BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Ekmek parası için

Ekmek parası için

Evlerini bırakıp, ekmek parası kazanmak için Türkiye’yi karış karış gezen tarım işçileri, aynı çileyi her yıl tekrar yaşıyor. Derme-çatma çadırlarda ve sağlıksız şartlarda yaşayan tarım işçileri, bir kilo et parası bile etmeyen günlük ücretlerle gün boyu sıcak altında çalışıyorlar.



ADANA- Bir oraya bir buraya... Her yıl ocak ayından itibaren Doğu ve Güneydoğu Anadolu’dan yolculuğa başlayan tarım işçilerinin büyük bölümünü Şanlıurfalılar oluşturuyor. Tarım işçileri, karpuz, sera, pamuk çapası ve hasadı için Çukurova’ya, yerfıstığı hasadı için Osmaniye’ye, pamuk ve soğan hasadı için Hatay’ın Amik Ovası’na, pancar, nohut ve patates için İç Anadolu’ya, fındık hasadı için de Karadeniz’e gidiyorlar. Naylon çadırlarda yaşıyorlar Pamuk hasadının yoğunlaştığı Çukurova’da, Adana-Karataş kara yolunda, kaldıkları sağlıksız çadırlarda, hergün hamur ve bulgurdan oluşan gıdalarıyla tarım işçileri günlerini geçiriyor. Çadırlarını genelde tarlalara yakın kanal ve oto yolların hemen yanına kuran tarım işçileri, bir çadırda 10 ya da daha fazla kişiyle kalıyorlar. Naylon, çuval ve kamışlardan yaptıkları çadırlarda yaşayan tarım işçileri, tuvalet ihtiyaçlarını, dört çuval parçasını dört direğin etrafına çevirip gidermeye çalışıyorlar. Çamaşırlarını dere kenarında yıkayan tarım işçileri, yemeklerini ise çadırlarının önüne koydukları 3 taş parçasının üzerindeki tencerede, çalı-çırpı yakarak pişiriyorlar. Günlük 12-13 milyon lira Tarlada çalışmak bir yana gölgede bile bunaltı veren Çukurova sıcağında gün boyu çalışan tarım işçilerinin, bu emekleri karşılığında aldıkları ücret ise bir kilo et parası bile etmiyor. Tarla sahipleri ile aralarında köprü görevi yapan ve “elci” diye tabir edilen işçi temsilcileriyle, pamuğun kilosunu 125 bin liradan toplamaya anlaştıklarını belirten tarım işçilerinden Hasan Mert, şunları söyledi: “Bir işçi günde 125-130 kilodan fazla pamuk toplayamaz. Bu da 12 milyon 500 bin lira ile 13 milyon lira eder. Bu parayla hastamıza ilaç mı alalım, çocuklarımızı mı okutalım, karnımızı mı doyuralım, yoksa kış mevsiminde çalışmadığımız günler için birikim mi yapalım? ” diye dert yandı... Ürün ne zaman satılırsa! Yaptıkları işin karşılığında parayı peşin alamadıklarını belirten işçiler “Ağalar ne zaman hasat biter, ürünlerini satarlarsa paramızı o zaman verecekler” diyor. Türkiye’yi karış karış gezmekten başka çarelerinin olmadığını belirten işçilerin en büyük sıkıntısı ise, memleketlerinde bırakacak kimseleri bulunmadığı için çocuklarını hatta hastalarını da beraberlerinde götürmek zorunda kalmaları...
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT