BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Böl, parçala yönet! / Makedonya notları / İrfan Özfatura

Böl, parçala yönet! / Makedonya notları / İrfan Özfatura

Makedonya'da 120 sandalyeli bir meclis var. Makedonlar % 50 ile tek partiye yüklenip ezici bir çoğunlukla iktidara geliyor. Türkler, Arnavutlar irili ufaklı partilere bölünüp yönetilen oluyorlar.



Balkan Müslümanları bir şekilde akraba, kız alıyor, kız veriyorlar. Arnavutlar köfteyi Türk gibi yapıyor, Türkler böreği Arnavut gibi sarıyorlar. Kılık kıyafetine bakarak ırk ayırmanız mümkün değil ama pekâlâ bu Hıristiyan bu Müslüman diyebiliyorsunuz. Evet, Makedonya'da da her milletin aşırıları var ve bunlar bazen mânâsız işler yapıyorlar. 2001 hadiselerinden sonra ele alınan Ohri Çerçeve Anlaşması "yerinden yönetimlere" ağırlık veriyor, ancak burada % 20 barajı söz konusu ve bu anlaşma Arnavutlar'dan başkasına yaramıyor. Ağlayan çocuk hakkını alıyor, ağlamayan yok sayılıyor. Şimdi çok başka Türkiye bu ülke için akla hayale gelmeyecek fedakarlıklarda bulunmuş ancak hariciyecilerimiz meyvelerini toplayamamışlar. Üsküplüler "eski büyükelçiler o kadar resmiydiler ki, resimini bile göremezdik" diyorlar. Lâkin hali hazırda görev yapan Büyükelçi (Mehmet Taşer) bilgili ve çalışkan bir diplomat, konutundan çıkmasını biliyor. Ona Makedonlar ve Arnavutlar da saygı duyuyorlar. Bir elin nesi var? Makedonya'da 120 sandalyeli bir meclis var. Makedonlar % 50 ile tek partiye yükleniyorlar, gelgelelim Türkler % 4,3 olduklarına bakmadan iki partiye (Türk Demokrat Parti ve Türk Hareket Partisi) ayrılıyor, Arnavutlar da onlardan aşağı kalmıyorlar. Bölünme eski bir yara, eğer Boşnak, Torbeş ve Pomaklar da ayrı baş çekerlerse akıbet korkutuyor. Eğitim şart ama... Makedonyalı Müslümanlar çocuklarının erimesinden çok korkuyor, onlara mutlaka Türkçe eğitim aldırmaya bakıyor ve ısrarla bir Türk Üniversitesi istiyorlar. Mokedonyalı Türklerin dert babası Avukat Salih Murat Türkiye'ye okumaya gidenlerin dönmemesinden şikayet ediyor: "Makedonyadaki Müslüman mülklerinin yeniden kazanılması için yüzlerce avukata ihtiyaç var ancak Türkiye'de tahsil yapan çocuklarımız orada kalıyor. Belgrad'ta 15 arkadaş okuduk, hepimiz geri dönüp işin ucundan tuttuk. Ama Türkiye'de 600 Gostivarlı okudu, sadece biri döndü, 599'u İstanbul'da kaldı. Bize hayırları olmadığı gibi Türk ekonomisine de yük oldular. Mutlaka Üsküp'te bir Türk Üniversitesi açılmalı, çocuklarımız bu topraklardan kopmamalı. Makedonya'da 13 bin ilk mektep çocuğundan sadece 6 bini anadille (Türkçe) eğitim alıyor. Buraya gelen kolejlerin adı Türk. Tedrisatı İngilizce yapıyor bize fayda yerine zarar veriyorlar. Halbuki bizim şiddetle Türkçe eğitim verecek okullara ihtiyacımız var. Bu coğrafyada dilini unutan kimliğini de unutuyor. George Soroz Vakfı "sırf İngilizce eğitim verebilmek için" yüz milyonlarca dolar harcayıp Kalkandelen'de üniversite kurdu, ABD Üniversiteleri de Kumanova ve Üsküp'te İngilizce eğitim veriyor. Bişkek'e, Yesi'ye, Kıbrıs'a üniversiteler kuran Türkiye burada da hasretle bekleniyor. Unutmayın ki Balkanların anahtarı Üsküp. Üsküp'te bulunmayanın esamesi okunmuyor." -BİTTİ-
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT