BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Emeklilerin köyü

Emeklilerin köyü

Küçük köylerde yaşayanlar için on dönüm, yirmi dönüm büyük arazi sayılıyor..Günün şartlarıyla çiftçilik yapanlar için bu büyüklükte araziler hesaba bile katılmıyor.



Küçük köyler artık sayfiye yeri oldu. Küçük köylerde yaşayanlar için on dönüm, yirmi dönüm büyük arazi sayılıyor..Günün şartlarıyla çiftçilik yapanlar için bu büyüklükte araziler hesaba bile katılmıyor. Filan yerin dağ köyü.. Yazın 50 hane, 40 hane, 30 hane.. Kışın 3 hane.. Ekip biçen yok. Hayvancılık yapan da.. Büyük şehirdekiler nostalji kabilinden yazın bir iki ay kalıp dönüyor. Ekip biçen yok derken elde edilen mahsul yapılan masrafı karşılamıyor. Ama emekli olan, yahut köyünün yakınında bir memuriyeti, kamu işyerinde işçiliği olanlar için ekip biçmeden yazın üç beş ay takılmak keyifli oluyor. Köyler eski köyler değil ..”Ey Türk köylüsü!” nutuklarında tarif edilen insanlar azınlıkta. Şimdinin köylerinde yaz kış kalanlar ve hâlâ ekip biçmek için direnenler çok az.. Onlarınki de tercih değil, kendi ifadeleri ile çaresizlik.. Büyükşehirlerde kimseleri olmadığı için.. Bu yaştan sonra şehire yerleşme ve tutunmaya cesaret edemedikleri için oralarda ömür tüketiyorlar. Bir de köylerin şöyle bir derdi var: Dededen kalmış 30 dönüm yer.. Dedenin beş çocuğu var.. kimi ölmüş çocukları kalmış, kimi büyükşehirde yükünü tutmuş, kimi memur olmuş vs. Kadastro yok.. Olsa bile hissedarları tek tek toplamak imkansız.. Satsan para etmiyor.. Paylaşsan fert başına 50 metrekare yer düşmüyor. Eğer aileden köyde kalan varsa şehirdekilerin desteği ile dede yadigarı yerleri ayakta tutmaya çalışıyor.. Yoksa terkedilmişlik hemen hissediliyor. Yazın gidenlerin yaşlıları için açıkhava müzesi oluyor.. Eskiler anlatılıyor.. Hatıralar tazeleniyor ve dönülüyor. Üçüncü nesil ne yapacak? İmkânı olup eski evleri elden geçirmek istese.. yüzlerce ortak.. Yeni yer yapmak istese.. Yine bir o kadar ortak.. Satın almaya kalkışsa öyle bir gelenek oluşmamış.. Şimdiye kadar köyden kente göç vardı, kimse arkasına dönüp bakmıyordu.. beş on sene sonra bu iş tersine olacak.. şehirde tuzunu kurutanlar teker teker köye dönecek. O zaman paylaşmaya nasıl bir çözüm yolu bulunur, bilmiyorum. ..... Bütün bunları şunun için hatırladım. Gencecik bir adam.. Çay ocağında çalışıyor.. Kirada oturuyor.. Ev sahibi olmak dışında bir istikbal hesabı da yok. Babası emekli ve köyde.. Sen de yerleşsen, dedim.. Ayda 300-500 milyon sabit geliri olsa hemen yerleşirmiş.. Sabit gelir nasıl olur.. Mesela ev kirası ile olabilirmiş. Köyünde iki hayvan beslesen bu parayı kazanırsın, dedim. Köyü sahiplenmiyor.. Sebep yukarıda dediğim gibi.. Geride kalanlar bölüşmeye kalkışsak.. bana bir avuç yer kalır, diyor.. Ama bir evim, gelirim olursa.. orada keyif için yaşarım, diyor.. ..... Beş on sene önce köylerde yeni ev yapma furyası başlamıştı. Eski evlerin cazibesi sonra farkedildi. Şimdi eskileri elden geçirme modası var.. Aslına uygun tamir.. İçine mutfak, banyo tuvalet yapma modası.. Üçüncü merhale nasıl olacak bakalım?.. Yine köylerde yaşayanlar kasabadan kola, yoğurt siparişi vererek mi yaşayacaklar.. hiç olmazsa kendilerine yetecek kadar tarla bostan ekmeyi deneyecekler mi? Köyden şehire göçü planlı yapamadık.. Belki köye dönüş için en azından yumuşak ve planlı bir dönüş için projeler geliştirebiliriz.
 
 
  • Piyasalar

    Fark %
  • 98455
    % 1.69
  • 5.3279
    % -0.7
  • 6.0542
    % -0.85
  • 6.8869
    % -0.64
  • 220.305
    % -0.61
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT