BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > “Gözetleme görevi”

“Gözetleme görevi”

Devlet Düşmanı” isimli filmin sonunda kahramanlardan biri şöyle diyordu: “Düşmanlarımızı gözetlemeliyiz.. Ama onları gözetleyenleri de gözetlemeliyiz..” Bu iş nasıl olacak?



Devlet Düşmanı” isimli filmin sonunda kahramanlardan biri şöyle diyordu: “Düşmanlarımızı gözetlemeliyiz.. Ama onları gözetleyenleri de gözetlemeliyiz..” Bu iş nasıl olacak? Güç, denge, imkan bir yana mülkiyet problemi var? Kim, kime hangi esaslara göre bu görevi verecek? Yurttaşlık bilgisi kitaplarında yazdığı gibi vatandaşa düşen fazla birşey yok. Eskiden ülkeler falan ailenin, filan aileninmiş. Ülkelerin bir sahibi varmış. Herkes her işini ülkenin sahibi adına yaparmış. Eski düzene göre düşününce düşmanları gözetleme işi bir yere oturuyor. Ülkenin sahibi, görev veriyor: Düşmanlarımı gözetle.. Gözetleyenlerden bir şüphesi varsa başkalarına da gözetleyenleri gözetleme görevi veriyor. Yeni düzende bu işi kağıt üzerinde formüle etmek kolay gibi görünüyor: Ülke hepimizin.. Toplanıp karar verdik, içimizden filanca bu ülkeyi bizim adımıza yönetecek.. Falancalar da kanun koyucu olacak ve yine bizim adımıza yöneteni denetleyecek? Ama pratikte böyle olmuyor.. Amerika’sında da olmuyor, Endenozya’sında da.. ..... Öyle şirketler var ki, 50 bin, 100 bin kişi istihdam ediyor. Bu şirketler nasıl kuruluyor.. Bir önder çıkıyor, üç kişiyle beş kişiyle işe başlıyor.. Zaman içinde çalışan sayısı binlere ulaşıyor. Şirketler de ülkeler gibi demokrasicilik oynayacak olsa, önce 50 bin kişinin bir araya gelip şirketi kurup, sonra patron bulmaları lazım. Bu işin denemeleri yapılmıyor değil.. Ama sonunda yine iş gelip düzeni kuran, tek kişinin sırtına biniyor.. Küçük ortaklar tasfiye oluyor. ..... Birlik, dirlik, düzen derken vatandaşa düşen fazla birşey yoktur. “Ulusal güvenlik” denilen şey, aslında ülkeyi sahiplenen iradenin güvenliği.. Gruplar bu iradeye nüfuz ettiği ölçüde pay sahibi oluyor. Bu irade de daha büyük iradelerle örtüştüğü nispette büyüyor. Ters düştüğü zaman bedelini bize ödetiyor. Müfredat Bu kadar yılda çoook eğitimciler, uzmanlar gördüm. Hepsinden birşeyler dinledim. Fakat halihazırdaki müfredatı Talim Terbiye Kurulu Başkanı Ziya Selçuk kadar güzel anlatanına, bu işi kimseyi incitmeden yapanına rastlamadım. Ziya beyi dinleyince benim çok özet olarak anladığım şu: Mevcut müfredatın esas hedefi kimse birşey öğrenmesin, anlamasın, düşünemesin, fakat belli bir yaşa kadar oyalansın.. Başka bir işle uğraşamayacak hale gelsin.. Tersinden bakınca bu da ilkini hazırlayanlar için büyük başarı.. Hem böyle bir müfredat hazırlayacaksın hem de 50 yıl boyunca her düzeltme teşebbüsünü akamete uğratacak, akamete uğratmakla kalmayıp eskisini aratacak hale getirecek bir düzen kuracaksın.. Ziya bey, bu fasit daireden bir çıkış kapısı aralayabilirse yeni nesle en büyük hizmeti yapmış olur.
 
 
  • Piyasalar

    Fark %
  • 95953
    % -0.94
  • 5.8268
    % -0.21
  • 6.5545
    % -0.3
  • 7.5597
    % -0.05
  • 238.589
    % -0.11
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT