BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Taraftar diyor ki...

Taraftar diyor ki...

Tarih 24 Mayıs 2003.. Akşam Eurovision şarkı yarışması var. Herkes Sertap’la coşuyo ama benim kafam orda değil.. Yarın GS ile maçımız var.. Şampiyonluğumuzu belirlicek olan maç.. Sertap kazanıyo bi kere daha söylüyo şarkıyı..



Tarih 24 Mayıs 2003.. Akşam Eurovision şarkı yarışması var. Herkes Sertap’la coşuyo ama benim kafam orda değil.. Yarın GS ile maçımız var.. Şampiyonluğumuzu belirlicek olan maç.. Sertap kazanıyo bi kere daha söylüyo şarkıyı.. O an diyorum ki Allahım inşallah bizde yarın bu şarkıyla coşarız mekanımda.. Gece yatmiim diyorum ama düşünüyorum eğer şampiyon olursak olmaz gece eğlenemem uykusuzluktan.. uyumak ne mümkün.. Karnımda inanılmaz bir çırpınış var.. Sanki binlerce kelebek içime doluşmuş.. Saate bakıyorum 3ü gösteriyo.. Takıyorum kulaklığımı.. Şarkımı dinlemeye başlıyorum.. BİR AŞK HİKAYESİ.. SİYAH-BEYAZ FİLİM GİBİ BİRAZ.. defalarca ard arda.. Tekrar saate bakıyorum 4.30.. Artık uyumalıyım diyorum kendi kendime.. Sabah bir telefonla uyanıyorum.. açıyorum arkadaşımın “off uyuyamadım yaa hadi gidelim” diyen sesi.. Bakıyorum ki herkes öyle benim gibi.. Allahım diyorum bugün bize yardım et lütfen!!! Saate bakıyorum 09.00.. Annem yemek yiyebilicek misin diye soruyo.. Bakıyorum gözleri dolu dolu.. Belli ki o da heyecanlı bugün için.. Hayır cevabını aldıktan sonra dikkat et kendine Damla diyo bana.. hırpalama kendini.. giyinmeye başlıyorum.. NOUMA formamı giyicem dediğimi hatırlıyorum kendi kendime.. Bugün onu stada sokmasalar bile hala kalbimizde.. Telefonum susmuyo: “nerdeyiz tamam geliyorum ben milleti topladım.. Kazan’da buluşalım çok izdiham olucak erken gidelim.. Meşaleler hazır mı.. Bugün yicez onları biticek bu iş.. sakın gelmesinler İnönüye.. Karşılıcak mıyız onları..” Her kafadan bi ses.. eve gelen arkadaşlarla üsküdara gidiyoruz.. Herkeste aynı heyecan.. Sadece bakışlarımızla anlaşıyoruz.. ŞAMPİYONLUK BİZİM.... Üsküdara gelince orda bi grup bekliyo bizi.. Hep birlikte motora biniyoruz.. kimi alt katta kimi üstte.. diğer vatandaşlar artık alışkın oldukları manzaralara bakıyolar.. Motorda SİYAH BEYAZ çekiyoruz alt üst.. Bayraklar asılıyo motorun her tarafına.. o keşmekeş arasında kafamı çevirdiğim an mabedimi görüyorum.. Ağaçlar arasında skorboard ve ışıklar gözüküyo.. bu akşam diyorum.. Orası karnaval haline gelicek.. motordan indiğimizde herkes orda.. Kazan’a gidiyoruz.. Yeni besteler üretiliyo.. Alen Markanyan abinin sesi.. fazla içmeyin beyler maçta sesimiz bitene kadar bağıracağız.. Saat 13.00 olmuş... hadi gitme vakti.. dolmabahçeden yürümek.. hayat.. ‘KARTALIM GÖKLERE AÇ KANAT... İb... fenere İb.. cimboma İNAT ŞAMPİYONLUK TURU AT.. Belediye otobüsleri özel arabalar dolmuşlar taksiler herkes bekliyo.. Ortada bi ton insan tamamen SİYAH BEYAZ ortalık.. Geldik mekanımıza.. polis yanımıza yaklaşıp olay yok diyo.. sıraya giriyoruz.. Arama tarama işlemleri.. Sonunda içerdeyiz.. yukardan kombineler atılıyo.. Telefon trafikleri.. nerdesiniz yaa biz girdik hadi çabuk.. Herkes birbirine birşeyler söylüyo.. içim hala kıpır kıpır.. O an dayanılmaz.. Gözlerim doluyo.. o an abim dediğim insan yanıma geliyo.. Alıcaz bu maçı diyen sesi.. Ateşliyo beni.. dj erkan gene coşturuyo herkesi.. İçersi inanılmaz.. Saat 14.30.. Yeni açık eski açık kapalı full.. Bir tek numaralıda boşluklar var... Açıklarda millet parmaklıkların üzerinde tek ayak üzerinde duruyo... BİR AŞK HİKAYESİ’ni duyuyorum birden.. Hemen atkılar açılıyo mükemmel bir görüntü.. İnsanlarda güven tam olmasına rağmen herkesin elleri titriyo.. Saatler geçiyo.. bi ara küçük bi hareketlenme oluyo.. Milletin yuhalamasını duyuyorum.. Bakıyorum rakip taraftar gelmiş en fazla 20 kişi.. bi ton polis.. neye yarıyosa.. Herkes kuralı unutup başlıyo.. biir ikii üççç