BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Şişmanlık dert değil!

Şişmanlık dert değil!

Fazla kilolar günümüz insanının en çok yakındığı problemlerden birisidir. Kurtulmak için bilinçli beslenme programı uygulayıp doktor yardımı alın. Çünkü şişmanlığı kafanıza takarsanız, üstesinden gelemezsiniz.



Uzmanlara göre içinde bulunduğumuz hayat şartları, hepimizi hem ruhen hem de fiziken etkiliyor. Stresli bir hayat, hızlı tüketim, pahalılık ve daha birçok sebebe bağlı olarak hayat kalitemizdeki düşüş, istenmeyen problemleri de beraberinde getiriyor. İşte bu problemlerin başında aşırı kilo geliyor. Yapılan araştırmalara göre, özellikle gelişmiş toplumlarda ve metropol şehirlerdeki telaş, düzenli yemek yeme alışkanlığımızı elimizden aldı; bunun yerine fast food denilen, hızlı ve dengesiz kalorilere sahip gıdalara yönelmemize sebep oldu. Bu da toplumumuzu giderek şişmanlık (obezite) hastalığına sürükledi. Birçok ülke gibi Türkiye’nin de ciddi bir sağlık problemi haline gelen obezite, psikolojik problemleri ve buna bağlı olarak da depresyonu körükledi. Araştırmalara göre aşırı yemek bazen, endişe ve sıkıntı oluşturan durumla karşılaşıldığında savunma mekanizması olarak devreye giriyor. Böylece iç gerginlikleri azaltan yemek, öte yandan kilo aldırıyor. Bir okuyucumuza ait satırları aktarıyorum: “Şişmanım... Kendimi mutsuz hissediyorum, zayıflamak istedikçe de sanki daha fazla kilo alıyorum. Rejimler yapıyorum, kendimi her şeyden mahrum ediyorum, sonra bir bakıyorum ki buz dolabının başındayım!” Giderilmesi mümkün Uzmanlara göre, aşırı yeme isteğinin güçlü dürtüsü, doyma mekanizmasına ağır basıyor ve böylece kişi aşırı yeme davranışı içine giriyor. Ancak şişmanlık giderilmez bir problem değil ve sağlık için dengeli bir kiloya ulaşmak mümkün. Memory Center Psikolojik Destek Merkezi’nden Dr. Ercüment Doğan; bu problemi yaşayan kişilerin psikolojik ve fiziksel olumsuzluklarından kurtulmaları konusundaki tavsiyelerini şöyle özetliyor: “İngiltere’de yapılan bir araştırma erkeklerin, yüzde 52, kadınların yüzde 66’sının ideal kilolarının en az yüzde 15’inden daha fazla kiloya sahip olduklarını ortaya koyuyor. Kilo artışı kalp-damar rahatsızlığı riskini artırır. Bu noktada şunu vurgulamakta fayda var; kilo, şişmanlığın doğrudan bir göstergesi olarak alınmamalı, çünkü yağ dokusu olduğu kadar kas dokusu da vücut ağırlığımızı oluşturan unsurlardan biri. Aşırı şişmanlık, boy ile ağırlığın oranından anlaşılır. ‘Vücut Kitle Endeksi’ dediğimiz bu oranlamada boy ‘metre’, kilo ‘kilogram’ birimleri ile ölçülüyor ve kilonun, boyun karesine bölünmesi sonucu elde edilen değer şişmanlık ile ilgili bize bilgi veriyor. Bu değerin 25’ten yüksek olması fazla kilo, 30’dan yüksek olması ise aşırı şişmanlık göstergesidir.” Aşırı kilolular dikkat! Bilinçli beslenin Aşırı besin kısıtlaması şeklinde olan diyetler istenmeyen sonuçlar doğurur. Kişi her ne kadar istediği kiloya ulaşsa da; bu bazı fiziksel ve psikolojik bedellerin ödenmesine sebep olur. Toplumda, diyet çoğunlukla aç kalmak olarak algılanır. Bu bakış açısına sahip kişiler kilo vermek uğruna ciddi sağlık problemleri ile karşılaşırlar. Karaciğer ve böbreklerde problem yaşarlar, bağışıklık sistemleri zayıflar. Kişi kilo vermeye aşırı odaklandığı için kilo verebildiği ve o kiloyu muhafaza edebildiği zamanlarda hayattan memnun hale gelir. Ancak aşırı derecede sınırlı beslenme sürekli bir hayat