BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Maksi saçmalama!

Maksi saçmalama!

Dünyada kredi derecelendirme (rating) notu veren özel şirketler vardır. S&P, Moody’s, JCR, Duff&Phelps gibi şirketler, ülkeleri ve şirketleri finansal veriler ve tahminler ışığında analiz eder ve kendi görüşleri doğrultusunda not verirler.



Dünyada kredi derecelendirme (rating) notu veren özel şirketler vardır. S&P, Moody’s, JCR, Duff&Phelps gibi şirketler, ülkeleri ve şirketleri finansal veriler ve tahminler ışığında analiz eder ve kendi görüşleri doğrultusunda not verirler. Kimi zaman da not vermez ama ülke ve şirketleri yorumlarlar. Birkaç gün evvel Moody’s Başkan Yardımcısı’nın yaptığı gibi. Bayan Lindow, cari açık ve AB konusunda karamsar bir tablo çizdiği açıklamada kullandığı bir terimle, piyasanın da canına okudu: “Maksi enflasyon gerekli”. Ucu açık, rakamla telaffuz edilmemiş bir yorum... Rating şirketleri, verdikleri not ve yaptıkları yorumlarla ülkelerin ekonomi dinamiklerine doğrudan tesir edebilirler. O halde düşünce ve analizlerini resmi açıklama haline getirmeden önce beyin süzgecinden geçirmeleri gerekir. Beni rahatsız eden, devalüasyon veya başka konuda Moody’s’in görüşü değil, ifade ediliş biçimi. Cari açıktaki yükseliş ve borçlanma ihtiyacının azalmaması dolayısıyla, TL’nin bir miktar değer kaybetmesinin gereğini vurgulayabilir Moody’s. Ama maksi enflasyon ne demek? Kelime anlamına göre “uzun(!)” enflasyon mu? Ekonomide, üstelik bir büyük rating ajansının, kafasına göre terim uydurma hakkı olmamalı. Pardon! 2003 yılında Economist Intelligence Unit (EIU) bir rapor yayınlamıştı Türkiye hakkında. Öyle bir rapor ki, dolar 3 milyon TL’yi geçiyor, borçlar ödenemeyecek, darbe olacak vs. Envai çeşit hezeyan. EIU, saygın ve güvenilir olarak bilinen bir analiz şirketi. Ama yazdığı rapor da ortada. Rapor değil korku filmi senaryosu. O tarihte insanların hayatını zehir etmekten, panik duygusuyla yanlış kararlar almalarına yol açmaktan başka bir işe yaramadı. Bu tür analiz raporları, Türkiye’nin iktisadi gerçekleri ve piyasa dinamiklerine bir türlü tam nüfuz edemeyen analistler tarafından yazılıyor. Londra’da, New York’da veya Türkiye’de yaşayan, raporlarında şahsi mülahazaların etkisi kimi zaman bariz şekilde görünen bu analistlerin çoğunu şahsen tanırım ve görüşürüm. Ülke şartlarından mı, kendi önyargılarından mı bilmiyorum ama, Türkiye ile ilgili gelecek tahminlerinde özgün ve isabetli olmakta çok zorlanırlar. Türkiye ekonomik raporlardan, analistler de “bir türlü doğru tahmin edilemeyen” Türkiye’den çok çektiler, hâlâ da çekmekteler...
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT