BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Dört kitap...

Dört kitap...

Çerçeve'den Damlalar: Gazetemizin "çiçeği burnunda" Genel Genel Yayın Yönetmeni Fuat Bol'un, uzun zamandan beri kaleme aldığı dinî muhtevalı denemeleri "Çerçeve'den Damlalar 1-2", bu sahada yazılmış basmakalıp kitaplardan çok farklı bir çalışma.



Çerçeve'den Damlalar: Gazetemizin "çiçeği burnunda" Genel Genel Yayın Yönetmeni Fuat Bol'un, uzun zamandan beri kaleme aldığı dinî muhtevalı denemeleri "Çerçeve'den Damlalar 1-2", bu sahada yazılmış basmakalıp kitaplardan çok farklı bir çalışma. "Dinî yüksek tahsilim ve diplomam olmasına rağmen, bu konuda yazı yazmanın hakkım ve haddim olmadığını biliyorum" diyen Bol, "Müslümanların garip olduğu böyle bir zamanda; bozulmadan kalan ve kıyamete kadar bu şekliyle devam edecek olan hakikî İslâmiyet'i (Ehl-i sünnet ve-l Cemaât) benimseyip, ona gönül verip; mümkün olduğunca yaşayabilen kutlu nesillere" ithaf ettiği kitaplarında kalp, akıl, hırs, tövbe, gerçek mümin, ümit, fitne, ihlâs, sevgi, edep, rahmet, ibret, hakikat, dua gibi kavramlar üzerinde ruhları donatıcı, beyinleri doyurucu denemelerine yer veriyor. Zaman zaman Üstad Necip Fazıl Kısakürek'in hırçınlığıyla kaleme aldığı şiirlerindeki dil kudreti, bazen de ders veren bir hocanın içten şefkati ve samimiyetiyle konularını dünden bugüne bağlayan Bol, dikkatle okunan bir denemeler güldestesi sunuyor. (Buhara Yayınları, 0 212 432 77 94) *** Mehmet Kaplan'dan HatIralar... Mektuplar...: Prof.Dr. Orhan Okay'ın, Türk Edebiyatı dergisinin 332-356. sayılarında bazı notlarıyla birlikte yayımladığı Mehmet Kaplan'ın 41 mektubuna yer verilen eser, son yıllarda kaybolmuş, sıcaklığı yeniden istenen ve hissedilen edebî mektuplara dikkatimizi çekiyor. Okay ile Kaplan arasındaki mektuplaşmaların en önemli özelliği, hiç şüphesiz, "edebiyat ve kültürümüzün son devirdeki düşünürlerinden olan Kaplan'ın biyografisine ışık tutması"dır. "Bütün mektuplarda olduğu gibi gerek Hoca'nın, gerekse benim birtakım şahsî meselelerimizin bunlarda da yer almış olması tabiîdir" diyen Prof.Dr. Orhan Okay, şunları söylüyor: "Mektupların her biri gerek edebiyat gerekse kültür meseleleri üzerinde çalışan genç araştırıcılar için dikkate değer tavsiyeler taşımaktadır. Bir kısmı ise deneme veya günlük olarak telakki edilebilir." (Türk Edebiyatı Vakfı Yayınları, 0 212 526 16 15) *** AyaklI Kütüphaneler: Kendisi de neredeyse bir "ayaklı kütüphane" sayılabilecek Dursun Gürlek'in kaleme aldığı dikkat çekici eser, kafasının içi okudukları bilgilerle dolu olan 16 "canlı kitab"ın biyografisine yer veriyor. Metinlerini anekdotlar, rakamlar, tarihler ve önemli bilgilerle zenginleştiren Gürlek, neredeyse unutulmaya başlayan ve ancak meraklıları tarafından hatırlanan bu değerli zâtları yeniden kültür ve edebiyat hayatımızın gündemine getiriyor. Yazar, keyifle okunan bir takdimin ardından Gelenbevî İsmâil Efendi, Mütercim Asım, Kethüdâzâde Arif Efendi, Hoca Tahsin Efendi, Ömer Hilmi Efendi, Ali Emirî Efendi, Babanzâde Ahmet Naim, Muallim Cevdet, Ömer Ferid Kam, İsmâil Fenni Ertuğrul, İsmâil Saib Sencer, Nurullah Pertev Bey, İbnülemin Mahmud Kemal İnal, Mükrimin Halil Yınanç, Hacı Muzaffer Ozak ve Ali İhsan Yurt'u yeniden hatırlamamıza vesile oluyor. (Kubbealtı Neşriyatı, 0 212 516 23 56) *** Satrançnâme: Kubbealtı Neşriyatı tarafından yayımlanan ve büyük bir dikkatle okuduğum bir diğer eser de musıkî ve şiirin usta isimlerinden Fırat Kızıltuğ imzalı "Satrançnâme" isimli kitap. Türk masal dilini büyük bir ustalıkla kullanan yazar, kronolojik bir mantıkla tarihî hatıraları aktarırken, konularnı geçtiği mekânları da özellikleriyle birlikte anlatıyor. Eski zamanlara ait musıkî örnekleri, önemli sîmaları, şairleri de ihmal etmeyen Kızıltuğ, "Satrançnâme, günümüzde unutulmaya yüz tutan özelliklerimizin, yeniden gündeme gelme arzusu ile kaleme alınmıştır. Bilhassa kimlik arayışı içinde olan bir kısım gençliğimiz, sorularına ipuçları bulacaklardır" diyor. Ben bu kitabı okurken, kendi adıma neleri kaybettiğimi düşünüp derinden iç geçirdim. Bildim ki, her gün bir başka değerimi kaybediyordum. İsmine bakıp, basit bir satranç taktik kitabı veya satranca övgü risâlesi gibi görünen "Satrançnâme", iç dünyamdaki bu sakıncalı unutuşu da önlememi sağladı, diyebilirim...
 
 
 
 
 
 
 
KAPAT