BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Terör tuzağı

Terör tuzağı

İslamiyette terör, fitne, soykırım, cinayet yasaklanmıştır. Vatanı işgal edilen Müslüman halkın direnişi yani bağımsızlık savaşı elbette en tabii hakkı ve kutsal bir görevidir.



İslamiyette terör, fitne, soykırım, cinayet yasaklanmıştır. Vatanı işgal edilen Müslüman halkın direnişi yani bağımsızlık savaşı elbette en tabii hakkı ve kutsal bir görevidir. Ancak “Mücahid” ile “terörist” ve (direniş) ile (terör) arasında çok önemli hassas çizgiler vardır. Ülkesi için savaşmak son derece şereflidir. Ölen şehiddir. Terör ise son derece çirkin ve cezası çok ağırdır. Ayrıca İslamiyete ve Müslümanlara zarar verir. Meselenin iç yüzü İslam Dünyasını sömürmek ve işgal etmek isteyen, İslam düşmanı güçlerin bir numaralı hedefi Müslümanları ve İslamiyeti terör ve anarşist kaynağı göstermektir. Böylece şerefli ve hak din olan İslamiyeti gözden düşürerek, hızlı yayılmasının önü kesilebilecektir! Bu konuda uzmanların görüşü şöyledir: “Terörü önleme maskesi altında, teşvik ve tahrik eden ve hatta gizli servislerince planlayan ve organize edenler bizatihi İslam düşmanı güçlerdir. Beyin bu güçlerdir. Bazı gafil ve cahil Müslümanlar ise bu güçlerin tuzağına düşmüş kurbanlardır.” Neden terör? Bu sorunun cevabını verebilmek için en az 60 yıl öncesine gitmek gerekir. Meşhur Türk ve İslam düşmanı Arnold S. Toynbee, eserlerinde şu görüşü ortaya atmıştır: “21. asır dinler asrı olacaktır. İdeolojiler ve (izm)ler silinmeye mahkumdur. Çünkü 19. ve bilhassa 20. asır ideolojilerin ve izmlerin hakim olduğu asırlar olmuştur. İnsanlık izm ve ideolojilerden beklediğini bulamadığı gibi, çok büyük felaketler yaşadı. İnsanlar huzur ve refahı büyük dinlerde arayacaklardır. Hıristiyanlığın insanlığa vereceği bir şey yoktur. İslamiyet insanlık için çok cazip bir sahadır. Ve İslamiyeti gözden düşüremezsek 21. asır İslamiyetin asrı olacaktır. Elimizi çabuk tutarak ve her çareye başvurarak İslamiyeti gözden düşürmeli ve yıpratmalıyız.” Terörün arkasında kim var? James D. Davidson’un, The Great Reckoning Simon and Schuster Co. 93 adlı eserinde İslamiyete hazırlanan tuzak şöyle itiraf edilmektedir: “Marksizmi, Sovyetler Birliği ve onun peyki Demirperde ülkelerini (komünist rejimleri) şiddet baskı ve terör yiyip bitirdi. Müslümanlara uygulanacak şiddet, baskı ve işgalleri haklı göstermek için Müslümanları terörist göstermek kaçınılmazdır. Müslüman ismi taşıyan terör teşkilatları kurarak, bazı Müslümanları para ya da menfaat karşılığı satın alarak, bazılarının da dini duygularını okşayarak terörde kullanıp, İslamiyeti gözden düşürmeye mahkumuz.” Varılmak istenen hedef James D. Davidson’un aynı eserinde bir başka itiraf: “Biz Batı için, gelecek on yıllarda yeniden gündemi belirleyerek İslami tehdidden kaynaklanacak bir söz konusu olayın olmasını beklemekteyiz... Marksizm öldü. Marks sahte bir peygamber olmakla kalmadı. Tarihteki diğer sahte peygamberler gibi ömrü kısa sürdü. İslamiyete gelince, tarihle 1400 yıldır yüz yüze bulunuyor. Müslümanlar son bir kaç asırdır Batı afyonu ile uyutuldu. Ama son yıllarda uykudan uyanmak üzeredir. Mazi özlemi ile dinlerine sahip olmaya başladılar. Kendi medeniyetlerini Batı medeniyetinden çok üstün görmeye ve Batı medeniyetine kendi medeniyetlerinin temel oldukları görüşü giderek çoğalmaktadır. İslam ayrıca Batı için ekonomik bakımdan katı Sovyet imparatorluğundan daha yıkıcı olabilir... İslamiyet, bütün dinler ve inançlar içinde en canlı dindir. Ve İslamiyet son yıllarda hızlı bir şekilde yayılmaktadır. Bu yayılmacı dinin enerjisi son derece artmaktadır... Kapitalist Batı’nın hedefi; eski materyalist düşmandan (komünizmden) dini bir düşmana yani İslamiyete yönelmiştir. Yeni düşman İslamiyettir. İslamiyeti yıpratmanın en kestirme yolu ise İslamiyeti terör kaynağı, Müslümanları terörist göstermektir...” Kuzey Osetya’da cereyan eden rehin alma olayı asla tasvip edilemez. Ancak bu olayı Çeçenler değil, Türkiye Rusya yakınlaşmasını istemeyen şer güçlerin yaptığına inanıyorum.
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT