın yanında da böyledir. Her kat böyledir. En üstünde Arş vardır. Ehl-i sünnet âlimleri, istivayı, Allah Arş’a hükmeder diye açıklamışlardır. Peki Allah, Arş’ın hakimi de göklerin ve yerin hakimi değil midir. Hepsine hükmetmez mi? Niye sadece Arş’a istiva etti denmiştir de, göklere de istiva etti denmemiştir? Bunu bir örnekle açıklarsak kolay anlaşılır: Türkiye başbakandan sorulur demek, İstanbul, İzmir sorulmaz demek değildir. İstanbul valinin elinde denince, ayrıca Beşiktaş ve Fatih’i de söylemek gerekmez. Arş da, yer ve göklerden büyük olduğu için sadece Arş denmiştir. Ancak yine cahiller yanlış anlamasın diye hepsi de bildirilerek şöyle buyurulmuştur: (Göklerin, yerin ve Arş’ın Rabbi olan Allah onların vasıflandırdıklarından münezzehtir.) [Zuhruf 82] (Devamı var)
 
 
  • Piyasalar

    Fark %
  • 107202
    % 0.35
  • 3.5161
    % -0.05
  • 4.128
    % -0.07
  • 4.518
    % -0.41
  • 145.919
    % -0.07
 
 
 
 
 
KAPAT