BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Diyalog tuzağı!

Diyalog tuzağı!

Gazetemiz yazarlarından Mehmet Oruç'un kaleme aldığı "Dinlerarası Diyalog Tuzağı ve Dinde Reform" isimli kitap Arı Sanat Yayınevi tarafından çıkarıldı.



Son yıllarda sıkça gündeme gelen ve tartışma konusu olan "dinlerarası diyalog" konusunu farklı bir bakışla okuyucuya sunan "Dinlerarası Diyalog Tuzağı ve Dinde Reform" ismini taşıyan kitap, Arı Sanat Yayınevi tarafından çıkarıldı. Gazetemiz yazarlarından Mehmet Oruç'un kaleme aldığı eser, "Dinlerarası Diyalog ve Hoşgörü" projesini, bütün yönleri ile projenin mimarlarının ağzından ve çeşitli yorumlarla okuyucuya sunuyor. Diyaloğun bir "Hıristiyanlaştırma" projesi olduğunu savunan Mehmet Oruç'la kitabı üzerine konuştuk: * Böyle bir kitabı kaleme almaya niçin ihtiyaç duydunuz? Dinlerarası diyalog çalışmalarını "Tuzak" olarak algılamanızın sebebi nedir? ORUÇ - Tabii ki, Müslümanların, Hıristiyan olsun, Yahudi olsun her inançtaki insanla diyalog içinde olması, birbirlerine karşı hoşgörülü olmaları iyidir. Hatta dinimizin emridir bu. Asırlardır bu zaten vardı. Asrı Saadet'te ve sonraki zamanlarda, Müslümanlar, Hıristiyanlarla, Yahudilerle hep iç içe yaşadılar. Kimse kimsenin, yaşayışına, ibadetine karışmıyor; isteyen Kilisesine, isteyen Havrasına gidiyor rahat bir şekilde dinlerinin icablarını yerine getiriyordu. Fakat, son yıllarda gündeme getirilen, "Diyalog ve Hoşgörü" başka mânâda ele alınıyor. Hoşgörüden ziyade, üç dinin belli bir eksen etrafında toplanması, bir nevi dinlerin birleştirilmesi şeklinde algılanmaya başlandı. * Dinlerin birleştirilmesine, Hıristiyanların da karşı çıkması lazım değil mi? Neticede dinlerin birleşmesi yeni bir dinin ortaya çıkması anlamına gelmiyor mu? ORUÇ - İşte işin püf noktası burada düğümleniyor. Vatikan burada ikili oynuyor. Nihai hedeflerinde, dinlerarası diyalog ile Hıristiyanlığı hakim kılma var. Kendi yayınlarında bunu açıkca da dile getiriyorlar zaten. Nitekim, II. Paul'ün 1991 yılında ilan ettiği Redemptoris Missio (Kurtarıcı Misyon) isimli genelgesinde aynen şöyle diyordu: "Dinlerarası diyalog, Kilise'nin bütün insanları Kilise'ye döndürme amaçlı misyonunun bir parçasıdır... Bu misyon aslında Mesih'i ve İncil'i bilmeyenlere ve diğer dinlere mensup olanlara yöneliktir. " * Peki bu diyaloğu başlatan, finanse eden kim? ORUÇ - Tabii ki, Vatikan yani Papalık. Bu çalışma son yıllarda gündeme girdiyse de yeni değildir. 1962 yılında başlatılan, kırk yıldır üzerine çalışılan bir projedir. Bu çalışmaları başlatan Konsil ilk defa 1962'de bu konuyu görüşmek için toplandı. Diyaloğun Kilise'nin İncil'i yayma misyonunun içine alınması kararlaştırıldı." Nihai hedeflerini de Papa II. Paul'un 2000 yılı mesajında şöyle bildiriyordu: "Birinci bin yılda Avrupa Hıristiyanlaştırıldı. İkinci bin yılda Amerika ve Afrika Hıristiyanlaştırıldı. Üçüncü bin yılda ise Asya'yı Hıristiyanlaştıralım." * Peki sizce bunda netice alabilecekler mi? ORUÇ - Eğer Müslümanlar işin farkına varmaz, karşı atağa geçip Vatikan'ın bu oyununu bozmazlarsa netice alabilirler. Çünkü arkalarında resmi bir Vatikan devleti var. Ayrıca, resmen Hıristiyan devleti olmasa da halkının tamamı Hıristiyan olan bir sürü devlet var arkalarında. Dolayısıyla Vatikan'nın devlet desteği var, siyasi destek var. Para yönünden zaten bir sıkıntıları yok. Diğer taraftan, Müslümanlar aksine çok dağınık. Ne devlet destekleri var ne de, siyasi destekleri. Ekonomik durumları ise zaten ortada. Dünyanın en geri kalmış ülkeleri. Bütün bunları alt alta yazınca, Müslümanlar oynanan oyunun farkına varmazlarsa başarı şansları çok yüksek görünüyor. * Anladığım kadarı ile, böyle bir eseri yazmaktaki maksadınız bu oyunun farkına varılmasında katkıda bulunmak. ORUÇ - Evet. Belgelerle oynanan oyunu gözler önüne sermek. Müslümanların alt yapısı olmadığı için, dönen dolapları böyle bir araştırmayı okumadan farkına varmaları çok zor. Hoşgörü, diyalog ilk etapta halka hoş gelen sözler. Yavaş yavaş halka mal olmaya başladı bu proje. Görüştüğüm pek çok kimseden, "Onlar da hak dine inanıyor, niçin ahırette sonsuz olarak Cehennemde kalsın" gibi saçma sözler duymaya başladım. Halbuki, dinimizin bütün temel kitaplarında böyle bir inanışın Müslümanı dinden çıkartacağı yazılıdır. İşin başka bir tehlikesi de, eğer böyle bir düşünce kabul görürse, emri maruf yani dini yayma faaliyeti durur. Biz, bizim dinimiz son dindir, diğer dinleri yürürlükten kaldırmıştır, inancında olduğumuz için dinimizi yaymayı farz biliyoruz. Diğer dinler de doğru kabul edilirse İslamiyeti yaymanın bir sebebi kalmaz. Yayılmayan, tanıtılmayan bir din de yok olmaya mahkumdur. Bunun için bu önemli mesele üzerinde yoğunlaşıp oynanan oyunu bozmamız şart. Aksi takdirde geleceğimizin tehlikede olduğunu düşünüyorum. (Arı Sanat Yayınevi, 0212 520 41 51)
 
 
  • Piyasalar

    Fark %
  • 104123
    % 0.12
  • 3.4906
    % -0.5
  • 4.1771
    % -0.29
  • 4.7234
    % -0.71
  • 145.551
    % 0.08
 
 
 
 
 
KAPAT