tarzı olamayacağından, kişi bir süre sonra eski yeme alışkanlığına geri döndüğünde verdiği kiloları fazlasıyla alır. Özgüveninizi artırın Kilo problemi olan kişilerin dikkat etmeleri gereken ikinci önemli husus egzersizdir. Egzersiz kalori yakılmasına neden olduğu gibi iştahı bastırıcı bir etki yaparak dolaylı yoldan gereksiz kalori alımını da engeller. Egzersiz yapmak kilo verirken kas dokularının korunmasını sağlar. Egzersiz eşliğinde yapılmayan diyet, kişinin yağ dokularının kas dokularına olan oranını artırıcı bir etkiye sahiptir. Aşırı kilonun yol açtığı yüksek tansiyon gibi fiziksel risk faktörlerinde düzenli egzersiz yaparak bir azalış sağlanabilir. Egzersiz yapmak, kişinin vücudunu daha olumlu değerlendirmesinde, özsaygısının artmasında ve ruh halinin iyileşmesinde de önemli bir rol oynar. Ruh sağlığı önemli Bu kişilerin hayattan zevk alma, sosyal ilişkiler ve özsaygı ile ilgili problemler yaşadıkları gözlemlenir. Hedef, psikolojik destekli zayıflama programlarıyla, kendisini ağırlıklı olarak kilosuna odaklayan kişiye, bu durum ile baş etmesini sağlamak ve kendisi ile ilgili olumlu bir algıya sahip olmasında, sosyal ilişkilerini doyurucu bir şekilde yaşamasında kişiye yardımcı olmaktır. Aşırı kilolu kişiler bu noktada kendi başlarına çözüm üretmekte güçlük çekebiliyorlar, dolayısıyla profesyonel bir yaklaşıma ihtiyaç duyuluyor. Bazen, kilo verme hedefine ulaşılamayabilir. Bu sebeple tansiyon ve kolesterol gibi risk faktörlerinin azaltılması ve kişinin kendisini daha olumlu bir bakış açısına sahip olması yardım ile sağlanabilir. Üç taraflı müdahale Aşırı kilo ile ilgili problemler ile mücadele ederken duruma aynı anda üç açıdan müdahale etme gerekliliği kendini gösterir. Psikolog desteği Kendinden memnun olmayan aşırı kilolu bir kişi kilo verirken zorluk yaşar, kilo verse de hayatının odak noktası bu kiloyu korumak olur. Kişinin vücut biçimi ve ağırlığını; kendisini değerlendirmede başlıca kriterlerden biri olarak görmesi, oldukça sağlıksız bir durumdur. Fazla kilonun yol açtığı psikolojik problemler söz konusu olduğu gibi; kişinin yaşadığı bazı psikolojik problemlerin, yeme alışkanlığını etkileyerek kişinin aşırı kilo almasına yol açması durumu da söz konusudur. Kişi bu durumda psikolog yardımı almalıdır. Fizyolojik müdahale İkinci müdahale fizyolojik temelde gerçekleşir. Kişinin kilo problemi ile ilişkili olabilecek fizyolojik unsurların belirlenmesi ve düzenlenmesi amacıyla bir iç hastalıkları uzmanı değerlendirme yapmalıdır. Aksi takdirde verilmesi hedeflenen kilo miktarı gibi hususlarda gerçekçi olmayan beklentiler oluşur ve bunlar doğrultusunda çabalamak kaçınılmaz olur. Bu; kişinin enerjisini ve parasını yanlış hedefler için gereksiz yere harcamasına yol açmakla kalmaz; kişiye yaşattığı hayal kırıklığı sonucunda, zaten yaşadığı olumsuz ruh halini de artırır. Diyetisyen kontrolü Sağlıklı bir diyet uygulamak, aşırı kilodan şikayetçi bir kişinin sağlıklı bir şekilde kilo vermesini ve fiziksel/psikolojik risk faktörlerinden uzak durmasını sağlamada önemli rol oynayan üçüncü müdahale tarzıdır. Bu da; uzman bir diyetisyen kontrolünde yapılması gereken bir uygulama. Kendisine uygun olan diyet programının oluşturulamaması durumunda kişinin ideal kilosuna sağlıklı bir şekilde ulaşması mümkün değildir. Bu sebeple basında yer alan ve kişiye özel olmayan paket diyet programları sağlıklı sonuç vermeyebilir.
Kapat
KAPAT