dörtt beşş altıı yedii.. AYIPTIR SORMASI NEDEN GELDİNİZZ.. DEPLASMANA HOŞ GELDİN KAYSERİSPOR.. İşte taraftar bu diyorum kendi kendime.. BUYUZ biz.. ısınmaya çıkıyo takımlar.. BEŞİKTAŞIM ELELE HEP BERABER TRİBüNE.. başka tezahurat yok..Ve birden.. Bayrağımız açılıyo.. İnanılmaz bir görüntü.. bütün sahayı kaplıyo.. her taraf SİYAH BEYAZ.. Saat 19.00.. SANTRAYLA OMUZ OMUZAA.. o an başlıyo karnımdaki ağrı hafiflemeye.. Artık inanıyorum alıcaz bu maçı.. Dakikalar geçiyo gol gelmiyo.. Beraberlikte yeter ama olsun diyorum YENMELİYİZ onları.. Meşaleler yanıyo 70. dkda.. herkes bir ağızdan ŞAMPİYON BEŞİKTAŞ..Ve dakika 90.. Sergenin gittiğini görüyorum.. hadi diyorum Allahım lütfen LüTFEN.. ve top ağlarda.. ALLAHIM ŞAMPİYONUZ.. O an herkes birbirine sarılmış tanıyan tanımayan.. Herkes ağlıyo.. gözler dolu dolu.. inanamıyorum gol olduğuna bir daha bir daha bakıyorum yedek klübesi üstüste.. kapalı zaten yıkılmış.. ve bir ses.. BEŞİKTAŞIMIZIN GOLÜ 10 NUMARALI FORMASIYLA YALÇIIN.. SERGEN .. YALÇIIN.. SERGEENNN.. ve maçın bitiş düdüğü.. Aynı anda BİR AŞK HİKAYESİ.. BEŞİKTAŞIM ŞAMPİYON.. 100. YILINDA HERKESE İNAT ŞAMPİYON.. TERTEMİZ ve ŞAİBESİZ!!! BEŞİKTAŞ SEN BİZİM HERŞEYİMİZSİN!!!” (Damla, 17 yaşında, Beşiktaş taraftarı) Kaptan diyor ki... “Futbolcu - taraftar diyaloğunu küçümsemiyorum, ama öyle bir zaman gelir ki bu durum ruhsal açıdan çekilmez olur. Taraftarla bir araya geliyor, konuşuyordum, bana sorular soruyorlardı; bazıları için, özellikle de ekonomik durumu kötü olanlar için futbolun her şeyden önce geldiğini fark ettim. Bu aşırılık beni zorluyordu, hatta utandırıyordu. Onlara fotoğrafımı imzalarken ya da fotoğraf çekmeleri için poz verirken zorlanıyordum. Halbuki bu onları fazlasıyla mutlu ediyordu. Ama biraz zorlama olan bu ilişkide beni rahatsız eden bir şey vardı. Bizi, hiçbir insanın hak etmediği kadar yüceltiyorlardı. Futbolculuk mesleğimiz onların başını döndürüyordu. Eğer mutlularsa bizim sayemizde mutlu oluyorlardı, eğer üzgünlerse bu bizim hatamızdı. İşte onların hayatına bu şekilde yön vermek, altından kalkılmayacak bir yüktü. Benim için çizdikleri imaja gerçekten uygun muydum? Bazen onları gerçekle yüzleştirmek istiyordum: ‘Bizi yarı - Tanrı kategorisine çıkarmayı bırakın artık, kendiniz olun, bu futbol ve biz bugün burada, bir başka gün başka yerde bu oyunu oynamak için kendisine para ödenen insanlarız.’ Ama hem çekindiğim hem de onlara acıdığım için bunu yapamıyordum. Zamanla bu duruma alışıyorsunuz. Ne yazık ki gözlerinizi kapamanız, rol yapmanız, başkası olması gerek. Gülmek gerektiği yerde gülen, üzüntü gereken yerde üzülen bir ‘iş makinesi!’ Taraftara saygı duyuyorum; destekleri önemli; ancak sürekli aynı şeyleri tekrar etmek zor; özel hayatın yokmuş gibi yapmak, hepsine sevimli davranmak zor geliyor. Günde on kez, yirmi kez futbol konuşmak mesleği futbol olan birisi için bile usandırıcıydı. Taraftarın tutkusu özel hayatıma tecavüz ediyordu. Evden dışarı adım attığımda sürekli izleniyormuş hissine kapılıyordum. Eşim markete birlikte gitmeyi teklif ettiğinde müşterilerin bakışlarıyla karşı karşıya olmak beni strese sokuyordu. İsteksizce gidiyordum ve orada taraftarlar, ‘Oh Macel, sen niye alış veriş yapıyorsun, başkaları yapsın’ diyordu. Yani sen sadece bizim takımımız için çalış demek istiyorlardı. İnsanlar bana seslendiklerinde gözlerimi yere indiriyordum. Gözleri yere indirmek kötü şeydir! Bir vazgeçiş, kendi kabuğuna çekiliştir, dünyayla ilişkini koparmaktır. Sistem tarafından yutulmuştum ve sanki kendi hayatımı yaşamıyordum. Yalnızca kulübümün malı gibi hissediyordum kendimi.” (Marcel Desailly, Capitaine, Fransa ve Chelsea kaptanı) “Meşin yuvarlak toplayıcı çocuk” olur mu? SAHİBİ BELLİ SÖZLER “Hüzün ki en çok yakışandır bize, Belki de en çok anladığımız...”
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT