BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Dolduruşa geliyoruz

Dolduruşa geliyoruz

Aynı malzemeden yapılma ve aynı biçimdeki bir şekerlemeyi A ve B olarak işaretleyip 60 kişiye tattırmışlar.



Aynı malzemeden yapılma ve aynı biçimdeki bir şekerlemeyi A ve B olarak işaretleyip 60 kişiye tattırmışlar. Ama bu esnada, deneklere, A’nın pahalı makinelerde yapıldığı, B’nin imalatında nispeten ucuz makinelerin kullanıldığı bilgisi de verilmiş. Sonuç: A şekerleri B şekerlerine nazaran daha çok beğenilmiş. Denekler, “İmalatın yapıldığı makinenin pahalı oluşu ile lezzet arasında bir ilgi var mı?” sorusuna yok deseler de, var deseler de sonuç pek farklı çıkmamış. Maurice Schweitzer ve Karen R. Chinander isimli iki araştırmacı, bir başka deney daha yapmış. 83 kişiden iki video sunuşunun kalitesini değerlendirmeleri istenmiş. Video gösterimine geçilmeden önce, 41 kişiden oluşan ilk gruba bir videonun 8 saat 34 dakikada, diğer videonun ise 37 dakikada hazırlandığı söylenmiş. Deneyin ikinci kısmında, 42 kişiye bunun tersi söylenmiş. Sonuç: 8 küsur saatte hazırlandığı söylenen gruptakiler videonun kalitesini bariz bir şekilde daha yüksek bulmuşlar. Paydostan sonra çalışan amele İçindeki sıvılar aynı, ama birine 950.000, diğerine 1.850.000 liralık etiket yapıştırılmış iki ayrı şişeden kola içirseler, hangisini daha “lezzetli” bulursunuz? Yukarıdaki deneylere bakılırsa, pahalı gazoz daha lezzetli “bulunacak”. İnanmayan denesin. Hangi personel daha makbul? Geç vakitlere kadar çalışan mı, vakti gelince paydos edip giden mi? Bir meslektaşım, “paydostan sonra çalışır”, fakültede bulunmadığı saatlerde bile, masasında açık bir bond çanta bulundururdu. Hocası onu “okulda çalışıyor” bilirdi. Yıllar sonra dekanlık bile yaptı. Aynı hastalık için hastasını beş gün yatıran hastane mi, bir günde evine gönderen mi daha başarılı? Aslında hastane için övünülecek bir durum olmasa bile, uzun süre yatıran hastanenin hastasına daha titiz davrandığı düşünülüyormuş. Araştırmacılar öyle diyor. Kuyrukta bekleten daha kıymetli Bir firma, özel sipariş üzerine üç saatte hazırlayabildiği bisikletleri, kasten üç hafta sonra teslim edermiş. Böylece, müşteri “kendisi için gerçekten özel bir şey yapıldığına” inanırmış. Kuyruğa girip aldığımız malı daha kıymetli sanmıyor muyuz? Bir dönem otomobiller sıra yazılarak satılmadı mı? Gerçekten sıra var mıydı? Bütün bunlar bir bulguyu ortaya koyuyor: Bir karar alırken girdi bilgileri ve çıktı değerlendirmeleri birbiriyle ilgisiz de olsa, ilgili de bulunsa, girdiler çıktıları “çarpıtabilir”. Satış yaparken, elemanları değerlendirirken, alışveriş ederken, çocuklarımızla ilgilenirken, ciddi bir hüküm vermeden önce, duyduğumuz, bildiğimiz, inandığımız, sandığımız bilgilerin bizi yanıltmasına izin vermeyelim. Reklamlarda verilen ön bilgilerin kararımızı etkileyebileceğini unutmayalım. Bilin ki, hepimiz üzerinde böylesi etkiler hep yapılıyor. Klişe yargılar, gereksiz korkular, içi boş ifadeler, hepsi de, ilgisiz bulduğumuz ve bize dayatılan bilgi parçacıklarıyla zihnimizde yerini alıyor. Hangisi lezzetli, hangisi yavan, kim tembel, kim çalışkan anlamak için “paydos saatinde çalışanlara” kanmayalım. Bize birilerinin bazı bilgileri “kasten” vermesine karşı uyanık olalım. İyilerle kötüleri birbirine karıştırmayalım. Acaba biz de sevdiklerimizi “dolduruşa” getirebilir miyiz?
 
 
  • Piyasalar

    Fark %
  • 107202
    % 0.35
  • 3.5161
    % -0.05
  • 4.128
    % -0.07
  • 4.518
    % -0.41
  • 145.919
    % -0.07
 
 
 
 
 
KAPAT