BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > “Fidase hanımın eski geliniyim!..”

“Fidase hanımın eski geliniyim!..”

Çantasını alıp hızlı adımlarla köşke yürüdü. Firuze hanım her zamanki gibi erken kalkmış, her sabah yaptığı gibi hafif kahvaltısını yapıp, gazetelerini alarak okuma odasına geçmiş, koyu olmayan bir bardak kahvesini yudumluyordu...



Karşı taraftaki adam onun yalvarmalarından etkilenmiş olacak ki olumlu cevap verdi: - Bir dakika hanım efendi. Birkaç dakikalık bir bekleyişten sonra adamın sesi duyuldu: - Hanımefendi, yaralı Bakırköy Sağlık Hastahanesi’nde imiş. Telefon numarasını da vereyim. Feryal minnetle bağırdı: - Çok teşekkür ederim efendim, Allah razı olsun... Telefonu kapattıktan sonra elleri titreyerek hastahanenin numarasını tuşladı. Karşısına çıkan kadın sesine ağlamaklı bir sesle sordu: - Bir yaralı, Fidase Coşkun... Ben eski geliniyim. Bana durumunu söyler misiniz? Karşıdaki ses heyecanla atıldı: - Aman hanımefendi, biz de hastanın bir yakınını arıyorduk. Kimse ilgilenmedi hastayla. Kimi aradıysak bizim yakınımız değil, yapabilecek bir şeyimiz yok dediler. Ben adınızı ve telefonunuzu alabilir miyim hanımefendi? Feryal dudaklarının titrediğini farketti: - Adım Feryal, telefon numaram ise... Feryal telefon numarasını verdikten sonra tekrar sordu: - Ne olur hastanın durumu hakkında bana bilgi verin... Telefondaki ses aceleyle konuştu: - Durumu ağır. Eğer gelirseniz doktorlar daha iyi bilgi verirler size. Dün bir beyin ameliyatı geçirdi. Feryal teşekkür ederek kapattı telefonu. Dudaklarını ısırdı, gözlerini kapattı: “Allah’ım... Benim hayatımı allak bullak eden bir insan için içim yanıyor... Ben ne yapacağım... Ne yapmam lazım?!.” Aceleyle giyindi. Çocukların bakıcısı Sema’yı uyandırdı: - Sema, ben kahvaltıda yokum. İşim var çıkıyorum. - Peki Feryal hanım... Merak etmeyin siz. Çantasını alıp hızlı adımlarla köşke yürüdü. Firuze hanım her zamanki gibi erken kalkmış, her sabah yaptığı gibi hafif kahvaltısını yapıp, gazetelerini alarak okuma odasına geçmiş, koyu olmayan bir bardak kahvesini yudumluyordu. Uşağı Turgut kapının önünde belirince gözlüklerinin üzerinden merakla baktı: - Hayırdır Turgut? - Feryal hanım geldi efendim, hiç iyi görünmüyor... Firuze hanım toparlandı. Meraklanmıştı: - Gelsin, hemen gelsin. Feryal hızlı adımlarla girdi odaya. Ağlamaklıydı. Elleri titriyordu. Benzi solmuştu: - Firuze hanım, korkunç bir şey oldu. Sabah haberlerde duydum. Tamer’in annesi ve kardeşi kaza geçirmiş, kardeşi ölmüş, annesi de çok ağırmış, Bakırköy sağlık hastahanesinde yatıyormuş. Çok ağırmış durumu. Hastahaneyi aradım. Kimse ilgilenmemiş, bir yakınını arıyorlarmış. Firuze hanım bastonuna dayanarak kalktı Feryal’i dinlerken. Hiçbir şey söylemeden özel telefonuna gitti. Dikkatle çevirdi numaraları. Feryal susmuştu. - Alo, Kâzım bey, günaydın. Bakırköy Sağlık Hastahanesi’nin sahibi Erdal beydi değil mi? Başhekim de kendisi sanırım. Karşıdan olumlu bir cevap almış olacak ki memnun bir ifadeyle devam etti: - Bana telefonlarını verir misiniz? Başıyla Feryal’e yazması için işaret etti: - Dinliyorum Kâzım bey... DEVAMI YARIN
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT