BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Rekor Naim’de

Rekor Naim’de

İlk kez 1908 yılında resmen oyunlara katılan Türk sporcular, oyunlarda bugüne kadar 33 altın, 16 gümüş ve 15 bronz olmak üzere, toplam 64 madalya kazanarak genel madalya klasmanında 29. sırada yer aldı.



İlk kez 1908 yılında resmen oyunlara katılan Türk sporcular, oyunlarda bugüne kadar 33 altın, 16 gümüş ve 15 bronz olmak üzere, toplam 64 madalya kazanarak genel madalya klasmanında 29. sırada yer aldı. Türkiye’nin kazandığı 33 altın madalyanın 27’si güreş dalından gelirken, güreş dışındaki 6 altın madalyayı ise haltercilerden Naim Süleymanoğlu, 1988’de Seul, 1992’de Barcelona ve 1996’da Atlanta, Halil Mutlu da 1996’da Atlanta ve 2000’de Sidney, judocu Hüseyin Özkan da 2000’de Sidney’de elde etti. 16 gümüş madalyanın 15’ini güreşçiler, 1’ini ise boksörler kazanırken, 15 bronz madalyadan 1’er tanesi atlet, tekvandocu ve judocular, 2’si boksörler, 10’u da güreşçiler tarafından kazanıldı. İLK MADALYALAR BERLİN’DE Türk sporcuları, ilk başarılarını 1936’da Berlin’de yakaladı. Bu oyunlarda, “Mersinli” lakabıyla anılan Ahmet Kireççi, serbest güreşte 79 kiloda 3. olarak Türkiye’ye ilk madalyayı kazandırdı. Kireççi’den 2 gün sonra bu kez 61 kiloda yine serbest güreşte Yaşar Erkan, şeref kürsüsünün en üst basamağında yer alarak, Türkiye’ye olimpiyatlar tarihindeki ilk altın madalyasını getirdi. 2. Dünya Savaşı’ndan sonra yapılan 1948 Londra Olimpiyatları’nda da Türk sporcuları, serbest ve grekoromen güreşte 6 altın, 4 gümüş ve 1 bronz, atletizmde de uzun atlamada Ruhi Sarıalp ile 1 bronz olmak üzere toplam 12 madalya alarak madalya tablosunda 7. sırada yer aldı. Londra’da madalya kazanan sporculara Türkiye’de verilen ödüller, Türk spor kamuoyunda çok tartışıldı ve sonuçta bu sporcular ödüllerden dolayı profesyonel kabul edilerek 1952’de Helsinki’de yarıştırılmadı. Türkiye, 1952’de güreşte 2 altın ve 1 bronz madalya alabildi. 1956 Melbourne Olimpiyatları’nda ise güreşte yeni bir kuşak mindere çıktı ve 3 altın, 2 gümüş ve 2 bronz madalya getirdi. Türkiye, oyunlardaki en parlak sonucu 1960 Roma Olimpiyatları’nda aldı. Tamamı güreşte olmak üzere 7 altın ve 2 gümüş madalya elde edilen bu oyunlarda, Türkiye madalya klasmanında birçok spor devi ülkeyi geride bırakarak 6. sırayı kaptı. 4 yıl sonra 1964’de Tokyo’da 2 altın, 3 gümüş ve 1 bronz madalyayla yetinilirken, 1968’de Mexico City’de ise yalnızca serbest güreşteki 2 altın madalyayla yüzümüz güldü. Bu oyunlarda, maratonda İsmail Akçay da bronz madalyayı kılpayı kaçırarak 4. oldu. Güreşte 1972 ve 1988’de 1’er gümüş alındı, 1984’de Los Angeles’da ise 1 bronz madalyaya kadar düşüldü. Bu oyunlarda Türkiye’yi sevindiren olay ise boksta ilk kez 51 kiloda Eyüp Can ve 57 kiloda Turgut Aykaç ile bronz madalyalara ulaşılması oldu. NAİM’LE YENİDEN 1988 Seul Olimpiyatları, Türkiye için adeta yeniden doğuş niteliğinde geçti. Dünyanın “cep herkülü” diye tanıdığı, gelmiş geçmiş en büyük halterci olarak gösterilen Naim Süleymanoğlu, 60 kiloda ard arda 6 dünya ve 9 olimpiyat rekoru kırıp kendi ağırlığının 3 katından fazlasını kaldırarak çok parlak bir başarı elde etti ve Türkiye’ye güreş dışındaki ilk altın madalyayı kazandırdı. Süleymanoğlu, dünya rekoru kıramamasına rağmen, 1992 Barcelona ve 1996 Atlanta’da başarısını tekrarladı. Süleymanoğlu, 3 olimpiyatta üst üste altın madalya alan tarihteki ilk halterci oldu. Bu oyunlarda grekoromen güreşte 62 kiloda Mehmet Akif Pirim, altın madalya kazanarak, güreşte 24, grekoromen stilde ise 28 yıldır duyulan hasreti giderdi. Judoda da Hülya Şenyurt 48 kiloda üçüncü oldu ve Türkiye’ye hem bayanlarda hem de bu dalda ilk madalyayı getirdi.
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT