BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Askerimiz bir numara olabilir

Askerimiz bir numara olabilir

İbadethanelere ve ibadete büyük önem veren Irak halkı için aslında Türk askeri iyi bir dost sayılabilir.



İbadethanelere ve ibadete büyük önem veren Irak halkı için aslında Türk askeri iyi bir dost sayılabilir. Çünkü aynı dine mensup olan Türkiye’nin bu özelliğinin kendileri için iyi bir birliktelik olacağına inanıyorlar. Kaldı ki, Türk askerinin görev yapacağı bölgede Şiilerin olmaması, halkın Sünnilerden ve kısmen Türkmenlerden oluşması her anlamda Türkiye’nin işini kolaylaştıracak gibi görünüyor. Ancak bütün bunları yaparken Türk askerinin Felluce’nin de aralarında bulunduğu şeytan üçgeninden uzak durması gerekiyor. Çünkü bu bölgenin insanı her ne pahasına olursa olsun üniformalı herkesi işgalci güç ve yandaşı olarak görüyor. Ecnebilerden farklı İslâm alemi için büyük bir önem taşıyan Irak’ın Türk insanının gönlünde ayrı bir yeri bulunuyor. Irak halkı Türk askerini ‘yahud’ veya ‘ecnebi’ dediği diğer ülkelerin askerlerinden ayrı tutuyor. Ancak bunu yaparken de bir şartı öne sürüyor: “Kesinlikle Türkler diğer ülkelerin askerleriyle bir arada olmamalı. Buradaki insanlara karşı işgalci tavırlar sergilememeli, güvenlik ve sağlık konularında özel ilgi göstermeli”. Kısacası Türkiye, “Irak’a istikrar gücü olarak gidiyoruz” şeklindeki açıklamalarını kesinlikle uygulamada da göstermeli . Askerimizin Irak’ta halkla görüşürken aracısız olarak, Arapça bilen personel yardımıyla iletişim kurması ve silahı ikinci planda tutması şüphesiz diğer yabancı güçlere göre büyük bir avantaj olarak öne çıkabilir. İhtiyaçtan saldırıyorlar Savaş sebebiyle binlerce insanın evsiz ve kimsesiz kaldığı Irak’ta özellikle gençler ve çocuklar mağdur oluyor. Sokaklarda barınan gençler arasında yaygınlaşan tiner ve uyuşturucu kullanımı ise gelecek için büyük bir tehlike oluşturuyor. Hırsızlık ve adam öldürme olaylarının arttığı ülkede, silah kullanımı ise son derece yaygın. Operasyon öncesi yıllarca ambargo sebebiyle gıda ve ilaç yetersizliği görülen Irak’ta beklenen refah ve mutluluk halen gelmedi. Hastaneler ilaçsız ,çocuklar yine beslenemiyor. Okullar marttan itibaren kapalı. Sadece Bağdat’ta savaşın verdiği tahribatla hasar gören 600 okul için ayrılan 47 milyon dolarlık bütçe bile eğitimdeki eksikliğin giderilmesi için yeterli değil. Her tarafı üç metrelik beton barikatlar ve tel örgülerle çevrilen sokaklarda bir sokaktan diğerine geçmek için bir çok kontrol noktasında uzun uzun aramalardan geçmek gerekiyor. Oturdukları evlere yapılan ani baskınlar ve bıktıran formaliteler yüzünden halk askeri güçlere özellikle de savaş sonrası yeniden oluşturulan 40 bin kişilik polis gücüne saldırmaktan çekinmiyor. Türkiye kilit ülke Zaruri beslenme ihtiyaçlarının bile bulunamadığı Irak’ta susuzluk ve elektriksizlik en büyük problem. Yıllarca dünyanın en kaliteli petrolünü üreten Irak’ta halk, şimdilerde karaborsaya düşen petrolü alabilmek için saatler süren kuyruklarda zaman öldürüyor. Türkiye’nin de aralarında bulunduğu komşu ülkelerden gelen petrol bir nebze olsun ihtiyaçları karşılayabiliyor. Böyle bir ortamda görev yapan yabancı askerler şu ana kadar halkla diyalog kurmayı başaramadı. Ancak Türk askeri görevi sırasında olabilecek provokatif saldırıları hasarsız bir şekilde atlatmayı başarabilirse ve Türk yatırıcımlar da bölgeye zaman kaybetmeden el atabilirse hem Irak halkı kazanır, hem de Türkiye bölge üzerindeki yapıcı etkisini ve gücünü bir kez daha gösterme fırsatı yakalamış olur. Kısacası Türkiye dünyayı Irak’a Irak’ı da dünyaya adapte etmekte büyük roller üstlenebilir.
 
 
 
 
 
 
 
KAPAT