BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > “Bize gazi demek yalan olur ana...”

“Bize gazi demek yalan olur ana...”

Osmanlı ordusu, Pontus’a doğru ilerliyordu... Sarp yamaçlardan ve ormanlardan zorlukla geçerken, Fatih Sultan Mehmed yaya yürümek zorunda kalıyordu. Uzun Hasan’ın annesi Sârâ Hatun bu savaşı durdurmak gayesiyle Fatih’in huzuruna çıktı...



Fatih Sultan Mehmed İstanbul’u fethettikten sonra, merkezi Trabzon olan Pontus devletinin kralı David Komnenos, şimdi sıranın kendilerine geldiğini anladı ve Osmanlılara karşı Doğu Anadolu’daki Akkoyunlu devletinin hükümdarı Uzun Hasan’a, Osmanlılara karşı ittifak yapmayı teklif etti. Aralarındaki dostluğu güçlendirmek için de yeğeni Katerina Despina’yı Uzun Hasan ile evlendirdi. “Ben borcumu öderim...” Bu ittifaktan cesaret alan David Komnenos, Osmanlılara vermesi gereken vergiyi vermediği gibi, evvelce verdiklerini de geri istedi. Bu durumu da Uzun Hasan’a bildirerek gereğinin yapılması arzusunu iletti. Uzun Hasan da yeğeni Murad’ı, Fatih Sultan Mehmed Han’a gönderdi. Huzura kabul edilen Murad Bey: -Padişahım, Trabzon Pontus Devleti, ödediği bütün vergilerin geri verilmesini istiyor, dedi. Fatih Sultan Mehmed de şu cevabı verdi: -Siz gidiniz, ben gelir borcumu öderim... Bunun akabinde hemen savaş hazırlıklarına başlayarak her zaman olduğu gibi kimseye bir şey söylemeden Doğuya doğru sefere çıktı. Öncü kuvvetlerinin başında Gedik Ahmed Paşa, evvelce yola çıkmıştı. Yolda bir kısım Akkoyunlu kuvvetleriyle karşılaştı ve bunları bozguna uğrattı. Bu durumdan telaşlanan Uzun Hasan, annesi Sârâ Hatun ile Çemişgezek Beyi Şeyh Hüseyin’i Fatih Sultan Mehmed’e gönderip barış teklif etti. Bu barış teklifi, Trabzon Rum Devletine yardım etmemek şartıyla kabul edildi. Gelen heyetten Uzun Hasan’ın annesi Sârâ Hatun misafir kabul edilerek ağırlandı ve diğerleri geri gönderildi. Bu, bir nevi “rehine” almak idi. “Bunca zahmet nedendir?” Osmanlı ordusu yüksek dağlardan, sarp yamaçlardan ve ormanlardan zorlukla geçiyor ve Fatih Sultan Mehmed çoğu zaman yaya yürümek zorunda kalıyordu. Sârâ Hatun, gelini Katerina Despina’yı düşünerek Trabzon Rum Devletine taarruz edilmemesi için Fatih’in huzuruna çıkıp: -Ey oğul, bu Trabzon için bunca zahmet nedendir? Deyince, Fatih, şu tarihi cevabı verdi: -Ey ana, bu zahmet din yolundadır. Çünkü bizim elimizde İslam kılıncı vardır. Bu zahmeti yapmaz isek bize gazi demek yalan olur... Şehri teslim etti... Pontus Kralı David Komnenos, Osmanlı askerine karşı koyamayacağını idrak ettiğinden, denizden Trabzon’a yaklaşmış bulunan Mahmud Paşa’ya bir elçi göndererek teslim olacağını bildirdi ve birkaç gün sonra ordusu ile birlikte vasıl olan Fatih Sultan Mehmed Han’a şehri teslim etti...
 
 
 
 
 
 
 
KAPAT